Türkiye’den ilham aldı krizi hasarsız atlattı

Demet CENGİZ BİLGİN
10.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Kendi ismini taşıyan markasının yanı sıra Emporio Armani, Burberry, DKNY, Diesel gibi markaların saat lisansına sahip olan 1.5 milyar dolar cirolu Fossil Group’un Avrupa CEO’su Roberto Christiano, “Türkiye’deki perakendecilik süreci bize ilham veriyor. Krizi iyi kapatmamızda Türkiye’nin payı çok yüksek” dedi.

FOSSIL Group, 1.55 milyar doları aşan cirosu ile dünyanın en büyük saat gruplarından biri. Kendi markaları arasında Fossil, Relic, Zodiac, Michele, MW Michele, Wrist Net bulunan grup, Emporio Armani, Burberry, DKNY, Diesel, Frank Gehry, Philippe Starck, Michael Kors, Columbia, Callaway Golf ve Davis Cup markalarının da lisansına sahip. Merkezi Teksas’ta bulunan 25 yıllık şirket, genç olmakla, kısa sürede çok yol kat etmekle ve gençlerin firma içindeki etkinliğiyle övünüyor. Fossil Group’un Avrupa CEO’su Roberto Christiano ile onlarca markayı bir arada bulunduran gruplarını, Türkiye ve dünya saat pazarını konuştuk.

Saat grubusunuz ama başka alanlarda da faaliyetleriniz var. Satışın yüzde kaçı saatten geliyor?
- Vintage, gözlük, çanta, giyim ve deri satışlarımız da çok iyi gidiyor. ABD’de bunların satış rakamı saati fazlasıyla geçiyor. Avrupa’da deri işi 2 yıl önce başladı ve oldukça iyi gidiyor. 90 civarında ülkede satışımız var. Tüm dünyada 340 mağazamız bulunuyor. En büyük pazarlarımız ABD, Almanya, İtalya, Fransa ve İngiltere olarak sıralanıyor. Distribütör kanalıyla faaliyet gösterdiğimiz ülkeler arasında ise Türkiye birinci sırada. Satışı en iyi giden markamız Fossil. Sonra Emporio Armani, DKNY, Diesel geliyor.

Kârlılıkta rekor artış

Türkiye’de de deri ve giyim işine girecek misiniz?

- Bunu oradaki distribütörümüzün yapmasını çok isterim. Eminim büyük başarı gelecek.

Ekonomik bunalımlar saat satışlarını nasıl etkiliyor?
- 2009 yılında satışlarımız yüzde 2 geriledi ama rekor kâr elde ettik. Ciromuz 2 milyar Euro’ya yaklaşıyor. Global kriz eylül 2008’de ABD’de çok fena sarstı. Avrupa’da çok hissetmedik. Emporio Armani, DKNY gibi markalar 500 dolara bile saat sattıkları için krizde çok iyi performans gösterdiler. ABD’de kriz vurunca bu markalara odaklandık. 2009’un ilk çeyreğinde krizin dalgaları Avrupa’yı vuruyordu. ABD’de edindiğimiz tecrübeyle Avrupa’da da benzer önlemler aldık. Kimseyi işten çıkarmak zorunda kalmadık. Onları mobil hale getirdik. İsviçre, Fransa, Almanya’daki saat satışlarında yaşanan gerilemeye bakınca bizim yüzde 2’lik kayıp hiçbir şey değil.

Türkiye’den muhteşem iş

Türkiye’ye dünyadaki sıkıntılar nasıl yansıdı?

- Türkiye kriz sürecinde ve 2009 yılının tamamında muhteşem bir iş çıkardı. Bu oradaki gencecik ortağımızın (Ramazan Kaya) başarısı. Saat&Saat krizi tamamen reddetti. Yeni kapılar açtılar. Moda-konsept mağazaları artırdılar. İnsanlar paralarını yastık altına istiflerken, Saat&Saat geleceğe yatırım yaptı. Perakendeye odaklandılar. Türkiye’deki ortağımızla aramızda iş ilişkisi yok. Gerçekten aile gibiyiz.

Peki bu atılımlar nasıl sonuçlar doğurdu?
- Türkiye oyunu değiştiren bir ülke. Saat&Saat de öyle oyunu değiştiren yeniden şekillendiren bir firma. Türkiye’deki perakendecilik süreci bize de ilham veriyor. Yılı çok iyi kapatmamızda Türkiye’nin payı çok yüksek. Türkiye olmasa bu kadar büyüyemezdik. Bizim hem en büyük distribütör pazarımız hem de bizim en büyük 10 pazarımız arasında.

Tam bir saat delisiyim sayısını bile bilmem

Sizin kaç saatiniz var?

- Yalvarıyorum bu sorunun yanıtını beklemeyin benden. Yüzlerce saatim var. Tam sayıyı bilmiyorum. Özel saat dolaplarım var evde. Benim favorim Fossil’dir. Tam bir saat delisiyim. Saat benim hobim; rakip diye bakmam beğendiğim saati hemen alırım. Çocukken de saatlere düşkündüm. Sökerdim, takardım. Saat hediye edilince havalara uçardım. İyi ki saat işindeyim çünkü bu pahalı da bir hobi.

Eşinizin sizden daha az saati vardır herhalde?
- Eşim de saat takıntılı biridir ama kimse benimle yarışamaz. Onun 50 kadar saati var. Şu sıralar seramik saatlere bayılıyor.

Kuzeyliler sıkıcı, siz moda-marka düşkünüsünüz

Türk tüketicisinin diğerlerinden ayrılan yanları var mı?

- Türkler kesinlikle marka düşkünü, modayı seviyorlar. İnsanların kendini ödüllendirmeyi sevdiği bir coğrafya. Türkiye’de en iyi performans gösteren markalarımız Emporio Armani, Diesel, DKNY, Burberry. Türk tüketicisi ile Avrupalılar arasında 2 büyük fark var. Bunun ilki marka odaklı olmanız. Sportif, büyük boyutlarda marka vurgusu görmek istiyorlar. Moda bilinci yüksek. İkinci fark ise sizde biraz daha Güney Avrupa tadı var. Kıpır kıpır, canlı canlı... Enerjiksiniz. İtalyanlarla zevkleriniz benziyor. Saat&Saat, pazardan edindiği bilgi ve birikimleri bize taşıyarak tasarımlarımıza da destek oluyor. Almanlar, İskandinavlar daha konservatifler; moda-marka aramazlar. Kuzey biraz sıkıcıdır. Türkler kalite konusunda da hassas. Hemen aldığı ürünü geri getirebilir, eğer kaliteden memnun kalmazsa. Büyük, sportif, moda saatler tam Türk işi.

Kolunda bir ev veya araba değerinde saat taşıyan var

100 bin Euro, 250 bin Euro’luk saatler bile var. Dünyada çok saat koleksiyoneri var mı? Bu pahalı saatleri alanlarla saat koleksiyonerleri aynı insanlar mı?
- Saat takıntılı çok insan var. Ciddi koleksiyonerler var. Tablo toplar gibi saatler alırlar. Bu söylediğiniz çok pahalı saatler genellikle mücevher firmalarının ağır mücevherlerle süslü saatleri. Saat koleksiyonerleri özellikle bunları almaz ama alabilirler de. Düşünün kolunuzda bir araba, ev fiyatında saat taşıyorsunuz. Saat manyağı çok dünyada ama bu kadar uç örnek az. Her halükarda pahalı bir hobi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı