Gündem Haberleri

    Türk: Öcalan'ın elinden tutun

    hurriyet.com.tr
    02.12.2009 - 13:14 | Son Güncelleme:

    DTP Başkanı Ahmet Türk, AK Parti'ye Öcalan'la ilgili çarpıcı mesajlar verdi. İşte konuşmasında satır başları:

    - MHP’nin statüko önerisiyle ve AKP’nin önerileriyle Kürt sorunu çözülemez. İşin esasında Kürtleri dışında tutan onların iradesini dikkate alınmayan politikalar yapılmaktadır. Bunlar yıllarca denendi ve sonuç alınamadı. Buna rağmen aynı politikalarda ısrar ediliyor.

    - Çözüm yöntemlerini birlikte tartışmalıyız. Sorun Kürt halkının, Anayasa’da kabul edilip edilmemesi konusudur. Kürt halkının iradesi dikkate alınmadan bu sorunun çözülmesi mümkün değildir.

    - Karşımızda köklü sorun varken, bazı idari düzenlemelerle çözüm mümkün müdür? Köy kasaba isimlerini geri vermek, ceviz kabuğunu bile doldurmayacak bazı değişiklerden bahsediyor. Halkımız zaten Türkçe isimlerini kullanmıyor.

    - Oldukça hassas ve dikkatli olunması gereken bir dönemden geçiyoruz. Siyasetçilerin sorumlu ve ciddi yaklaşım göstermesi gerekir. Biz bu hassasiyeti en üst düzeyde gösterme çabası içindeyiz.

    - Yıllardan beridir inkar edilen bir halkın değerleri hiç yokmuş gibi bir yaklaşım sürdürülüyor. Kürt halkının hassas olduğu değer yargıları konularında,  başta iktidar olmak üzere muhalefette oldukça dikkatli bir üsluba sahip olmak zorundadır.

    - Hassas konuların başında sayın Abdullah Öcalan’ın giderek ağırlaştırılan yaşam koşulları ve İmralı sistemi geliyor. Görüyoruz ki insan hakları sözleşmeleri ve toplumsal hassasiyetler hiçe sayılıyor. AKP hükümeti döneminde imralı’da uygulanan politikaların şantaj ve tehdit unsuru haline getirildiğine dair halkımızda çok ciddi koşullar oluşmuş durumdadır.

    - Geçtiğimiz yıl meydana gelen zorla saç kazma ve fiziki şiddet durumu hala aydınlatılmadı. Sorumlular yargı önüne çıkarılmadı. Şimdi ise bir iyileştirmeymiş gibi kamuoyuna sunulan bu durum, toplumun beklentisi, tutukluluk koşullarının iyileştirilmesiyken tam tersi yapılıyor.

    - Öcalan’ın avukatlarına söylediği “Bir ölüm çukuruna atılmış gibiyim” sözleri, yaşam koşullarının ne derece zorlaştırıldığını açıkça ortaya seriyor.

    - İmralı herhangi bir cezaevi değil, Öcalan’da normal bir tutsak değildir.

    ÖCALAN’IN ELİNİ TUTUN

    - İmralı hükümetin açılım olarak ortaya sürdüğü sürecin armasıdır. Bu açılımın en önemli konusudur. Kürtlerin gözü kulağı İmralı’dadır. Kürtler İmralı’ya geliştirilen tavrı kendisine bir tutum olarak saymaktadır. İmralı Kürtlerin en hassas noktasıdır.

    - Sayın Öcalan çağdışı uygulamalara rağmen, 11 yıldır barış için mücadele etmektedir. PKK’nın aldığı eylemsizlik adımı ve barış elçilerinin gelişi onun eseridir. Öcalan’ın uzattığı bu elin tutulması gerekirken, sergilenen davranışları halkımızın kabul etmesi mümkün değildir.

    - İMRALI SİSTEMİ DEĞİŞTİRİLMELİDİR

    - Öcalan’ın dikkate alınmadığı, onun yok sayıldığı bir süreç, Kürt sorunun çözümüne bir katkı sağlamaz. Tecride dayalı İmralı sistemi hala devam ederken, açılımdan söz etmenin bir inandırıcılığı olmaz.

    - Toplumsal gerginliğin tırmanmaması için halkın hassasiyetlerinin dikkate alın. İmralı sistemine bir an önce son verilmesi gerekiyor. Bu ülkemizi çok tehlikeli noktaya sürükler. İmralı sistemi bir çatışma zemini olmaktan çıkarılmalıdır. İmralı çözüm için bir kapı, barışın anahtarı olarak görülmelidir. Sayın Öcalan’ın çözüme katkı sunabileceği koşullar yaratılmalıdır.

    - Kürtlerin barış taleplerinden vazgeçeceğini sanmak yanılgıdır. Hükümet ülkemizi yeniden çatışmalı ortama sürükleyecek olan bu politikadan vazgeçmelidir.

    ÖCALAN’IN KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMEDİ

     

    -Yaşama koşulları iyileştirilecek haberler pompalandı ancak, 10 metrekarelik bir yerden, 7 metrekarelik bir yere alınmış. Daha önce pencereden hava alma imkanı varken, şimdi tavanda bir penceresi var. Burada bir iyileştirme değil, tam tersine koşulları daha da geriletmiştir. Biz burada bu gibi yaklaşım biçimlerinin toplumda tepkiler yarattığını hepimiz biliyoruz. Sayın Öcalan önemli bir şahsiyet olmasaydı, diğer mahkûmlar gibi başka cezaevinde olurdu.  Türkiye’nin hassasiyetleri diyoruz, 72 milyonun hassasiyeti diyorsanız, Kürtlerin hassasiyetinin de içine katılarak değerlendirilmesi gerekiyor.

     

    TÜRKİYE’DEKİ EYLEMLER

     

    -Tabii ki toplumun tepkisidir.  Biz bunu bir gerilim olarak değerlendiriyoruz. Elbette ki insana yönelik bir eylemin yaşanmasını istemiyoruz. Ama toplumsal bir gerilim çıktığı zaman bunu bir partiye ve anlayışa bağlamak doğru değil.

     

    - Biz başından beri bu tepkilerin göz önünde tutularak Türkiye’yi rahatlatacak bir çözümün bulunmasını istiyoruz. Bütün Kürtler bu çatışmalı ortamın sona ermesi konusunda kararlı bir duruş sergiliyor. Kürtlerin taleplerinin yerine getirecek bir formülün ortaya konulması.  Doğal olarak toplumu tatmin etmeyen bir durum ortaya çıkarsa, tepkilerde gelişir. Biz bu konuda bu süreçte, tepkilerin demokratik şekilde olması için çalışmaları yapacağız.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı