Türk sanayisinin yol haritası açıklandı

Hürriyet Haber
05.01.2011 - 12:18 | Son Güncelleme:

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, makroekonomik alanda sağladıkları güven ve istikrarın üzerinde mikro alanda ihtiyaç duyulan reformları kararlı bir şekilde hayata geçirmenin zamanının geldiğini belirterek, “İşte Sanayi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, mikro alanlardaki reformları gerçekleştirmemizi sağlayacak bir enstrüman olduğu için son derece önemli ve kıymetlidir” dedi.

Ergün, Türkiye'nin makro alandaki cazibesinin, Sanayi Strateji Belgesi'nin uygulanması ile birlikte mikro alana da yansıyacağını, yerli ve yabancı yatırımcıların Türkiye'de yatırım yapma girişimlerinin artacağını bildirdi.

Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi'nin açıklandığı toplantıda konuşan Ergün, 2011–2014 dönemini kapsayan Türkiye Sanayi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı'nın sanayicilere, girişimcilere ve Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyerek, Türkiye'nin böyle önemli ve kapsamlı bir yol haritasına kavuşmasının çok anlamlı olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Ergün, “Nereye gideceğini bilemeyenler, önündeki bütün yollar açık olsa bile bir yere gidemezler, yolculuğunu tamama erdiremezler. Zira gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin de hiçbir önemi yoktur. İşte bu belge ile birlikte, sanayimizin yol haritasını ortaya koymuş ve bu yolda ilerlememizi sağlayacak araçları da belirlemiş oluyoruz” diye konuştu.

1980'ler sonrası dışa açık bir ekonomi modelini benimsedikten sonra büyümeye başlayan Türkiye için 1990'lı yılların kayıp yıllar olarak geçtiğini ifade eden Ergün, bu dönemde yaşanan ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın, hayatımızın tüm alanlarına sirayet ettiğini, belirsizlikleri artırdığını, insanımızı kısa dönem hesapların ve kısır çekişmelerin kucağına ittiğini söyledi.

“TÜRKİYE, SİS PERDELERİNİ DAĞITMIŞTIR”

Yüksek enflasyon nedeniyle bir firmanın yıllık maliyet muhasebesi tutmakta bile zorlandığı bir ortamda ülkenin orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirmesinin söz konusu olamadığını belirten Ergün, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye, 2002'den itibaren ekonomik ve siyasi alanda güven ve istikrar ortamına kavuşmuş, sis perdelerini dağıtmış, önünü görmeye, orta ve uzun vadeli stratejiler yapmaya başlamıştır. Bu stratejik adımlar, son 8 yılda yaşadığımız değişimi kalıcı ve sürekli hale getirecek ve daha yukarılara taşımamıza vesile olacaktır. Bugün Türkiye, hukuk ve demokrasi zeminini güçlendirmiş, hak ve özgürlük alanlarını genişletmiş, AB kriterlerine yaklaşmış, hatta bazı alanlarda bu kriterleri aşabilmiş bir ülkedir. Bugün Türkiye, tarihin en ağır ekonomik krizlerinden birini büyük bir başarıyla yönetmiş, dünyada krize en iyi cevap veren ülkelerden birisi olmuştur. Bugün Türkiye ekonomisi, borç dengeleri ve bütçe açıkları itibariyle dünyada girişimcilere en fazla güven telkin eden ekonomilerden birisidir. Bugün Türkiye'nin ihracatının yüzde 90'dan fazlasını sanayi ürünleri oluşturmaktadır. Bugün Türkiye proaktif yapısıyla gerek küresel gerekse bölgesel platformlarda sözü dinlenen, itibar sahibi, güçlü ve yapıcı bir ülkedir. Bugün Türkiye, genç nüfus, coğrafi konum ve tarihi miras gibi güçlü yönlerini aktif hale getirmeye başlamıştır.

Bütün bunlar, büyük başarılar, büyük değişimlerdir, ancak esas başarı, kalıcı olan, sürekli olan ve yarınlara miras bırakılabilen başarıdır. Türkiye büyük bir meşale yakmıştır ve bu meşalenin ışığı, saman alevi gibi hızlı parlayan ama çabuk sönen bir ışık olmayacaktır. Önümüzdeki dönem son 8 yıllık tecrübemizin bir tesadüf olmadığına, konjonktürel bir durum olmadığına ve Türkiye'nin büyümesinin devam edeceğine şahit olacağımız bir dönemdir. Şimdi makroekonomik alanda sağladığımız güven ve istikrarın üzerinde mikro alanda ihtiyaç duyulan reformları, kararlı bir şekilde hayata geçirmenin de zamanı gelmiştir. İşte Sanayi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, mikro alanlardaki reformları gerçekleştirmemizi sağlayacak bir enstrüman olduğu için son derece önemli ve kıymetlidir.”
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı