Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türkiye-ABD ilişkileri çıkmaz sokak Irak

DÜN yazdım: <br><br>BU dönemde ABD’nin Ortadoğu’da sıkıntı yaşadığı İran, Irak, Suriye gibi ülkeler ve Hamas, Hizbullah gibi örgütlerle temas kurabilmek için Türkiye’ye büyük ihtiyacı var.

Bu açıdan bakılınca ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin halen gerçekten sıcak olduğu rahatlıkla söylenebilir. Ermenistan, Kıbrıs, Ruhban Okulu vb. konularda ise iki ülke arasında bazı uyuşmazlıklar olacaktır. Ancak ben bana göre en önemli iki sorunlu konuyu irdelemeye karar verdim: 1) İran, 2) Irak (Kuzey Irak, Kürt açılımı)

Dün İran’ı irdeledim. Bugün sırada Irak var.

Dünkü tezim: BM-Güvenlik Konseyi İran’a ambargo uygularsa, Türkiye doğalgazını büyük çapta Rusya (%60) ve İran’dan aldığı için, eğer İran’dan doğalgaz alamazsa, ya doğalgaz açığı vermek zorunda kalır, ya da zaten büyük çapta bağımlı olduğu Rusya’ya daha da bağımlı hale gelir.

* * *

Gelelim Irak’a.

ABD 2010’dan itibaren Irak’tan asker çıkarmaya başlayacak ve 2011 sonunda Irak’tan tamamen çıkmış olacak. Görünen “Obama Planı” bu! ABD Irak’tan çıkacak ama dünya petrol rezervinin %10’una sahip Irak’ta petrol ve doğalgazın dünyaya arzı üzerinde söz sahibi olmaktan vazgeçmeyecek.

Bunun için istikrarlı ve yönetimi ABD’ye sadık bir Irak kurmak zorunda.

Çekilme planının bir parçası olarak:

i) ABD, Kuzey Irak’ı Sünni ve Şiilerin hışmından korumak için Türkiye’ye emanet etmek istiyor.

ii) Ayrıca ABD dünya enerji stokunun %2’sine sahip Kuzey Irak’ın petrol ve doğalgazını dünyaya Türkiye üzerinden arz etmek durumunda. O halde Kuzey Irak-Türkiye güzergâhı artık güvenli olmak zorunda.

Bu plan çerçevesinde Türkiye, ABD ve Kuzey Irak PKK’yı pasifize etmek için ilk defa çıkar birliği yakaladılar. “Tarihi fırsat” bu!

Ancak Türkiye’den teröristlerle savaşmak üzere Afganistan’a asker yollamasını isteyen ABD Kuzey Irak’ta PKK ile savaşa girmeyi katiyen kabullenmiyor.

Türkiye’den “PKK meselesi”ne siyasi çözüm bulması isteniyor. Bu gezide de ABD’nin duruşunda hiçbir değişiklik olmadığı Obama tarafından nazikçe arz edildi. Tek kazanç, iyi işlemediğini yeni öğrendiğimiz anında istihbaratın yeninden düzen kazanması.

* * *

Benim “Kuzey Irak açılımı” dediğim, hükümetin adını bile bir türlü kesinleştiremediği, sonunda adı kısaca “açılım” olarak kalan ve ne olduğu bir türlü anlaşılamayan girişim işte bu siyasi çözüm!

Obama “açılım”a övgü sundu ama “açılım”ın “açılmadan” kapandığı bilgisi de muhakkak ki önündedir. Üstelik, “açılım” ülkeyi beter karıştırdı.

Ayrıca Kuzey Irak’ta istikrarı güvene alacak TSK’nın içinde hükümetin “Ergenekon davası” üzerinden TSK’yı yıprattığı inancı yaygın. Hükümetin “Ama ABD’nin hatırı var!” diyerek TSK’yı Kuzey Irak’a yönelik göreve çağırması da ne kadar etkili olacak, herhalde ABD istihbaratı bu soruyu da soruyordur.

ABD “çekilme planı”nı uygularken İncirlik’i kullanıp kullanamayacağı da belli değil.

* * *

Eğer Irak’ı işgal ederken verilen tüm sözlere rağmen “1 Mart Tezkeresi” krizi nedeni ile ABD’yi plan değiştirmek zorunda bırakan hükümet “Irak’tan çıkarken” de ABD’yi yine, verdiği söze rağmen plan değiştirmek zorunda bırakırsa ne olur, buyurun siz tahmin edin!

 

X