Türkiye 3 sıra zıpladı en büyük 22’nci ekonomi oldu

Hürriyet Haber
26 Nisan 2004 - 00:00Son Güncelleme : 26 Nisan 2004 - 00:01

IMF’nin Dünya Ekonomi Görünüm raporuna göre 2002 yılında gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyüklüğü açısından 25’inci sırada yer alan Türkiye, 2003 yılında 3 basamak yükselerek 22’nci sıraya çıktı. Türkiye’nin milli gelir sıralamasında bu yıl 21’inciliğe, gelecek yıl 20’nciliğe yükselmesi bekleniyor.TÜRKİYE, 2003 yılındaki 239.8 milyar dolarlık milli geliriyle dünyanın en büyük 22’nici ekonomisi oldu. Gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyüklüğüne göre yapılan sıralamada Türkiye geçen yıl üç basamak birden yükseldi. IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm raporuna göre, 2002 yılında 184.8 milyar dolar GSYİH ile 25’nci ülke olan Türkiye, geçen yıl milli gelirini dolar bazında yüzde 29.8 artırarak 239.8 milyar dolara çıkardı ve 22’nci sıraya yerleşti.Türkiye, geçen yıl GSYİH büyüklüğü bakımından Norveç, Danimarka, Yunanistan, Finlandiya, Portekiz, İrlanda gibi AB üyesi ve Polonya, Macaristan, Ukrayna, Romanya, Litvanya, Bulgaristan gibi AB adayı ülkeleri geride bıraktı.Geçen yıl GSYİH büyüklüğü bakımından ilk beş sırada yer alan ülkeler değişmedi. ABD 10 trilyon 985.5 milyar dolarla birinci, Japonya 4 trilyon 301.8 milyar dolarla ikinci, Almanya 2 trilyon 408.6 milyar dolarla üçüncü, İngiltere 1 trilyon 798.6 milyar dolarla dördüncü, Fransa 1 trilyon 754.3 milyar dolarla beşinci oldu. 2002’de yedinci sırada yer alan İtalya, geçen yıl 1 trilyon 470.9 milyar dolarlık GSYİH büyüklüğüyle altıncılığa yükseldi.KİŞİ BAŞINA GELİR ARTTITürkiye’de 2002 yılında 2 bin 799 olan kişi başına GSYİH, 2003’te 775 dolar artarak 3 bin 574 dolara çıktı. Böylece Türkiye kişi başına milli gelir sıralamasında 5 basamak birden çıkarak 73’üncülükten 68’inciliğe yükseldi. Türkiye, milli gelirde 22’inci sırada yer almasına karşın, nüfusunun kalabalıklığı nedeniyle kişi başına gelirde, gelişmiş ülkelerin yanı sıra, gelişmekte olan Belize, Ekvador, Botswana, Gabon gibi Afrika; Litvanya, letonya, Estonya, Macaristan gibi eski doğu bloku ülkelerinin bile altında kaldı.TÜRKİYE PROJEKSİYONLARIIMF raporunda, Türkiye’nin GSYİH büyüklüğünün 2004 yılında yüzde 28 artarak 307.3 milyar, 2005’de de 6.8’lik artışla 328.2 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Kişi başına GSYİH’nin ise 2004 yılında 935 dolar artarak 4 bin 509 dolar, 2005’te de 230 dolarlık artışla 4 bin 738 dolar olacağı öngörülüyor. Buna göre Türkiye toplam GSYİH büyüklüğünde bu yıl 21’inciliğe yükselecek, gelecek yıl da 20’nci büyük ekonomi olacak. Türkiye kişi başına GSYİH büyüklüğünde ise bu yıl 8 basamak birden yükselerek 60’ıncılığa çıkacak, 2005’te ise bir basamak düşerek 61’inci olacak.IMF, cari açığı 9.2 milyar dolar bekliyorDIŞ ticaret açığındaki büyüme trendiyle birlikte Türkiye ekonomisinin 2004 yılına yönelik en zayıf yanını oluşturmaya başlayan cari işlemler açığıyla ilgili olarak IMF’den hükümetin tahmininden daha yüksek bir tahmin geldi. IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye’nin bu yılki cari işlemler açığının 9 milyar 220 milyon dolar düzeyinde tahmin edildiği bildirildi. Hükümetin cari işlemler açığı tahmini ise 7 milyar 626 milyon dolar düzeyinde bulunuyordu. IMF Türkiye’nin 2005 yılındaki cari işlemler açığının ise 7 milyar 876 milyon dolar düzeyinde oluşabileceğini hesapladı. Buna göre Türkiye 2004 ve 2005 yıllarında toplam 17.1 milyar dolar cari işlemler açığı verecek. IMF ve Dünya Bankası 60’ıncı yılını kutluyorYOKSULLUĞU ortadan kaldırmak ve dünya ekonomisini istikrarlı hale getirmek için kurulan ancak son zamanlarda ‘hayırdan çok zarar vermekle’ eleştirilen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, bu yıl kuruluşlarının 60’ıncı yılını kutluyor.1930’larda yaşanan ‘Büyük İktisadi Buhran’ olarak tanımlanan ekonomik krizin ardından, bu tür krizleri tetikleyen ekonomik politikalardan kaçınmak için kurulan IMF ve Dünya Bankası 60’ıncı yılına protestolar ve üçüncü dünya ülkelerinin borçlarının silinmesi talepleriyle giriyor. IMF yoksul ülkeleri borç batağına sokmak ve ülke ekonomilerini bozguna uğratmakla suçlanırken, IMF yetkilileri pek çok ülkeye yoksulluğu yenmek için yardım ettiklerini iddia ediyorlar. IMF Başkan Yardımcısı Anne Krueger, IMF ve Dünya Bankası’nın var olduğu 60 yıllık periyod dikkate alındığında dünya ekonomisinin daha önce olmadığı kadar ekonomik büyüme yaşadığını söyleyerek, iki organizasyonun da sadece gelirlerin artırılmasında değil, ticaretin liberalleştirilmesi, yaşam standartlarının yükseltilmesi, hayat beklentilerinin ve eğitimin iyileştirilmesinde önemli mesafe kat ettiğini belirtti.NASIL KURULDUMerkezi Washington’da bulunan IMF, Temmuz 1944’te Birleşmiş Milletler’in New Hampshire, Amerika’da gerçekleştirdiği konferansta gündeme geldi. 45 ülkenin bulunduğu konferansta, IMF ekonomik krizlerin önüne geçecek ve yoksulluğu ortadan kaldıracak yeni bir ‘ekonomik işbirliği çerçevesi’ arayışı neticesinde doğdu. 1945 yılında 29 ülkenin imzaladığı ‘Article of Agreements’ ile yola çıkan IMF, Mart 1947’de mali operasyonlara başladı. IMF’in ilk Başkanı Belçikalı Camille Gutt oldu. Gutt 1946-1951 yılları arasında IMF’e hizmet verirken, IMF kaynaklarından ilk yararlanan üye 1947 yılında Fransa oldu. Deppler: Türkiye son altı ayda büyük iş yaptıULUSLARARASI Para Fonu’nun (IMF) Avrupa Birinci Bölge Direktörü Michael Deppler, Türkiye’nin ekonomik performansı ve idaresinin özellikle son 6 ayda çok iyi gittiğini ve IMF ile programın yolunda olduğunu bildirdi. Michael Deppler, ‘Türkiye, kuvvetle yoluna devam etti, hatta bizim beklediğimizden daha kuvvetle’ diyerek, büyümenin beklenenden fazla gerçekleştiğini, enflasyonun beklenenden hızlı düştüğünü, döviz rezervlerinin tavana doğru gittiğini ve faiz oranlarının ciddi biçimde düştüğünü belirtti. Deppler, ‘Türkiye’nin son 6 ayda olağanüstü iyi iş başardığından şüphe yok’ dedi. Eylül ayında yatırımcıların Türkiye’nin performansını algılamasıyla gerçekler arasında fark bulunduğunu belirten Deppler, geçen zaman içinde bu farkın giderildiğini de kaydetti ve ‘Türkiye’nin IMF ile programı iyi ve yolunda’ dedi. Deppler, son niyet mektubunda hükümetin, mali yönler konusunda kararlılığını kuvvetle ortaya koyduğunu belirtti ve herkesin, parasal idarenin mükemmel olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı