Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye’de olan bitene akıl sır ermiyor...

MECLİS Başkanı Mehmet Ali Şahin Finlandiya Parlamento Başkanı Suali Niinistö onuruna yemek veriyor. <br><br>Heyette bulunan estetik cerrahı Sırpa Asko Seljavaana Prof. Mehmet Haberal’ı soruyor.

“Hükümeti devirme” suçundan cezaevinde olduğu söyleniyor.


Doktor hanım çok şaşırıyor.


Bunun üzerine Mehmet Ali Şahin şöyle diyor:


“Sayın Haberal tutuklandığında ben Adalet Bakanı’ydım. Kendisi benim eşime de nakil yaptı. Yargı bağımsızlığı çerçevesinde bir şey yapmamız söz konusu olamaz. Ama sonunda inşallah beraat eder.”


Dr. Seljavaana “Kendisiyle iki kez görüşmüştüm. Görüşürseniz üzüntümü ve iyi dileklerimi iletin lütfen. Hükümeti devirme iddiasına nasıl muhatap oldu anlayamıyorum, öyle birisine benzemiyordu” diyor.


* * *


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç CNN Türk’teki Ankara Kulisi programında gündemdeki konuları değerlendirirken bir soru üzerine Prof. Haberal olayı ile ilgili olarak şöyle diyor:


“Mehmet Haberal insani ilişkilerimiz bakımından, tıbba yaptıkları bakımından güzel bir insan. Tutuklu olmasından ve öyle bir suçtan suçlanmasından dolayı ben şahsen üzülüyorum. Şahsi kanaatimi, sevgimi içimde saklıyorum.”


Arınç
aynı durumda olan başka rektörlerin de bulunduğunu, geçmişte bunların kendilerini söylemleriyle üzdüklerini söylüyor:

“Ama böyle bir davada ne kadar yerleri var? Neyle itham ediliyorlar, o hâkimlerin, savcıların işi...

İnşallah suçsuz bulunsunlar ve çıksınlar.”


* * *


Başkent Üniversitesi kurucusu ve rektörü Prof. Dr. Haberal “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek”ten suçlanıyor.


İstenen ceza: “2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis”.


* * *


Haberal uluslararası bir bilim adamı.


Malatya İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Fatih Hilmioğlu da aylardan beri tutuklu.


O da hemen hemen aynı suçlardan çok ciddi sağlık sorunları olmasına karşın içerde yatırılıyor.


Ben kesinlikle anlayamıyorum.


Yükseköğrenime çok büyük hizmetler yapmış olan bu iki değerli bilim adamı Büyük Millet Meclisi’ni ve hükümeti nasıl ortadan kaldıracak?


Hangi güçle? Hangi topla? Hangi tankla yapacaklar bu işi?


Belli ki Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da benim gibi bu işi anlamıyor.


Bu iki bilim adamının kaçmaları, olmayan delilleri karartmaları da söz konusu değil.


O zaman neden aylardan beri cezaevine tutuluyorlar?


* * *


Mehmet Haberal, Fatih Hilmioğlu ve öteki bilim adamlarını, gazeteci ve yazarları aylardan beri içerde tutan yargıç ve savcılar bu kez 3 eski kuvvet komutanını ifade vermeye çağırıyorlar.


Savcılar, onlara darbe hazırlıkları konusunda sorular soracaklar.


Darbe hazırlıkları iddialarının dayandırıldığı günlüklerin sahibi olduğu iddia edilen komutan kaç kez “Bu günlükler bana ait değil” diye açıkladı.


Daha önce bilgisine başvurulan eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök “Duyumlar aldım. Araştırttım ama delil bulunmadığı için işlem yaptırmadım” dedi.    


Savcılar yine de ısrarlılar. Üstelik ellerinde somut bir delil de yok.


İster istemez insanın aklına şu soru geliyor:


“O dönemde 3 kuvvet komutanı ile Jandarma Komutanı darbe yapmayı kafaya koysalardı, buna kim engel olabilirdi?” 

X