Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye’deki tahribat

BÖYLE hesapsız kitapsız, plansız programsız yola çıkışlar hep kaos yaratır. <br><br>Hele bu yola çıkış, adını bile koyamadan başlamışsa, yürüyüşünüzün çıkmaz sokakta tıkanıp kalacağı kesindir. <br><br>Öyle de oldu.

Önce bir kaos başladı ve giderek tüm topluma yayıldı.

Ve kendi kafasına göre yola çıkan iktidar, bu süreci yüzüne gözüne bulaştırdı.

Yazık oldu.

En vahimi bu süreç toplumda büyük bir “tahribat” yarattı.

Bin yıldır iyi günde, kötü günde kardeş olarak yaşayan ama bu süreçle birlikte tehlikeli şekilde birbirlerini düşman görmeye başlayan insanlar, yaratılan bu kapkara havadan nasıl kurtulacaklar?

Bu güzel ülkeye yapılacak en büyük kötülük, insanlarımız arasındaki sevgiyi, hoşgörüyü kin ve nefrete dönüştüren bu süreç oldu.

Düşünün, tam 25 yıldır ayrılıkçı terörle boğuşuyor bu ülke.

Binlerce insanımızı yitirdik.

Acılar çektik, gepegenç fidanlarımızı, iyi yetişmiş insanlarımızı kurban verdik.

Ama her türlü tahrike rağmen şimdi olduğu gibi birbirimizi düşman görmedik.

* * *

Geçenlerde görmüş geçirmiş bir politikacı içinde bulunduğumuz kaotik durumu şöyle değerlendirdi:

“Orduyu yıpratırsanız bundan bütün ülke zarar görür. Siz aklınıza estiği gibi ülkeyi yönetmeye kalkarsanız, ülkenin değerli kurumlarını düşünmeden çürütme çabası içine girerseniz bir gün gelir sokağa çıkamazsınız.”

Önemli görevlerde bulunmuş, ülke yönetiminde söz sahibi olmuş bir insan olarak ordunun motivasyonunun çok önemli olduğunu söyledi:

“Şimdi ordu bu kadar yıpratıldıktan sonra terörle mücadeleyi nasıl yürütecek?

İktidar bunu düşünüyor mu? Bir gün kimse sokağa çıkamaz derken bunları kastediyorum.”

Sonra da çok önemli bulduğu bir noktaya herkesin dikkatini çekti:

“Hukuk ve yargı siyasallaştırılırsa ve suçlularla suçsuzlar bir kefeye konursa demokrasi büyük yara alır. Bugün Türkiye bu noktaya getirilmiştir.”

Bu sağduyulu uyarılara kim karşı çıkabilir?

İnsanlar korku içinde.

İki arkadaş cep telefonlarının pillerini çıkartmadan bir yerde oturup konuşamıyor.

Böyle bir toplumda yaşamak ne kadar zor. Türkiye buna layık mı?

Türkiye bu totaliter, popülist dönemi kapatıp gerçek demokrasiye geçmek zorunda.

 

Milletçe yandık

 

SANKİ birileri geldi, ciğerimizi söküp çıkardı.

O kadar canımız yandı.

7 fidan gibi Mehmetçik kalleşçe çapraz ateşe alınarak katledildi.

Serapçık ise 17 yaşındaydı. Güzel, aklı başında bir genç kızdı.

Umutla üniversite sınavlarına hazırlanıyordu.

Okuyup bir meslek sahibi olmayı, başarılara imza atmayı düşlüyordu.

Onu, kurstan evine dönerken bindiği otobüste robotlaştırılmış canavarlar cayır cayır yaktılar.

Tam 28 gün yaşama tutunmak için çırpındı durdu Serapçık.

Ama verdiği yaşam savaşını 29. gün yitirdi.

Onun ölüm haberi teröristlerin, onları yönetenlerin, onların avukatlığını yapanların insanlığının bittiğinin ilanıydı.

X