Türkiye, ‘değişmiş gen’le karıştı ABD, ‘mısır satamam’ diye korktu

Hürriyet Haber
06.11.2009 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tarım Bakanı Mehdi Eker, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO’lu) gıda yönetmeliği ile bu tür gıda ithalatının zorlaştığını savunurken bilim adamları ve tüketici dernekleri karşı ses yükseltti. GDO’lu gıda, ‘atom bombası’na bile benzetildi. Gıda sektöründe ise ‘Üretim aksayacak’ görüşü ortaya atıldı. ABD’li senatör Grassley ise, “Türklere Amerikan mısırı satamayacağız” diye endişelendi.

GENETİĞİ Değiştirilmiş Organizmalı (GDO’lu) gıda tartışması giderek büyüyor, kafalar iyice karışıyor. Yönetmeliğe karşı bilim adamları, ziraat mühendisleri ve tüketici dernekleri, “Frankenştayn ürün ithalatının kapısı açıldı. İnsan ve hayvan sağlığına zararlı yüzlerce üründe, ithal edilen GDO’lu nişasta bazlı (mısırdan yapılan) şeker kullanılıyor. Çikolatadan bisküviye glikozdan turşuya gıda üretimi GDO’lu ürünlere bağlı” diyor.

Fetva tartışması oldu

Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, çıkardıkları yönetmeliğin GDO’lu gıda girişini daha da zorlaştırdığını, riskli ürünler için yeni analizleri zorunlu hale getirdiğini, bu ürünlerin, gelse bile 91 kişilik komiteden onay alamayacağını bildirdi. GDO’lu ürün tartışması Diyanet bütçesinin görüşüldüğü Meclis komisyonuna da taşındı. Devlet Bakanı Faruk Çelik, “Birçok ülke din açısından GDO’lu ürüne karşı çıkıyor. Siz de Diyanet’ten, ulemadan görüş alacak mısınız” sorusuna karşılık, Din İşleri Yüksek Kurulu’na sorulabileceğini söyledi.

Tarım Bakanlığı’nın yayınladığı yönetmelik, sadece Türkiye’de değil, ABD’de de yankı buldu. 26 Ekim’de yürürlüğe sokulan Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO) ürünlerle ilgili yönetmeliği duyurmadan önce Türkiye’nin ABD’ye danışması gerektiğini ima eden ABD Senatosu Finans Komitesi kıdemli üyesi Chuck Grassey, ABD Başkanı Barack Obama tarafından ABD Ticaret Temsilciliği’nde (USTR) tarım konusundaki başmüzakerecilik görevine aday gösterilen İslam Sıddıki’ye hesap sordu. Grassley, “Türkiye, GDO’lu ürünlerle ilgili yeni düzenleme yaptı. Bu, Türk pazarlarını Amerikan mısırı ve soya fasulyesinin ithalatına kapattı. Türkiye bu düzenlemeyi duyurmadan önce ABD’ye danışmadı, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) de haber vermedi. Dolayısıyla düzenleme hemen yürürlüğe girdi” dedi. Senatör Grassley, İslam Sıddıki’ye “Yeni görevinizin onaylanması halinde sizi, Türk yetkililerin bilimi temel alan GDO politikalarını onayladıklarını ve Amerikan GDO ürünlerinin ithalatına karşı ayrımcılık yapmadıklarını görmek için bir an önce çalışma yürütmeye davet ediyorum. Bu konuda görüşünüzü alabilir miyim?” sorusunu yöneltti.

Kaygı yarattı
/images/100/0x0/55eac34cf018fbb8f8951feb
İslam Sıddıki ise yanıtında, “Bu gelişme USTR’de kaygı yarattı. Çünkü Türkiye, DTÖ’ye haber verme konusunda, örgüte olan sorumluluklarına bağlı kalmadı. Ayrıca bildiğim kadarıyla, (Türk yetkililerin) bu konuda harekete geçmeden önce bilimsel risk analizi yaptıklarını zannetmiyorum. Görevim onaylanırsa, hem sizinle hem de Senato’nun diğer üyeleriyle bu konuda yakından çalışacağım ve gerekli tüm önlemleri alacağım” dedi.

Gıda İşverenleri: Çikolata ve bisküvi üretimi yavaşlar

GENETİĞİ değiştirilmiş gıda yönetmeliğinin, sanayicilerle paylaşılmadığı için eksiklerle dolu olduğunu ileri süren Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Necdet Buzbaş, yönetmeliğin Türkiye’de yürüyen bir sistemi alt-üst ettiğini öne sürdü. Tanımlar kısmının anlaşılamayacak kadar karmaşık olduğunu söyleyen Buzbaş, “Sanayici ne yapacağını şaşırdı. Kanola, mısır ve soya gibi GDO’lu ürünlerin aslı ABD’de yetiştiriliyor. ABD’liler, ülkede sağlık, kalite ve kontrol mekanizması iyi işlediği için bu ürünleri tüketebiliyor. Yönetmelikteki ayrıntıların alt talimatlarla yönlendirilmeli, tebliğler çıkmalı. Bari 6 ay süre verin, tebliğleri hazırlayın, sanayici kendini hazırlasın” dedi. Fabrikaların işçi çıkardığı, üretimi azalttığı bir dönemde çıkarılan yönetmelikle sanayicinin iş göremez hale geleceğini savunan Buzbaş, “Gıda sanayisinde üretim yavaşlayabilir. Bisküviden çikolataya, glikozdan turşuya kadar gıda üretiminin çoğunu olumsuz etkilenecek. Gıda sanayinin çok geniş yelpazede etkileneceği açık” diye konuştu.

Genetiği değişmiş gıdaya ‘atom bombası’ benzetmesi

EGE Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya, GDO’lu ürünleri ‘bilim’ diye kutsamaya çalışmanın, atom bombasını üretip kullanılmasını savunmaktan farklı olmadığını savundu. Prof. Özkaya, hükümetin GDO’lu bitkilerin üretimine izin verilmesine yeşil ışık yaktığını, bu ürünlerin ticaretinin bir yönetmelikle düzenlenmesinin hukuk, egemenlik ve halk sağlığı açısından sakıncalı olduğunu ileri sürdü. Özkaya, “GDO’lu bitkiler, bebeklere, küçük çocuklara zararlı. Ayrıca organik tarım alanlarına, buğdayın yabani atalarının zengin olarak bulunduğu yerlere de zarar vereceği kabul ediliyor. Bebeklere ve küçük çocuklara zarar veren GDO’lar nasıl oluyor da yetişkinlere zarar vermiyor? Yetişkinleri gözden mi çıkardık? GDO’lu mısır ürünleri yiyen bir anne bebeğine süt verirse bu bebeğe zarar vermeyecek mi? Unutmayalım ki nişasta bazlı (mısırdan yapılan) şeker yüzlerce üründe kullanıliyor” dedi.

Fırın bile denetlenemiyor GDO nasıl kontrol edilecek

TARIM Bakanı Mehdi Eker’in “GDO’lu gıda girişini yönetmelik ile zorlaştırdık” açıklamasına rağmen, Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, “Genetiği değiştirilmiş gıda ve yemler, AB’nin yanı sıra birçok ülkede özel kanunlarla yasaklanmasına karşılık, Türkiye’de sadece bir yönetmelikle serbest hale getirildi” görüşünde ısrarcı. Nazım Kaya şu görüşleri savundu: “Genetiği Değiştirilmiş Organizmalı (GDO’lu) ürünlerle ilgili yönetmelik, bir düzenleme ötesinde ticari açılım metni. Gerçekten doğal yollarla yetiştirilmiş ürünlerde kullanımın dahi yasaklanması kabul edilemez. GDO içeren gıda ve yemleri üretenin, ithalatçının beyanı yeterli bulunacak, buna karşılık GDO içermeyen ürünlere etiket sınırlaması getirilmesi, gerçek niyeti beyan ediyor. Bu, GDO’ya bütün yolları açmaya çalışan bir yasaklama. Yönetmelikle, ürünlere inceleme yapılacak. Fırınların denetiminde bile zorlanılırken laboratuvar imkanları dikkate alındığında GDO’lu ürünlerin kontrolü nasıl yapılacak? Gıda terörünü besleyen denetim eksikliği dikkate alındığında çok bedeller ödenecek.”

TBMM’ye mektup gitti: Mamada yasaklanması resmi ağızdan itiraf

TÜKETİCİ Örgütleri Federasyonu Genel Başkanı Fuat Engin, milletvekillerine hitaben yazdığı açık mektupta TBMM üyelerini genetiği değiştirilmiş organizmalı (GDO) ürünlere karşı toplumsal göreve çağırdı. Mektupta, “GDO’lu ürünlerin, bebek mamaları ve bebek formülleri, devam mamaları ve formülleri ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılmasının yasak olduğunun belirtilmesi, GDO’ların zararları gerçeğinin resmi ağızlardan itiraf edildiğinin göstergesi olmuştur” denildi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı