Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye-ABD ilişkileri nereye gider?

New York4 Ekim 2007 tarihli ve "Demokratların da Irak Politikası Yok" başlıklı yazımda 2003 yılında yazdığım bir yazıdan alıntı yapmış ve Irak Savaşı’nın ana gerekçesini şu cümleyle açıklamıştım:

"ABD 2000 yılında sahip olduğu üretim seviyesini koruyabilmek için 2025 yılında ülkesinde gerçekleşecek enerji tüketiminde ithalatın payını % 55’ten % 70’e çıkarmak zorunda!"

Sağ olsun, bir okurum uyardı; ABD’nin petrol ithalatının tüm tüketim içinde payının şimdiden % 70’i geçtiğini vurguluyor. Eğer, dünyadaki üretimin % 26’sını (1/4) yapıyorsanız ve bu üretim seviyesini sürdürebilmek için üretimin ana motoru olan enerjide % 70 oranında dışarı bağlı iseniz, emperyal emelleriniz şu veya bu partinin iktidarda olmasıyla ilgili değildir. Bu yüzden de oturup; "ABD’de Demokratlar başa geldiğinde Ortadoğu güllük gülistanlık olacak mı?" diye umutlu sorular sormak biraz naiflik taşımaktadır.

* * *

Ben, ABD’deki dostlarımla da tartıştıktan sonra; önümüzdeki dönemde Türkiye-ABD ilişkilerini; neredeyse ABD için olmazsa olmaz, bizim için de tersine kırmızı çizgiler oluşturan şu üç gelişmenin şekillendireceğine iman ettim:

1) Irak üçe bölünecek.

Bölünme, sözüm ona bir merkezi hükümet etrafında toplanacak gevşek bir federasyon şeklinde de olsa, Şii bölgesi genelde İran’ın nüfuz alanı, Sünni bölgesi genelde S.Arabistan’ın nüfuz alanı altına girecek. Petrol gelirlerinin ortak kullanımını öngören bir merkezi Petrol Yasası olacak, ama şimdiden uygulanmaya başladığı üzere, herkes kendi alnındaki petrolün sahibi olacak. ABD, bu dönemde petrol yatağı Kuzey Irak’a daha da yaklaşacak.

2) Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulacak.

Bu devlet zaten var. Ancak, her geçen gün özelliklerini daha belirgin hale getirecek. Büyük ihtimalle, ABD Irak’ın diğer bölgelerinden çıktıktan sonra dahi Kuzey Irak’ta askeri varlığını sürdürecek. ABD askeri Şii-Sünni ittifakının (veya El Kaide gibi bağımız unsurların) Kuzey Irak’a olası bir saldırısına karşı tedbir alacağı gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin de olası saldırısına karşı tedbir oluşturacak.

ABD, Irak’tan çıkarken muhakkak ki bizim topraklarımızı kullanmayı tercih edecek. Türkiye’de tersten bir 1 Mart tezkeresi dönemi yaşanacak.

Bu arada Kuzey Irak’ta kişi başına yıllık milli gelir 2 bin-3 bin dolarları sollarken Güneydoğu’daki Kürtler gelişmeleri, ceplerinde ortalama 400 doları taşıyarak izleyecekler.

3) Ermeni Soykırım Yasası, ABD Kongresi’nden geçecek.

Çok büyük bir ihtimalle bu ay, olmazsa önümüzdeki 1-2 yılda tasarı kongreden muhakkak geçecek. Tasarının geçmesine Demokratlar önayak olacaklar.

* * *

Bu "olmazsa olmaz" 3 gelişme dışında beklenen bir dördüncü gelişme de, bana göre, Bush dönemi bitmeden büyük ihtimalle hayata geçecek:

4) ABD, İran’ı havadan tarumar etmeye kalkacak.

Esasında "Petrol Savaşları" çerçevesinde, İran’ın "nükleer silah" üretme gayretleri ile Batı’da meşruiyet kazanarak ABD, Bush dönemi bitmeden İran’ın ivedilikle nükleer çalışmalar yaptığı merkezlerine, petrol havzalarına, altyapı zenginliklerine havadan saldıracak. Bu amaçla İncirlik Hava Üssü’nü kullanmayı bizden isteyecek.

* * *

Bunları neden mi yazıyorum? Benim gibi insanların görevi ön uyarı yapmak! (Örnek: Mahalle politikası/baskısı 23 Mayıs 2007)
X