Gündem Haberleri

    Türkiye-AB müzakereleri resmen başladı

    Lüksemburg
    04.10.2005 - 09:25 | Son Güncelleme:

    Türkiye-AB tam üyelik müzakereleri dün gece resmen başladı.

     Başımız dik gidiyoruz

    Müzakereler, Lüksemburg'da Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AB Dönem Başkanı İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw, AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ve AB üyesi ülkeler dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen hükümetlerarası konferansla resmen başlamış oldu.
      
    DIŞİŞLERİ BAKANI GÜL: ÖNEMLİ VE TARİHİ BİR DÖNEMEÇ
      
    Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye ile AB arasında müzakerelerin resmen başlamasının “önemli ve tarihi bir dönemeç” olduğunu söyledi.

    Müzakerelerin resmen başladığı hükümetlerarası konferansın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Gül, İngilizce olarak ”İleride Türkçe de AB dillerinden biri olacak” diye başladığı konuşmasını, Türkçe olarak sürdürdü.
      
    İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un İngiltere'de henüz gece yarısı olmaması nedeniyle “müzakerelerin 3 Ekim'de başladığını” belirten sözlerine atıfta bulunan Gül, “Hükümetlerarası konferansın ilk toplantısı 3 Ekim'de başlamış oldu. Biz de AB'ye girdik, bu tip oyunları biz de öğrenmeye başlayacağız” diye konuştu.
      
    KAZAN-KAZAN

    Türkiye-AB ilişkilerinin tarihinin 1963 yılına kadar gittiğini hatırlatan Gül, “Bu kadar uzun geçmişi olan sürecin içinde önemli ve tarihi bir dönemeci bugün gerçekleştirmiş olduk. Türkiye, AB ve tüm dünya için hayırlı olmasını temenni ederim” dedi.
      
    Müzakerelerin başlamasını “kazan-kazan” anlayışı içinde değerlendirmek gerektiğini söyleyen Gül, Türkiye'nin üyeliğinden sadece Türkiye'nin değil, AB'nin ve dünyanın da kazançlı çıkacağını belirtti.
      
    Türkiye'nin farklı niteliklere sahip bir ülke olduğuna dikkati çeken Gül, üyeliğin dünya huzuruna, barışına, farklı anlayışların daha iyi anlaşılmasına ve AB'nin küresel alanda daha fazla rol oynamasına katkıda bulunacağını kaydetti.

    “REFORMLARI SÜRDÜRMEYE KARARLIYIZ”
      
    Dışişleri Bakanı Gül, reformları sürdürmeye ve en iyi şekilde uygulamaya kararlı olduklarını söyledi. Gül, reformların yalnızca Türkiye-AB ilişkiler nedeniyle yapılmayacağını, Türk halkının görmek istediği değerlerin de aynı olduğunu belirtti. Gül, “Türk halkının arzularını yerine getirmek siyasi görevimizdir” diye konuştu.
      
    Türkiye'nin 10 yıl sonra çok farklı olacağını kaydeden Gül, son üç yılda ekonomisi yüzde 26 oranında büyüyen bir ülkenin ekonomik potansiyelinin, genç nüfusu da göz önünde bulundurulduğunda çok önemli bir noktada olacağını belirtti. Gül, Türkiye'ye karşı bazı tedirginliklere sahip olanların düşüncelerinin de 10 yıl sonra farklı noktaya geleceğini kaydetti.
      
    "AB DE SÖZLERİNİ YERİNE GETİRMELİ"

    Gül, Türkiye'nin üzerine düşenleri yerine getireceğini, kendi görevlerini yerine getiren Türkiye'nin AB'nin verdiği sözleri de yerine getirmesini bekleyeceğini belirtti.
      
    “Yeni bir döneme girilmiştir” diyen Gül, “Müzakerelerin başarılı, sürdürülebilir bir anlayış içerisinde ve karşılıklı dayanışma gösterilerek gerçekleşeceğine inanıyoruz” diye konuştu.
      
    GÜL, STRAW'A TEŞEKKÜR ETTİ

    “Bölgede çok sorunlar var, AB içine taşınan sorunlar var” diyen Gül, sözlerine, “Tüm bu sorunların kendi platformu içinde çözümü için büyük gayret göstermek gerektiğine inanıyoruz” diye devam etti.
      
    Yeni süreçte Türkiye ile AB'nin daha da yakınlaştığını ifade eden Gül, işbirliğinin daha iyi bir noktaya geleceğine inandığını kaydetti. Gül, Türkiye'nin AB sürecine çok sayıda hükümet, lider, aydın ve gençlerin destek verdiğini kaydederek, “Bu büyük desteğin devam edeceğine inanıyoruz” dedi.
      
    Gül, sürece büyük destek veren AB dönem başkanı İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw'a da teşekkür etti.
      
    “TÜRKİYE İSTEDİĞİNİ ALMIŞTIR”

    Bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Aralık zirvesinin ardından yaptığı, “İstediğimiz her şeyi alamadık, ama başardık diyebilirim” şeklindeki açıklamasını hatırlatarak, son gelişmeleri değerlendirmesini sorması üzerine Gül, Türkiye'nin istediğini aldığını kaydetti.
      
    Gül, “tam üyelik mi, yoksa bunun dışında başka bir şey mi olacak” noktasının Türkiye için önemli olduğunu belirterek, “Türkiye istediğini almıştır, tam üyelik perspektifi açıktır, bir alternatif söz konusu değildir” diye konuştu. Gül, Türkiye'nin müzakere süreci içinde iyi bir performans göstereceğine ve günü geldiğinde ortaklık anlaşması yapılacağına inandığını da bildirdi. Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:
      
    "BAŞKA ÜYELER DESIKINTILARLA KARŞILAŞTI"

    “Bu işler zor işlerdir, kolay değildir. Zaman zaman sıkıntılar hep olacaktır, ama bunlar aşılacaktır da. Bunların sadece Türkiye'nin başına geldiğini zannetmeyin. Diğer ülkeler de müzakere süreci içinde aynı sıkıntılarla karşılaştı, ama bu zorlukların sonucu iyidir. Daha birkaç sene önce müzakere yapan şimdiki üyelerin önceki ve sonraki hallerine bakarsanız halkları için ne kazanımlar elde edildiğini görürsünüz.”
      
    Fransa'nın Türkiye'nin durumuna 2006 yılında yeniden bakılacağına ilişkin bir açıklama yaptığının belirtilmesi üzerine Gül, bazı yetkililerin kendi iç kamuoylarına yönelik açıklamaları olabileceğini bildirdi. Gül, müzakere süreci çerçevesinde birçok kontrol mekanizması bulunduğunu hatırlatarak, bunların hepsinin bilindiğini, hiçbir zaman ”otomatik üye olacağız” anlayışı içinde olmadıklarını kaydetti.
      
    “AVRUPA'NIN ÇİN'İ”
      
    Gül, bu nedenle reform paketlerini en iyi şekilde uygulamaya devam edeceklerini belirterek, “Eğer kararlı olmazsak tabii ki yol almamız yavaş olur. Ama kararlı olursak, bunları kendi halkımız için arzu edersek, daha süratli gideriz” dedi. Gül, Türkiye'nin bu hızıyla çok farklı bir ülke olacağına inandığını, herkesin Türkiye'ye “Avrupa'nın Çin'i” olarak baktığını bildirdi. Gül, Türkiye'nin üzerine düşenleri yaparken bunun aynısını AB'den beklediklerini de kaydetti.
      
    Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerinin 2014 yılında sonuçlanmasını gerçekçi bulup bulmadığının sorulması üzerine Gül, Türkiye'nin 10 yıldır Gümrük Birliği'ne üye olduğunu, birçok konunun zaten halledildiğini, ancak bir acelelerinin de bulunmadığını belirtti.

    TSK'NIN ÖNEMİ

    Gül, her şeyi pekiştirerek yürümekten yana olduklarını belirterek, “İnanıyorum ki günü geldiğinde üyelik de olacaktır. O zaman zaten bugün tereddütleri olan birçok ülkenin kamuoyu farklı bakacaktır” dedi.
      
    Bakan Gül, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un hep Türkiye'nin AB'ye savunma açısından kazanımına dikkat çektiğinin hatırlatılması üzerine de, Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu, silahlı kuvvetlerinin önemini sadece kendilerinin değil herkesin bildiğini, bununla da gurur duyduklarını kaydetti. Gül, AB'li yetkililerin, şimdi AB üyesi olan ülkelerin güvenliğini de o dönemde Türkiye'nin sağladığını hatırlatmış olabileceklerini kaydetti.
      
    KIBRIS-YUNANİSTAN
       
    Kıbrıs'a ilişkin bir soru üzerine de Gül, şunları kaydetti:
      
    “Bununla ilgili görüşümüz gayet açık. Türkiye'nin pozisyonu neyse odur, bir değişiklik söz konusu değildir, bunu herkes biliyor. Ada'da iki ayrı gerçek vardır, bu bir gerçektir. Bizim bütün arzumuz kalıcı bir çözümdür. Bunun için uğraşmak gerekir, bunun yeri de BM'dir. Dolayısıyla Türkiye olarak bu sorun çözülsün isteriz. Kapsamlı bir çözüm ortaya çıksın ve Türkiye, Yunanistan, birleşmiş bir Kıbrıs, bütün Doğu Akdeniz işbirliğinin en iyi göstergesi olsun isteriz. Türkiye düşmanlıklar peşinde değildir, ama haksızlıklara da ne pahasına olursa olsun hiçbir zaman boyun eğmez. Kapsamlı çözüm için yapılması gerekenleri yapmış bir ülkeyiz, Kıbrıslı Türkler de yaptı bunu. Umarım bu yönde çabalar artar, AB de gayret sarf eder, şimdi sıra ona gelmiştir.”
      
    "AVUSTURYA İLE İLİŞKİLER GAYET İYİ"

    Müzakere Çerçeve Belgesi'nin 7. paragrafına ilişkin soru üzerine de Gül, belgeler ortaya çıkınca her şeyin görüleceğini belirterek, belgenin kapak sayfasında bütün üyelerin katılımı ile yapılan bir açıklama bulunduğunu, bunun AB Müktesebatı'nın bir parçası olduğunu kaydetti.
      
    Gül, Avusturya'ya ilişkin soru üzerine de, iki ülke ilişkilerinin gayet iyi olduğunu, ilişkilerin daha da gelişmesini istediklerini kaydetti. Bunda Avusturya'nın da çıkarı olduğunu söyleyen Gül, “Belki ortada kamuoyunun tedirginlikleri olabilir, ama onlar da görecekler ki Türkiye AB için bir kazanımdır” dedi.
      
    Türkiye ile Yunanistan arasındaki ikili sorunlara ilişkin soru üzerine de Gül, Türkiye'nin Yunanistan'a karşı kötü bir davranışının bulunmadığını, aksine tek taraflı olarak vizeleri kaldırdığını bildirdi. İki ülke arasında karşılıklı ziyaretler olduğunu ve ilişkilerin giderek daha da geliştiğini kaydeden Gül, herkesin iki ülkeyi kışkırtmaya değil, sorunların çözümü yönünde teşvik etmeye çalışması gerektiğini ifade etti.
      

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı