Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türk olmak kolay değil!

GÜZEL bir coğrafyada yaşıyoruz. Cennet gibi bir vatanımız var.<br><br>Göz kamaştırıcı bir tarihe, gıpta edilecek doğal zenginliklere sahibiz.

72 milyon insanız. Aptal da sayılmayız.

Peki, neden iki yakamız bir araya gelmiyor?

Uzun yıllardır hep aynı sorunlarla boğuşuyoruz.

Hâlâ bıkmadan “Herkes gider Mersin’e, biz gideriz tersine” ya da “Eller aya, biz yaya”türküsünü söyleyip duruyoruz.

Hele son 7 yılda, daha da geriye gittik... Artık kalemler bile geriye doğru yazıyor. Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık yolundan hayli uzaklaşmış bulunuyoruz.

Borç bini aştı. Batı’nın esiri haline geldik! Peki, neden, neden, neden?

Bu soru bir matkap gibi beynimi delerken, birden cevabı buldum galiba!

* * *

1809-1882 yılları arasında yaşayan Evrim Kuramı’nın babası İngiliz bilim adamı Charles Darwin’in 200’ncü doğum yıldönümü için yapılan kutlama haberlerini okuyordum. Onun bir sözü dikkatimi çekti. Sanki bu, aradığım cevap gibiydi. Şöyle diyordu:

“Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir.

Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar.

‘Tavuk toplum’ önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığını farkında bile olmaz!”

Biz “tavuk toplum” muyuz? Ne dersiniz?

* * *

Ekonomi profesörü olan bir arkadaşımla sohbet ediyordum. “Nedir piyasalardaki durumlar?” diye sordum. “Halimiz hiç de parlak değil” dedi ve anlatmaya başladı.

Ekonomimizin içinde bulunduğu sıkıntıları, ülkenin kötü yönetildiğini, iç ve dış borçlarımızın rekor düzeyde olduğunu, bu borçlanma nedeniyle siyasi tavizler vermek zorunda kaldığımızı filan anlattı. Bilinmeyen konular değildi ama kabalık etmemek için sabırla dinledim. O anda aklıma içinde bulunduğumuz duruma pek uyan bir fıkra geldi, güldüm...

Arkadaşım gülmeme alınıp “Benimle dalga geçme” diyerek biraz kırgın ayrıldı.

Aklıma gelen, fakat ona
anlatmadığım fıkra şöyleydi: İki eski arkadaş yıllar sonra bir araya gelmişler... “Yeni bir şey var mı?” diye sormuş ilki... Diğeri cevap vermiş:

“Sorma birader, karım beni aldatıyor!”

Arkadaşı başını sallayarak “Sevgili dostum” demiş “Sen sorumu yanlış anladın. Ben, yeni bir şey var mı diye sordum!”

 Ben de arkadaşıma “Ekonomide yeni bir şey var mı?” diye sormuştum. O ise bilinenleri tekrarlayınca aklıma bu fıkra gelmişti...

* * *

Günümüzde Türk olmak zor dostum!

Türk olmak, çile çekmektir. Türk olmak, kendi ülkende bile hor görülmek demektir.

Türk olmak soykırımla, kan dökmekle, vahşetle suçlanmaktır.

Türk olmak, 1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürt’ü öldürmektir.

Türk olmak, yabancılara satılan yerlerde ırgat olarak çalışmaktır.

Türk olmak, yurduna ve ulusuna sahip çıktığın vakit “faşist” damgası yemektir.

Türk olmak, davul-zurna ile askere uğurlanıp, vurulursan “Vatan sağ olsun”denilerek şehitliğe gömülmektir.

Türk olmak, teröristi öldürdüğün zaman hapse girip yargılanmak demektir.

Türk olmak, ulusuna söven bölücülere, hainlere ve işbirlikçilerine ses çıkarmamaktır.

Türk olmak, haksızlığa ve açılımlar nedeniyle aşağılanmaya razı olmaktır.

Velhasıl, günümüzde Türk olmak çok zordur!

 

X