Türk sanayisini bekleyen büyük tehlike

Hürriyet Haber
26.05.2010 - 16:02 | Son Güncelleme:

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'yi olumsuz etkileyecek noktalardan birinin ihracat performansının ithalat performansının altında kalması olduğuna dikkati çekerek, “Türkiye sanayisinin ara malını ithal etmeye başladı. Türkiye'nin geleceğindeki en büyük tehlikelerden bir tanesi bu...” dedi.

Hisarcıklıoğlu, Anadolu Aslanları İşadamları Derneğinin (ASKON) düzenlediği “Bölgesel güç olma yolunda ülkemizin fırsatları” konulu toplantıda, Türkiye'nin yüzde 6 büyümeyi yakalayabilmesi için iç tüketimi artırması gerektiğini, bu kısıldığında ekonominin küçüldüğünü söyledi.

Dolayısıyla Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücünün özel tüketim olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, ekonominin büyüyebilmesi, işsizlik sorununun çözülmesi,refahın artırılması için iç tüketimi canlandıracak tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

2010 büyümesini olumlu etkileyecek faktörlerin başında canlanan iç tüketim, stokların yenilenmesi, bankalardaki likidite, kamu borcunun yenilenme oranının azalması olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizi olumsuz etkileyecek noktalardan biri ise ihracat performansının ithalat performansının altında kalması. Artan enerji, ara malı bağımlılığı, yatırım talebinin azalması, KOBİ'lere finansman ihtiyaçlarının büyümesi... Bu devrede olumsuz etkileyecek noktalar bu. 2010 yılının ilk 3 ayında ihracatımız 2 milyar dolar artarken, ithalatımız 9,5 milyar dolar artmış. İthalat nereden kaynaklanıyor? Toplam ihracatımız enerji hariç yüzde 5 artarken, toplam ithalatımız enerji hariç yüzde 37 artmış. İthalattaki artış nereden kaynaklanıyor? Sanayide kullanılan işlenmiş maddeler yüzde 44... Türkiye aslında sanayisinin ara malını ithal etmeye başladı. Bunun imalatı Türkiye'de var mıydı? Vardı. Maalesef bu tesisleri kaybediyoruz, bunun yerine sanayi ara malı ithal etmeye başladık. Türkiye'nin geleceğindeki en büyük tehlikelerden bir tanesi bu... Türkiye, önümüzdeki dönemde yatırım teşvik politikalarını yaparken işsiz insanlara iş bulmak istiyorsa, refah düzeyini artırmak istiyorsa sanayide kullanılan ithalat ara malı artışını önleyecek, kendi tesislerini çalıştıracak formülü ortaya koyması lazım. Eğer bunu ortaya koymazsa önümüzdeki dönemde işimiz zorlaşacak.”

“İVME TEKRAR YUKARIYA ÇIKMAYA BAŞLADI, UMUTSUZ OLMAMALI”

Önümüzdeki dönemde iç piyasada canlanma beklediğini dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Türkiye'de ivme tekrar yukarıya doğru çıkmaya başladı. Onun için umutsuz olmaya gerek yok” dedi.

Türkiye'nin yapması gereken yapısal reformlara da değinen Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti:

“İstanbul'da iki farklı mahkemede aynı davada farklı sonuç alınıyorsa burada bir problem var. Onun için gerekli kanunun çıkması lazım. Vergi sisteminin yenilenmesine ihtiyaç var. Anadolu'yu gezerken en çok şikayet şu; 'bir denetim geliyor, bir memur benim geleceğimle oynayabiliyor. Maliye Bakanlığından mukteza almışım. Denetim elemanı geliyor, ben bunu tanımıyorum, sana ceza yazıyorum diyor. Ben yazarım sen git mahkemede düzelt diyor.' Eğer ben mahkemede aklandıysam bana ceza yazan da cezasını görmesi lazım. Kafasının estiği gibi 'ben istediğim terörü estiririm, sen git hakkını ara.' Türkiye'de en haklı dava 2 senede bitiyor. Herşeyin adalet üzerine kurulması lazım.”

TEFECİ FAİZİNİN ÜSTÜNDE”

Türkiye'de perakende sistemini düzenleyen yasaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, “(Ben paramı cebime koyarım, istediğimi yaparım) diye birşey yok. Bizde perakende sistemini düzenleyen hiçbir kural yok. Bununla ilgili hazırlık bitti, inşallah en kısa sürede çıkar” şeklinde konuştu.
Birikmiş vergi ve prim borçlarının gecikme faizine de dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, “Bizde bu oran yıllık yüzde 30 ila 35 arasında. Tefeci faizinin üstünde. Tefeci faizi üstünde faiz uygularsan o zaman da kimse borcunu ödemiyor. Bu nedenle vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç var” dedi.
ASKON Genel Başkan Yardımcısı Sıtkı Abdullahoğlu da son global krizde sanal piyasaların gerçek zenginlik üretemediğinin, gerçek ve kalıcı zenginliği üretenin reel sektör olduğunun daha iyi anlaşıldığını söyledi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı