"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Türkçe Olimpiyatları mı 23 Nisan Çocuk Şenliği mi?

11. Türkçe Olimpiyatları muhteşem bir törenle kapandı...

2003’te yapılan ilk Türkçe Olimpiyatları’nı çok iyi hatırlıyorum.
İnternet sitelerine parasıyla ilan yayınlatmakta bile zorlanıyorlardı...
Şimdi ulusal kanallarda reklamı “kamu spotu”, yani parasız olarak yayınlanan, devlet düzeyinde kutlanan bir etkinliğe dönüştü...
Organizasyonu düzenleyenler Türkçe Olimpiyatları’nı 11 yılda dünya çapında bir etkinliğe dönüştürdüler.
Büyük bir başarı bu...
Bu başarıyı çok önemsiyorum, Türkçe’nin ve Türk kültürünün dünyaya tanıtılması açısından alkışlanacak bir çaba...
Bu yüzden üç yıl önceki Olimpiyatlar’da jüri üyesi yer almayı seve seve kabul etmiştim.
Ama bir de bizim 23 Nisan’ımız var... Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı...
Atatürk’ün dünya çocuklarına armağan ettiği gün...
11 yılda o nereden nereye geldi?
Bu yıl İzmir’de düzenlenen TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ne 46 ülke katıldı.
Suriyeli mülteci çocuklarla birlikte katılan çocuk sayısı 700 civarında... Türkçe Olimpiyatları’na ise 140 ülkeden 2000’in üzerinde çocuk katıldı...
Türkçe Olimpiyatları el üstünde tutulurken, 23 Nisan üvey evlat muamelesi görürse işte o toplumsal vicdanı da yaralar, toplumdaki ayrışmayı da körükler...
Oysa 23 Nisan da bizim, Türkçe Olimpiyatları da...
Biri birinin yerine geçecek şeyler değil. Ne zamanki Türkçe Olimpiyatları’na giden on binler 23 Nisan şenliklerine de gider...
23 Nisan’ı coşkuyla kutlayanlar Türkçe Olimpiyatları’na da sahip çıkar... İşte o zaman Büyük Türkiye’den söz edebiliriz.
Umarım 2014’te aynı ihtimamla kutlanacak 23 Nisan Şenlikleri’yle ilk adım atılır...

Lütfen hedef göstermeyin

Gezi Parkı direnişiyle ilgili hedef tahtasına Memet Ali Alabora’nın oturtulması üzücü...
Yeni Şafak’ın Mi Minör oyununda Gezi Parkı’nın provasının yapıldığı şeklindeki deli saçması iddiasından sonra başladı her şey...
Daha sonra Başbakan birkaç konuşmasında isim vermeden Memet Ali Alabora’yı hedef aldı.
En son dün grup toplantısında yine isim vermeden Alabora’yı eleştirdi.
Lütfen Sayın Başbakanım hedef göstermekten vazgeçin...
Kızabilirsiniz, eleştirebilirsiniz ama kürsüden tek bir ismi hedef gösterdiğiniz anda hiç istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.
Allah korusun Alabora’nın başına bir şey gelse...
Bunu sizin de asla istemeyeceğinize eminim.
Ama sokaktaki adamın elini tutmak mümkün mü, ya bir manyak çıksa, ya bir meczup saldırsa...
Lütfen ama lütfen bu tutumunuzdan vazgeçin...
Savunmasız bir vatandaşı tek sorumlu gibi göstermek, bir bankayı, bir şirketi eleştirmekten çok daha tehlikeye açık bir durum...

Harbiden ilaçmış!

TOMA’ların biber gazlı su sıktığı bal gibi ortaya çıkmışken... İnsanların yanmış/kızarmış vücutlarının fotoğrafları yayınlanmışken...
“Sizin solüsyonunuz varsa bizim de var” dercesine Çevik Kuvvet’in 10 litrelik bidonlarla TOMA’lara sıvı gaz takviyesi yaptığı görüntüler ortadayken...
Vali Mutlu bile, “ilaçlı su” (ne demekse) diyerek zevahiri kurtarmaya çalışırken...
İçişleri Bakanı Muammer Güler, “Böyle bir uygulamamız yok. Gazlı, ilaçlı su sıkmadık. Boyalı su o” açıklaması yaptı.
Peki Sayın Bakanım madem boyalı su o sıkılan... Öyleyse polislerin TOMA’lara takviye olarak döktüğü 10 litrelik “Jenix OC Gaz Solüsyonu” bidonlarının üzerinde şu talimatlar neden var:
Çocuklardan uzak tutunuz...
Geniş bir alana doğru sızması önlenmelidir...
Kanalizasyona, yeraltı sularına ya da yüzey sularına sıçraması önlenmelidir...
Dökülmesi durumunda emici bir madde ile temizlenmelidir...
Göz ve deri temasından kaçının...
Temas halinde bol su ile yıkayınız... İstirham etsem açıklar mısınız?

Duran adam

Öylece duruyor, dakikalarca, saatlerce...
Ne yürüyor, ne konuşuyor, ne slogan atıyor.
Taksim meydanında durmaya başladı önce...
Bir anda ülkeye yayıldı bu pasif eylem şekli...
Binlerce duran adam ve duran kadınlar ortaya çıktı...
Gezi Parkı direnişin zeka kokan son yaratıcı eylemi budur.
Sadece durarak bile ne çok yol alınacağını gösteriyorlar.

X