Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye-ABD ilişkileri: İran kritik eşik

PAZARTESİ günü Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Obama Washington’da yüz yüze ve heyetler halinde görüştüler. Sonra basın önünde dünyaya sıcak mesajlar verdiler.

Diplomaside “esas meseleler” kapalı odalarda konuşulur, kamu önünde ise sadece fikir birliği edilen konulardan dem vurulur. Ancak, bu dönemde ABD’nin Ortadoğu’da sıkıntı yaşadığı İran, Irak, Suriye gibi ülkeler ve Hamas, Hizbullah gibi örgütlerle temas kurabilmek için Türkiye’ye büyük ihtiyacı var. Bu açıdan bakılınca ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin halen gerçekten sıcak olduğu rahatlıkla söylenebilir. Obama döneminde Türkiye-ABD ilişkilerini Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bakan olmadan önce yaptığı ABD seyahatinde şu sözlerle ifade etmişti:

 “Obama ile Türkiye’nin dış politika tercihleri ve öncelikleri tamamen örtüşmektedir.” Bu sözler pazartesi günü sarf edilen karşılıklı güzel sözler gibi diplomatik nezaket dahilinde söylenmiş, bazı alanlarda da gerçeklik taşıyan sözler ama Davutoğlu’nun “Tamamen örtüşmektedir” vurgusu yine de abartılı.

Eğer “öncelikler tamamen örtüşseydi”, Afganistan’da teröristlere karşı bizden savaşçı asker isteyen ABD, Irak’ta kendi askerini PKK üzerine salmakta hiç tereddüt göstermezdi.

Muhakkak ki, Ermenistan, Kıbrıs, Ruhban Okulu vb. konularda da iki ülke arasında bazı uyuşmazlıklar olacaktır.

Ancak, ben bana göre en önemli iki sorunlu konuyu bugün ve yarın irdeleyeceğim:

1) İran,

2) Irak (Kuzey Irak, Kürt açılımı)

Bugün İran!

* * *

Batı’da İran’ın nükleer silah peşinde koştuğuna dair güçlü bir inanç var.

Başbakan Erdoğan’a göre de: a) İran barışçıl amaçlarla nükleer araştırmalar yapıyor, b) Eğer İran’ın üzerine gidilecekse diğer nükleer silah sahibi ülkelerin de (Örn: İsrail) üzerine gidilmeli.

Obama göreve geldiğinde İran’a bu yıl sonuna dek diplomatik yaklaşım göstereceğini, bu yol bir netice vermezse yaptırımlara başvurulmasını isteyeceğini açıklamıştı.

Yıl sonu geldi ve İran tavrından katiyen geri adım atmadı.

Şimdi gündemde BM-Güvenlik Konseyi’nin alabileceği İran’a ambargo kararı var.

Türkiye’nin umudu Çin’in ambargoyu veto etmesi ama bu ihtimal son dönemde iyice geriledi.

* * *

Eğer “İran’a ambargo” kararı alınırsa Türkiye ne yapar?

İşte “mesele bu”!

Ambargo Türkiye’yi İran’la a) tarihi bağları ve b) sınır komşusu olduğu, c) din faktörü nedeni ile İran’a duygusal/ideolojik yakınlık hissettiği için muhakkak rahatsız eder ama ambargo Türkiye’yi çok daha güçlü ve ivedi bir gerçek yüzünden huzursuz kılar.

Türkiye doğalgaz ithalatını çok büyük çapta Rusya ve İran’dan yapıyor.

İran, Türkiye’nin 2. büyük doğalgaz tedarikçisi.

Türkiye zaten doğalgaz ithalatının % 60’tan fazlasını Rusya’dan yaptığı için bu ülkeye çok büyük çapta bağımlı.

Eğer, İran’dan doğalgaz alamazsa, ya doğalgaz açığı vermek zorunda, ya da Rusya’ya daha da bağımlı hale gelmek durumunda.

Her iki durum da Türkiye’nin hesaplarını altüst eder.

Bu açıdan bakıldığında “İran meselesinde” “Obama ile Türkiye’nin dış politika tercihleri ve öncelikleri tamamen örtüşmüyor!”

 

 

X