Türkiye 40 bin kişinin kaçış köprüsü

Mert TEMİZKAN
08 Eylül 2012 - 00:00Son Güncelleme : 08 Eylül 2012 - 11:49

100’ü aşkın kaçağı Avrupaya taşımaya çalışan teknenin 61 kişiye mezar olması gözleri yine mülteci sorununa çevirdi. Türkiye ekonomik ve siyasi nedenlerle ülkelerini terk eden ‘kaçaklar’ için haritadaki ilk adım olurken, her yıl 40 bin kişi bu yolu kullanmaya çalışıyor.

SON olarak İzmir’in Menderes ilçesine bağlı Ahmetbeyli beldesi Baradan mevkisinde, kaçakları taşıyan ‘Salior’ adlı teknenin batması ve 61 kişinin hayatını kaybetmesi, kaçak ve mültecilerle ilgili tartışma alevlendi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre Türkiye’yi kullanarak Avrupa ülkelerine ve Amerika’ya geçmeye çalışan kişi sayısı 40 bine ulaşıyor. Türkiye üzerinden Yunanistan’a geçmeye çalışan kaçak yabancılar, oradan da Avrupa’nın çeşitli ülkelerine dağılıyor.

Özellikle 2010 yılında Ortadoğu ülkelerindeki iç çatışmalarla baş gösteren Arap Baharı’ndan sonra Türkiye’den geçişlerin arttığı belirtilirken, ‘Türkiye köprüsü’nü en çok kullanan ülke vatandaşları, Irak, İran, Suriye, Afganistan, Libya, Mısır ve Tunuslular olarak göze çarpıyor. Bunların yarısından fazlası Türkiye’den geçişleri esnasında yakalanırken, daha önceden sığınma talebinde bulunmamışlarsa, ülkelerine iade işlemleri başlatılıyor.

Avrupa Birliği’nin bu konudaki raporu ise Türkiye ve Yunanistan açısından çok acımasız. Avrupa Birliği ülkeleri, kendi ülkelerine giriş yapan kaçakların yüzde 92’sinin Türkiye ve Yunanistan üzerinden geldiğini belirtiyor.

15 milyon mülteci

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) rakamlarına göre günümüzde yaklaşık 15 milyon insan mülteci statüsünde, farklı ülkelerde yaşıyor. Mülteci statüsünde yaşayan kişilerin, gerçekleştirdikleri göçün altında yaşamlarını kurtarmak için evden ayrılmaları ve uluslararası koruma ihtiyaç duymaları gerçeği yatıyor. Birleşmiş Milletler Mülteci raporuna göre mültericilerin kendi ülkelerinden farklı bir yere göç etmelerindeki başlıca sebeplerin başında yoksulluk ve açlık geliyor.

Herkes Batı’ya gitmiyor

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre 15 milyon kişi civarında mülteci bulunurken, sanılanın aksine bu mültecilerin büyük bölümü Avrupa’da değil, Asya ve Afrika kıtalarında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Dünyada bu konuda yanlış bir algı oluşurken, bunun da en açık ispatı olarak, Birleşmiş Milletler Mülteci raporunda yer alan ‘Dünya mülteci nüfusunun yüzde 90’ı sanayileşmemiş bölgelerde ikamet ediyor’ ifadesi oluyor.  Mültecilerle Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç, bununla ilgili olarak, “İnsanlar can havliyle kendini en yakın ülkeye atıyor. Buralarda kalma oranları çok yüksek. 1.5 milyon Afgan insanı, hala komşu ülkelerde mülteci olarak bulunuyor. Yaşamları, kendi ülkelerinde tehdit altında olan milyonlarca insan, ilk önce komşu ülkeye kaçıyor” diye konuştu. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve muhalifler arasında çıkan çatışmalardan dolayı Türkiye’ye sığınan yaklaşık 80 bin Suriyelinin statüleri hala belli değil. Daha önceleri hükümet yetkilileri tarafından ‘mülteci değil misafirlerimiz’ denilen Suriyelilere uluslararası terminolojide ‘sığınmacı’ deniyor. Ancak uluslararası terminoloji ile Türkiye terminolojisinde farklılıklar bulunduğu için, Hatay’daki 80 bin ‘misafir’e Türkiye henüz sığınmacı da demiyor. Statüleri belli olmayan Suriyeliler bu nedenle yasal sınırlarla belirlenmiş haklara da sahip olamıyor.

Rakamlarla mülteciler

·  Türkiye’de 24 Ağustos 2012 rakamlarına göre 28 bin 871 mülteci bulunuyor.
·  Dünya genelinde toplam 15 milyon mülteci bulunuyor.
·  Mültecilerin başka ülkeye gelme sebeplerinden ilk 3’ü, sefalet ve açlık, cinsel ayrımcılık ve devlet baskısı.
·  2009 yılı sonunda, dünya genelinde tahminen 27 milyon kişi, ülke içinde yerlerinden edilmişti.
·  Sudan, Kolombiya ve Irak vatandaşları ‘yerinden edilme’de ilk üçü oluşturuyor.
·  Dünyadaki en eski ve en büyük mülteci grubunu Filistinliler oluşturuyor. Dünyadaki mültecilerin 3’te 1’i Filistin vatandaşı.
· Dünya mülteci nüfusunun yüzde 90’ı sanayileşmemiş bölgelerde ikamet ediyor.

‘Yasal misafirler’ kadar hakları var

BİRLEŞMİŞ Milletler’in ifadesine göre ‘Her mülteci güvenli sığınma sahiptir’ deniyor. Mültecilerin hakları, uluslararası koruma ve fiziksel güvenlikten fazlasını içeriyor. Mültecilere, en azından, ülkede yasal olarak ikamet eden diğer yabancılara sağlananlarla eşit haklar ve her bireyin sahip olması gereken temel ihtiyaçlar dahil olmak üzere yardım verilmesi zorunluluğu bulunuyor. Bu haklardan başlıcaları din özgürlügü, medeni haklardan yararlanma özgürlügü, egitim hakkı, çalısma hakkı, mesken edinme hakkı, sosyal sigorta ve çalışma mevzuatından yararlanma hakkı ve sosyal yardım hakkı olarak sıralanıyor.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı