"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Türk operasının kuruluş öyküsü

CUMHURİYET rejiminin önem ve emek verdiği sanat dallarından biri de çok sesli müzik, özellikle operadır.

Bugün Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Antalya, Samsun’da opera var.
Peki ilk opera nasıl kuruldu?
Kimler yoğun biçimde bunun gerçekleşmesi için çalıştı?
Yerli ve yabancı adlar kimlerdi?
Murat Katoğlu’nun hazırladığı Türkiye’nin Milli Opera Kurumu “Devlet Opera ve Balesi”nin Kuruluş Öyküsü. (1936-1941) kitabı bu soruların yanıtını içeriyor.
Rengim Gökmen, kitabın amacını şöyle özetliyor: “Türkiye’de Opera sanatının kuruluş öyküsünde, bu amaç ve hedeflerle yola çıkan ve tüm zorluklara rağmen kısa sürede önemli işler başarmış olanların kısa tarihi anlatılmaktadır.”
Murat Katoğlu da kitabın niteliğini, cumhuriyetin ilk yıllarındaki durumu Okuyucuya Notlar başlığı altında, kitabın niteliği konusunda bilgiler vermiş.
* * *
HER büyük kültür hareketinin arkasında bazı adlar vardır, onlar olağan ötesi çalışmaları sayesinde, cumhuriyetin çok sesli müziğini yaydılar, operayı kurdular.
Hangi adlar bunlar?
Cevat Dursunoğlu, Saffet Arıkan, Paul Hindemith, Carl Ebert, Ernst Praetorius, Georg Markowitz, Eduard Zuckmayer, Lico Amar, Cevat Memduh Altar, Sabahattin Ali, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Falih Rıfkı Atay, Turgut Zaim, Hüseyin Cahit Yalçın, Mesut Cemil (Tel).
İlk opera temsilinden sonra, yukarıda yazdığım birçok ad opera üzerine düşüncelerini, eleştirilerini yayınlamışlar. O dönemde kültüre verilen önemin simgesi bu yazılar.
Çoğu siyaset dünyasının içinde ama kültürün işlevini, yerini unutmayacak kadar çağdaş kafalar, müziğin ihmal edilmemesi gerektiğini bilen kişiler.
Bugün siyaset yazanların o yazıları okumalarını, örnek almalarını isterim.
Yukarıdaki adların hepsinin biyografisi kitapta yer alıyor, işleri, çabaları da o biyografinin içinde.
Kitabın sonunda Niyazi Berkes’in bir sözü var:
“Batı müziğinin, Batı medeniyetinin biricik söz götürmez, en yüksek yaratışı olduğuna inanıyorum.
Adeta bir mucizedir o. Bir bu, bir de bilim.”
* * *
İLK temsil G. Puccini’nin Madam Batrflay’ı (Madame Butterfly).
Metni müzik üzerinde Türkçeye çevirenler: Ferit Alnar - Necil Kâzım Akses - Celâlettin Emrem - Cevad Memduh Altar.
Orkestra şefi: Ferit Alnar.
Rejisör: Carl Ebert.
Kuruluş Öyküsü’nün son sayfalarında librettodan bazı sayfalar yayınlanmış. İlk temsilde rol alanların -ki programda Şahıslar diye geçiyor- daha sonraki yıllarda başarılarını gördüğünüz birçok kişinin adı var.
O beş yıllık dönem, bir kuruluşun coşkulu öyküsü.
Murat Katoğlu, çok sesli müziğimize, operamıza güzel bir kitap armağan etti.
* * *
RENGİM GÖKMEN’in kitapla birlikte gönderdiği mektubun sonundaki dileğe ben de katılıyorum.
O cümleyle bitireceğim yazımı: “Ülkemizdeki opera, bale kurumlarının en önemli açmazı diyebileceğim bina sorununun tüm müdürlüklerimizde ve özellikle İstanbul’da çözümlenmesini, çağdaş anlamda büyük opera evlerine en kısa zamanda tekrar kavuşmamızı diliyorum.”
X