Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye bu liderlerle bir yere gidemez

Tufan TÜRENÇ

Ankara'da çevrilen siyasi dolapları dürüst ve ilkeli insanların içlerine sindirmelerine olanak yok.

Yaşadığımız olaylar siyasette bırakın ilkeyi, dürüstlüğü, en ufak nezaketin bile kalmadığını ortaya koyuyor.

Siyaset yapanların büyük çoğunluğu, özellikle de lider konumunda olanlar sadece kendi çıkarlarını düşünüyorlar.

Böyle olunca da doğruları bulmak zorlaşıyor.

Başbakan olma rüyası ve Baykal'ı saf dışı etme olasılığı Ecevit gibi ilkeli ve dürüst politikacıya bile her şeyi bir anda unutturuverdi.

O Ecevit ki daha on gün önce Çiller tarafından hakarete varacak bir şekilde refüze edilmişti.

Çiller'in dün reddettiğini bugün kabul etmesine Ecevit nasıl şükran duyabiliyor, hayret doğrusu.

Yılmaz ise hem Ecevit'i kırmamak, hem de lider olma performansı göstermeye başlayan Erez'i doğmadan yok etmek için bu oyuna gönüllü olarak katılıyor.

Bir de kendini alaşağı eden Baykal'dan hıncını alacağını düşünüyor.

İşte bu nedenlerle her iki politikacı da günlerdir umutla sarıldıkları Erez'i saniyede ortada bırakıverdiler.

Hem de hiç güvenilmeyeceğini bildikleri bir kişinin önerisi üzerine yaptılar bunu.

Dileriz pişman olmazlar.

Dileriz onların Yalım Erez'i ortada bıraktıkları gibi Çiller de onları ortada bırakmaz.

* * *

Tansu Çiller hiç kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti'nin gelmiş geçmiş en ilkesiz, belkemiksiz politikacısı.

Her türlü kalıba girebilen tam bir ‘‘Maskeli Leydi.’’

Daha on gün önce bir sürü demokrasi masalı anlatarak reddettiği Ecevit'i aynı televizyon kameralarının karşısında bu kez demokrasi adına desteklediğini ilan ediyor.

Milyonlarca insanın gözünün içine baka baka yapabiliyor bunu.

Erez'in hükümet kurmasını engellemekten başka amacı olmadığı bilinmesine rağmen uzun demokrasi nutukları atıyor.

Sağına soluna aldığı figüranları da ona eşlik ediyor.

Burada çok ilginç bir nokta var.

Çiller'in basın toplantısında küçücük, ama çok önemli bir ayrıntı dikkatleri çekti.

Tansu Hanım, Ecevit ve Yılmaz'la yaptığı görüşmede ANAP'la birlikte DSP'nin kuracağı azınlık hukükümetini desteklemeyi önerdi.

Ama dışarıda, basın toplantısında ise Ecevit'in azınlık hükümetini, geniş tabanlı bir destek olması koşuluyla destekleyeceklerini söyledi.

Yani görev yeniden Ecevit'e verilirse ve Çiller ‘‘Ben geniş tabanlı destek dedim. FP ile CHP'nin de desteğini alın’’ derse hiç kimse şaşmasın.

* * *

Bunu şunun için söylüyoruz; Çiller'in ipiyle kuyuya inilmez.

Ben Ecevit'le Yılmaz'ın yerinde olsam, bu işe Çiller'den yazılı güvence almadan girmem.

Bu arada Çiller'e büyük güven duyan Erbakan ve şürekasının da kulakları çınlasın.

Tansu Hanım bu manevrasıyla onlara da iyi bir ders verdi.

Siyasette ilkeler, çizgiler korunmazsa oyunun nerede biteceğini kimse kestiremez.

Herkesin birbirine kazık attığı bir dünyada politika yapılamaz, yapılsa da politikacının on paralık saygınlığı olmaz.

Hep yazıyoruz, ilkesizlikte birleşebilenler bu ülkeye zarardan başka bir şey veremezler.

Türkiye bu liderlerle de bir yere gidemez.

Zaten gidemediği de ortada. Yıllardan beri bunların yüzünden koskoca ülke patinaj yapıp duruyor.

Baksanıza yeni bir kişinin gölgesi bile onları nasıl birleştiriveriyor.

Galiba en doğrusunu Baykal söyledi: ‘‘Hükümet şapkadan çıkmayınca çıkından çıktı.’’



X