Türkçe karşıtlığı Almanya'yı karıştırdı

A.A
08.12.2014 - 10:43 | Son Güncelleme:

Almanya'nın Bavyera eyaletinde iktidarda olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin, göçmenlerin yalnızca kamusal alanda değil evlerinde de Almanca konuşmalarını talep etmesi tepkilere yol açtı.

CSU parti yönetiminin,12-13 Aralık'ta düzenlenecek parti kongresi için hazırladığı politika belgesi taslağında, Almanya'da kalıcı olarak yaşayacak göçmenlerden özel yaşam alanlarında da Almanca konuşmalarını istemesine, diğer siyasi partilerin yetkilileri sert tepki gösterdi.

CSU'nun kardeş partisi olan, Başbakan Angela Merkel liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) Genel Sekreteri Peter Tauber, twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Kendi evimde Latince mi, Klingonca mı, yoksa Hessen lehçesiyle mi konuşacağım, siyaseti ilgilendirmez" diyerek teklifi eleştirdi.

Yeşiller Partisi'nin Eş Başkanı Cem Özdemir, "dil polisliğine" soyunulduğu eleştirisinde bulunarak "Vatandaşların kendi evlerinde, dört duvar arasında hangi dilde konuşacağı kimseyi ilgilendirmez" dedi.

Almanya'da 1933'te Nazilerin iktidara gelmesinin ardından önce İsviçre'ye, daha sonra ABD'ye göç eden dünyaca ünlü Alman yazar Thomas Mann'ın yaşamını hatırlatan Özdemir, "Amerikalıların bir Thomas Mann'a evinde Almanca
konuşmasını yasaklamak istemeleri düşünebiliyor musunuz, böyle bir şey düşünülemez" diye konuştu.

Yeşiller Partisi milletvekili Volker Beck, göçmenlerin kültürel kimliklerini, onların topluma uyumu açısından engel olarak gören bir yaklaşımın, entegrasyona büyük zarar vereceğini söyledi.

Beck, "Özgür bir ülkede vatandaşların evlerinde hangi dilde konuştukları, ne konuştukları hiçbir şekilde devleti de ilgilendirmez, partileri de ilgilendirmez" ifadesini kullandı.

"Devlet karışamaz"

Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Genel Sekreteri Yasmin Fahimi de Bild Am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, CSU'nun teklifini sert bir dille eleştirdi.

CSU'nun adeta yeni bir "yasakçı parti" haline gelmeye başladığını söyleyen Fahimi, "Önce yabancılara otoyol vergisini gündeme getirdiler, şimdi de dil yasağını gündeme getiriyorlar" dedi.

Devletin, yurttaşların kendi evlerinde hangi dili konuşacağına karışmaması gerektiğini vurgulayan Fahimi, göçmenlerin ana dillerinin zenginlik olduğuna işaret etti.

Fahimi, "Almanca öğrenmek büyük önem taşıyor. İki dille büyüyenler, çok büyük bir avantaj elde ediyor" diye konuştu.

CSU'nun önerisi, sosyal medyada da büyük tartışmaya yol açarken, #YallaCSU etiketli tweetlerde teklif eleştirildi ve alaya alındı.

CSU'dan geri adım yok

CSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer ise yaptığı açıklamada, önerilerinin arkasında olduklarını belirterek bu taslak belgenin pazartesi günü yapılacak parti yönetim kurulunda ele alınacağını kaydetti.

CSU eyalet milletvekili Martin Neumeyer ise Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, öneriyi eleştirerek "Ne yani, şimdi vatandaşların mutfaklarını kameralarla mı izleyeceğiz" dedi.

CSU'nun 12-13 Aralık'ta Nürnberg'de düzenlenecek parti kongresine, Merkel ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'in katılması ve konuşma yapmaları bekleniyor.

Almanya'nın güneydoğusundaki Bavyera eyaletinde iktidarda olan CSU, Merkel liderliğindeki federal hükümetin de ortağı konumunda bulunuyor.

Koalisyon hükümetinde üç bakanı bulunan CSU, 631 sandalyeli federal mecliste de 56 milletvekiline sahip.

Uzun süredir Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan CSU, son dönemde göçmen karşıtı söylemini artırmasıyla da dikkati çekiyor.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı