"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Türk şarabı moda oluyor

BİRİLERİNİN, son günlerdeki gelişmelerin adını koyması gerekiyordu.<br><br>Bunu da ben koyayım.

Geçenlerde, "Türk şarabı ile barıştım" başlıklı bir yazı yazmıştım.

Bugün bir adım daha ileri gidip şunu rahatlıkla yazıyorum:

"Türk şarabı moda oluyor."

Bunu birazdan anlatacağım.

Ama sizi önce biraz gerilere, 1947 yılına götüreceğim.

* * *

Önümde, 1947 yılında yayınlanmış "İktisadi Yürüyüş" adlı bir dergi duruyor.

Derginin bu sayısı "Uluslararası Üçüncü Şarap Kongresi"ne ayrılmış.

Yani Türkiye o yıl, şarapçılık alanında üçüncü uluslararası kongresini toplamış.

Kongreye Türkiye dışında 9 ülke katılmış.

Şimdi size bu kongrenin "Şeref Komitesi"nin üyelerini tanıtacağım.

Sıkı durun.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Faik Ahmet Barutçu.

Dışişleri Bakanı Necmettin Sadak, Maliye Bakanı Halit Nazmi Keşmir, Ekonomi Bakanı Cavit Ekin, Gümrük ve Tekel Bakanı Şevket Adalan, Turizm Bakanı Tahsin Coşkun, Ulaştırma Bakanı Şükrü Koçak, Ticaret Bakanı Mahmut Nedim Gündüzalp.

Evet, hükümetin 8 bakanı şarapçılık kongresini düzenleyen şeref komitesinde yer alıyor.

* * *

Kongreye katılan ülkelerden biri Avustralya.

Bakın Avustralya’yı temsil eden bakan, o gün dergiye ne demiş:

"Biz şarapçılığı henüz öğrenmekte olan bir ülkeyiz. Buradan öğreneceğimiz çok şey var."

Avustralya bugün dünyanın en büyük şarap üreticilerinden biri. ABD’ye en çok şarap ihraç eden ikinci ülke.

Türkiye ise bakın nerede...

* * *

Geçen hafta Sevilen Şarapları’nın sahipleri Coşkun Güner ve oğlu Enis Güner, bize şaraplarını tanıttılar.

Gerçekten mükemmel bir tanıtım yaptılar.

Mövenpick Oteli’nin şefi olağanüstü bir mönü hazırlamıştı.

Sevilen, eskiden beri yakından takip ettiğim bir şarap üreticisi.

Coşkun Güner, Bulgaristan göçmeni.

Oğlu Enis Güner, Napa’da şarap eğitimi yapmış. Her şeyi müthiş bir bilimsellik ve ondan da fazla tutkuyla anlatıyor.

O akşam tattığım şarapların hepsini çok beğendim.

Chardonnay çok iyiydi. Kalecik Karası’na çok düşkün olmadığım halde Sevilen’inkini çok beğendim.

Şiraz-Cabernet’si gayet yumuşaktı.

Ama hepimiz için gecenin sürprizi, henüz piyasaya sürmedikleri "Centum" markası altında ürettikleri Şiraz oldu.

Biliyorum, şarap kişisel zevk meselesidir.

O nedenle kendi adıma konuşacağım.

Bugüne kadar içtiğim en iyi Türk şarabı diyebilirim.

Sevilen’in bugüne kadar şişeleme ve etiket sorunu vardı.

"Centum"da bunu gidermişler. Reşit Soley’in Corvus’u şişeleme ve etiketteki başarısı, bütün şarap üreticilerini etkilemiş.

Şarap üreticilerinde çok sevdiğim bir özellik var.

Birbirlerinin aleyhine konuşmuyorlar.

Yaptıkları iyi şeyleri takdir ediyorlar.

Son zamanlarda çok iyi şaraplar içmeye başladık.

Türk şarap sektörü olumsuzluklara rağmen gelişiyor.

Şuna kesinlikle inanıyorum:

Eğer hükümet bu sektöre biraz destek verirse, Türk şarapları 10 yıl içinde Avrupa’nın ilk beşine girecektir.

* * *

Şimdi baştaki iddiama dönüyorum.

Türkiye’de restoranlarda, evlerde Türk şarabı içmek moda oluyor.

Bu çok güzel bir gelişme.

Ben artık yurtdışındaki dostlarıma rahatlıkla Türk şarabı götürüyorum.

Zeytinyağlarımız gibi şaraplarımız da ciddi markalar yaratıyor.

O nedenle fırsat buldukça, bu sektörün başarılı markalarını ve bu markaların arkasındaki insanları sizlere anlatmaya devam edeceğim.

Size de tavsiyem, benim gibi yapın, artık restoranlarda Türk şarabı deneyin.
X