Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türk Telekom Ali Sami Yen Stadı Alpaslan Dikmen Şeref Tribünü

Tribünlerin Son Mohikan’ıydı Alpaslan Dikmen. Öfkenin, kinin, nefretin beslediği tribünlere sevgi aşılamayı başaran bir tribün lideriydi.

Rakip takıma beslenen düşmanca duygular yerine, tutulan takıma duyulan sevgi, tutku ve aşk hisleriyle coşmayı benimsetmişti kurucusu olduğu ve koordinatörlüğünü üstlendiği UltrAslan taraftar topluluğuna.

UltrAslan gerçek Galatasaraylılığa verdiği yeni addı Alpaslan Dikmen’in. UltrAslan adıyla yeniden diriltmişti gerçek Galatasaraylılığı...

Kötü ve beceriksiz yönetimler nedeniyle hızla tarihe karışmakta olan Galatasaraylılık ruhunu ayakta tutan isimdi Alpaslan Dikmen.

Galatasaray’ın efsane amigosu Karıncaezmez Şevki’yi Samatya SSK’da Galatasaray yönetimi değil o bulmuş, her gün ziyaretine gitmiş, hediye ettiği orijinal formayla ölü gibi yattığı yatağında, birkaç dakikalığına da olsa çocuklar gibi şenlenmesini, Re Re Re Ra Ra Ra diye şahlanmasını sağlamıştı... Öldüğünde mezarına Galatasaray Başkanı değil o indirmiş, kefenine parçalı GS formasını o örtmüş, kız kardeşine maddi yardımda o bulunmuştu...

Metin Oktay’ı vefatından itibaren her sene düzenli olarak Galatasaray yönetimi değil o anmış, atılan gollerin ardından tribünleri "Goool, Metin Oktay" diye o bağırtmış, Metin Oktay’ın dev formasını kapalının üstünden o sallandırtmıştı...

Çok sevdiği Metin Oktay gibi genç yaşında trafik kazasında, ama çok daha genç bir yaşta göçtü Galatasaray sevgisiyle dolu ruhu.

Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen’in artık rahmetli olan eşi Fahriye Yen’i tüm GS camiası öldü bilip unutmuşken, onun huzur evinde olduğunu öğrenip yıllarca ziyaret eden ve her seferinde en az 30 liseli ve üniversiteli genç Galatasaraylıyı beraberinde götüren de oydu, Galatasaray yönetimi değil...

Ali Sami Yen’i her ölüm yıldönümünde mezarında ziyaret eden de oydu...

Türk Telekom isim hakkını kiraladığı Aslantepe’deki stadın adını "Türk Telekom Stadı" değil, "Türk Telekom Ali Sami Yen Stadı" koymalı diye yazdığımda, bu fikre hemen sahip çıkması, desteklemesi, tribünleri Türk Telekom’a baskı yapmak üzere harekete geçirmesi de Galatasaray’ın kurucusuna olan saygısındandı kuşkusuz.

Şimdi Galatasaray Yönetimi’ne ve Türk Telekom’a önemli bir görev düşüyor.

Aslantepe’deki inşası süren stadın adını "Türk Telekom Ali Sami Yen Stadı" koymak yetmez. Açık tribün mü, numaralı mı?.. Şeref tribünü mü, VIP locaları mı hangisi olur bilmem artık ama Türk Telekom Ali Sami Yen Stadı’nın bir tribününe "Alpaslan Dikmen Tribünü" adı verilmeli mutlaka.

Trafikte şark radarı

Hız kontrolü için kullanılan radarları uzaktan saptayıp sürücüyü uyaran radar dedektörlerinin Türkiye’de kullanımı yasak. Yasak ama zaten gerek de yok. Şark kurnazlığımızla en teknolojik radar dedektöründen daha iyi çalışan, sürücüyü radara gelmeden kilometrelerce önce uyaran bir sistemi biz çoktan icat etmişiz zaten.

Herkes Şeker Bayramı tatilinden istifade Güney’e kaçarken, biz tası tarağı topladık bayramdan önce, Bodrum’dan İstanbul’a kaçtık.

Yolda dikkatimi çekti. Bazı yerlerde, karşıdan gelen otomobiller birden bire selektör yapmaya başlıyorlar. Bir değil, iki değil. Önce acaba uzunlarım mı yanık diye düşündüm, farları kontrol ettim. Değil.

Kapım, bagajım mı açık acaba dedim, o da değil...

Sonra dikkat ettim yoldaki herkes birden yavaşladı. Birkaç kilometre önce sollanmaz şeritte deli gibi geçen BMW bile süt dökmüş kediye dönmüş. Selektörlerin manasını o zaman anladık.

Birkaç kilometre sonra baktık yol kenarında çevirme var. Polis, selektörcü ispiyonculara rağmen hız limitini aşan tek tük otomobili armut gibi topluyor.

Bu böyle yol boyu devam etti gitti. Nerede radarla hız kontrolü var, karşıdan gelenlerin yaptıkları selektörlerle kilometrelerce önceden öğrendik.

Bu da bir başka trafik magandalığı işte. Adamların işi yok, hız limitini aşıp kendi can güvenliğini tehdit edenlerin yakalanması için dua edeceklerine, karşıdan selektör yapıp ceza yemesin diye uyarıyorlar.

Üçüncü çevirmeden sonra biz de karşı taktik geliştirdik. Ne zaman virajı bol, tehlikeli bir bölgeden geçsek, düze çıkar çıkmaz karşıdan gelenlere selektör yapmaya başladık. Birkaç sürücüyü radar var diye kandırıp, o virajlı bölgeye hız düşürterek soktuysak belki bir kazayı önlemiş, birkaç canı kurtarmışızdır.

Uzun yola çıktığınızda size de tavsiye ederim. Virajlı bir bölgeyi geride bıraktığınızda karşıdan hızlı gelenleri radar kontrolü varmış gibi selektörle uyarın.
X