GeriFutbol Türk sporu...Maksimum öfke,minimum sevgi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türk sporu...Maksimum öfke,minimum sevgi

7 bıçak, 6 döner bıçağı, 1 satır, 7 şiş... Bir kurban bayramı yaşadık ya..

“İşte bunlar da mahallenin kasabının malzemeleri” demek isterdim. Değil. Bunlar, Pazar günü oynanan Trabzonspor-Bursaspor maçına rakip taraftarın stada sokmaya çalıştıkları...
Şimdi de başka bir yere uzanalım... Sanırsınız Suriye’de Esad güçleriyle rejim muhaliflerinin maçı.. Pazar günü voleybol karşılaşmasında seyirci sahaya mermer savurdu.
Hani bir oyuncuya gelse, ölür!
Geçenlerde de salona ses bombası atıldı... Bu olayların yaşandığı yer ne Halep ne Humus ne de Şam. İstanbul. Galatasaray-Fenerbahçe “maçı”, “pardon savaşı.”

Terim: Sorunumuz sevgisizlik

SAHİ, nereye gidiyoruz Allah aşkına... Sevginin mumla arandığı, öfkenin kol gezdiği bir arenaya dönüştü sporumuz.. Geçen hafta Fatih Terim, Gençlerbirliği maçından sonra çok önemli sözler söyledi.. Bize, bizi anlattı. Net bir analiz yaptı.. Ama hiç oralı olmadık.. Bakın ne dedi Fatih Hoca:
“Hep beraber yaşamayı öğrenmeliyiz, bilmeliyiz. Birbirimize tolerans içerisinde tahammül etmeyi bilmeliyiz. Hepimizin hatası var. Lütfen, kötüye doğru gidiyoruz. Çok acımasız davranıyoruz. Rica ediyorum. Sevgisizlik bizi bu hale getiriyor, maalesef.”

Metin Oktay manifestosu

AH hocam ah.. Ne kadar doğru söylüyorsun.. Oysa biz ne güzel günlerden buralara geldik.. Bir Metin Oktay geçti bu güzel ülkeden... Futbolunu anlatmaya gerek var mı? O, taçsız kraldı.. Fenerbahçe maçında ağları yırtan golünden önce Yugoslav hakem onu kaleci Özcan’a sert müdahelesinden dolayı oyun dışı etti. O, tam çıkarken hakemin affına uğradı ve oyuna geri döndü. (O günlerde kırmızı kart olmadığı için hakem kararını değiştirebiliyordu) Ancak, rakip taraftar öfke doluydu ve Metin Oktay ilk kez bir stadyumda “yuh” seslerine muhataptı. Hüngür hüngür ağladı. Fazla dayanamadı ve Fenerbahçe trübünlerine gidip “saygı ile” eğilip, özür diledi. Yaptığı faul için. Sağ elini kabine götürerek. F.Bahçe taraftarı da az önce yuhaladığı Metin Oktay’ın bu zarif hareketine alkışlarla karşılık verdi. Ortam sakinleşti. Bu güzel anı, Murathan Mungan imzalı Sezen Aksu’nun söylediği şarkıyı aklıma getirdi. Hani herkes arkadaş... Eskidendi, eskidendi, çok eskiden...

Yıldızların duruşu

ASLINDA ortak spor sevgisini yaratan, yıldızlardır. Yeri gelir onlar halk kahramanına dönüşür.. Baba Hakkı, Metin Oktay, Can Bartu, Şenol Güneş ve Gazanfer Bilge... Sayıyı çoğaltabiliriz. Onların sporculuğu kadar karakter fışkıran duruşları da toplumu etkiliyor. Başarıları o spora ilgiyi artırırken, insanın sinir uçlarına dokunan “şık” davranışları da saygı dolu bireylerin yetişmesine katkı yapıyor. Bir öfkeyi, bir toplu infiali; bir futbolcu hemen anında nasıl kesiveriyor. İşte Metin Oktay’ın başardığı bu... Bakın bir dönem Adana Demir’de oynayan Metin Gören’in anlattıklarına: “G.Saray maçımız 4-3 bitti. Maçta Metin Oktay 3, bizim Füze Selami ise 4 gol atmıştı. Soyunma odamıza birisi geldi. Önce şaşırdık. O hepimizi tebrik etti ve Füze Selami’yi kucakladı öptü. ‘Müthiş bir futbolcusun, sana hayran kaldım. Tebrikler’ diyen Metin Oktay’dı.”
Oscar Wilde der ki: “Dostun acısını paylaşabilirsin. Çünkü bu kolaydır. Ancak başarısını takdir etmek sağlam bir karakter gerektirir.”

Canaydın’ın unutulmaz alkışı

ANIMSAYIN. Çok da uzağa gitmeyin... 7-8 yıl önce Şükrü Saracoğlu’nda G.Saray Başkanı rahmetli Özhan Canaydın, Fenerbahçe’nin attığı golleri alkışladı. “Vay sen misin bunu yapan?” Kendi yönetiminden bile tepki geldi. Taraftar yeri göğü inletti.. (O zaman Alex’in gidişine üzülen hatta ağlayan G.Saraylı taraftara ne demeli? O kadar da gol attı Alex, G.Saray’a. Demek ki takdir edilebiliyormuş rakip futbolcu.) Yine o stadyumda G.Saray şampiyonluk kupasını Başbakan Tayyip Erdoğan’ın araya girmesiyle alabildi. Arkadaşlar İnönü Stadı’nda tribünde sıkılan silahla bir taraftar öldü. Bakar mısınız şu manzaraya?

Eski derbiler mazi oldu

BİR zamanlar yarı yarıya taraftarların izlediği derbi maçlarından sadece ev sahibi taraftarın gidebildiği maçlara kaldık... Ve garip olan nedir biliyor musunuz? Bu sevimsiz tablodan kurtulmak için ne kulüp yöneticilerinin ne futbol federasyonun ne taraftarın ne de medyanın bir girişimi var... Yazık.. Seyircisiz oynama cezası olan stada kadın ve çocukların “ödül” olarak maç izlemeye alındığı bir ülkede yaşıyoruz.. Eee sonra da futbolumuz niye gelişmiyor diyoruz? Şu tablodan ne beklenir ki?
Geçen hafta Latin Amerika’da maça kitapla gidenleri yazarken ne kadar keyif aldıysam, bizim şu manzaraya da o kadar üzülüyorum... Onlar kitapla, biz bombayla stada giriyoruz... Maça, kasap malzemeleriyle girmeye çalışan arkadaş... Spor salonuna bomba, mermer atanlar... Victor Hugo diyor ki: “Savaş için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle