"Gila Benmayor" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Gila Benmayor" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Gila Benmayor

Türk şirketlerin yönetim kurullarında kimler var?

SABANCI Üniversitesi’nin bünyesinde "Kurumsal Yönetim Forumu" diye bir araştırma birimi var.

Forum Direktörü Dr. Melsa Ararat ile geçenlerde, Muhtar Kent’in konuşmacı olduğu CEEMAN Konferansı’nın akşam yemeğinde aynı masaya düştük.

Dr. Ararat, "Kurumsal Yönetim Forumu"nun halen üzerinde çalışmakta olduğu ilginç bir projeden söz etti.

Forum, İMKB 100 Endeksinde yer alan şirketlerin yönetim kurullarının yapısı ve yönetim kurulları üyelerinin nitelikleri üzerinde bir araştırma yapıyormuş.

Araştırmanın hareket noktası, Türk şirketlerinin yönetim kurullarının yeterince "şeffaf" olmamaları.

"Kurumsal Yönetim Forumu"nun yaklaşık üç yıldan beri yayınladığı "Şeffaflık Raporu" yönetim kurullarıyla ilgili bu saptamayı net bir şekilde ortaya koymuş.

Dr. Ararat "Şeffaflık Raporlarına göre, şirketler finansal bilgilerde daha açık. Ancak yönetim kurulları tabir yerindeyse "kapalı kutu" diyor.

"Kapalı Kutu" olunca da aşağıdaki sorular genellikle havada kalıyor,

Şirket nasıl karar alıyor?

Karar alma yetkisi kimde?

Karar alma ve kontrol yetkisi arasında nasıl bir bağlantı var?

Yönetim kurulu üyeleri hangi kriterlere göre belirleniyor?

Oysa özellikle küçük hissedarların çıkarlarının korunması açısından bunlar önemli sorular.

Yönetim Kurulu üyelerinin nitelikleri ayrıca şirketin rekabetçi avantajları açısından da önemli.

Ararat, Hakan Orbay ve Burçin Yurtoğlu’ndan oluşan e ekip, İMKB 100 endeksinde yer alan şirketlere "Araştırmamızın sağlıklı bir sonuca ulaşması için bilgilerinizi paylaşın" diye mektup göndermiş.

Anladığım kadarıyla şirketlerin yönetim kurulu bilgileri paylaşmakta pek "gönüllü" değiller.

"Kurumsal Yönetim Forumu" şirketlere gönderdiği mektuplarda "gerekirse sizinle gizlilik anlaşması da imzalayabiliriz" vaadinde bulunmuş.

Zaten raporda bilgiler kodlanmış olarak yer alacak ve şirket adları da yer almayacak.

Öyle olduğu halde Dr. Ararat ve ekibi oldukça zorlanacak gibi görünüyor.

Yeri gelmişken "Kurumsal Yönetim Forumu"nun üç yıldan beri Standard&Poors ile yaptığı "Türk Şirketlerinde Şeffaflık" raporlarının sonucuna değinmekte yarar var.

2007 yılı raporuna göre, Türk şirketlerinde kamuyu bilgilendirme hızı yavaşlamış.

Raporda yer alan en şeffaf Türk şirketlerini sıralamak gerekirse şöyle: Akbank, Anadolu Efes, Enka İnşaat, Koç Holding ve Turkcell.

Muhtar Kent, Sali Berişa’yı nasıl tanıdı?

CEEMAN’ın (Orta ve Doğu Avrupa Yönetim Bilimleri Geliştirme Kuruluşu) 15. yıl konferansının akşam yemeğinde Coca Cola İcra Kurulu Başkanı Muhtar Kent’e kulak veriyoruz.

Kent’in geleceğin yöneticilerine verdiği tavsiyeler anlamlı.

"Daima yeni ilişkiler kurmalı, yeni dostluklar edinmelisiniz" diyor.

Kendi ilişkileriyle ilgili şöyle bir anekdot aktarıyor:

"1989 yılında Coca Cola’nın Orta ve Doğu Avrupa’nın Başkanlığı’na atandığımda önümde 20 şişeleme fabrikası kurmak gibi bir hedef vardı. Bir gün yolum Arnavutluk’a düştü. Arnavutluk o günlerde inanılmaz yoksuldu. Oldukça becerikli bir dişçiden "geleceğin politikacısı" diye söz ettiler. Hiç düşünmeden hemen onunla tanıştım. O dönemde muayenehanesinde müşterilerini portakal sandıklarının üzerinde tedavi etmek zorunda olan Sali Berişa Devlet Başkanı oldu. Şimdi başbakan olan Berişa’yla dostluğumu ilerlettim. Arnavutluk’ta bugün çok başarılı bir fabrikamız var".

Bilgi edinme hakkından 2006’da 846 bin 616 kişi yararlanmış

ŞEFFAFLIKLA başladık, devam edelim.

Geçtiğimiz cuma günü hem uluslar arası "silahsızlanma", hem de "bilgi edinme hakkı" günüydü.

"Bilgi Edinme Hakkı" yasası bizde 2003 yılında çıkmış.

2004 yılı nisan ayından beri yürürlükte.

Her vatandaşa resmi kurumlara "soru sorma", "bilgi edinme" hakkı veriyor.

Yani burada kamunun şeffaflığı, devletin bilgi verme zorunluluğu söz konusu.

Tahmin edebileceğiniz gibi bu bilgi edinme hakkı daha çok bir "Amerikan icatı".

Meşhur Watergate Skandalı’nden sonra Carter döneminde uygulanmaya başlanmış.

Carter’ın çıkarttığı yasanın adı pek ilginç: "Gün ışığında hükümet".

Bizim "Gün ışığında hükümet" yasamıza dönersek, bilgiye verecek olan kurumun "Bilgiyi neden istiyorsunuz" ya da "Nerede kullanacaksınız" gibi sorular yöneltmeye hakkı yokmuş.

Sadece yabancılar bu tür sorulara muhatap kalabilirmiş.

Bilgi istediğiniz kurum ya da idare size 15 gün cevap vermek zorunda.

Talep ettiğiniz bilgi elinde yoksa sizi başka bir yere de yönlendirebiliyor.

Bu çok önemli vatandaşlık hakkından acaba kaç kişinin haberi var?

TESEV (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı) bünyesindeki "İyi Yönetişim Programı" Direktörü Fikret Toksöz’ün elindeki verilere bakılırsa Türk halkı bu konuda o kadar kötü bir noktada değil.

2004 yılında 395 bin 557 bin kişi bu hakkından yararlanırken, 2006’da bu sayı 846 bin 616’ya ulaşmış.

Bu haktan en fazla yararlananlar ise kamu çalışanları.

Kendi sicillerini bu yolla elde ediyorlarmış.

Basının ise hem bilgiye ulaşma, hem bunu kullanma hakkı var.

Önemle duyurulur.
X