Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türk Müslümanlığı bölücülük

    Hürriyet Haber
    01.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ‘‘Türk Müslümanlığı’’ kavramı, İlahiyatçılar arasında büyük tartışma yarattı. Prof. Süleyman Ateş, ‘‘Bir tek Müslamanlık vardır. O da evrenseldir’’ diyerek, kavrama karşı çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İrfan Yücel de ‘‘İslamlığın Arabı, Türkü olmaz’’ dedi.

    Başbakan Mesut Yılmaz'ın ortaya attığı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlhan Kılıç'ın desteklediği ‘‘Türk Müslümanlığı’’ kavramı yeni bir tartışma başlattı. Bazı ilahiyatçılar Türk Müslümanlığı kavramına yüklenen mananın önemine dikkat çekerken, bazıları kavramı ‘‘bölücülük’’ olarak niteledi.

    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Ateş, ‘‘Bir tek Müslümanlık vardır, o da evrenseldir’’ diyerek kavram üzerinde durdu. Müslümanlığı Türk, Arap, Acem Müslümanlığı şeklinde ayırmanın yanlış olduğunu belirten Ateş, şunları söyledi:

    ‘‘Bütün dinler evrenseldir. Bir tek Hristiyanlık vardır; Hz. İsa'nın getirdiği. Bir tek Müslümanlık vardır; Hz. Muhammed'in getirdiği. Hz. Muhammed ırk itibarıyle Araptır. Ancak Arap milliyetçiliği gütmemiştir. Getirdiği prensipler evrenseldir. Bütün insanlığı ilgilendirir. Bunu Arap Müslümanlığı, Türk Müslümanlığı diye ayırmak ayrımcılıktır, bölücülüktür. İslamı bir milletin malına indirgemek doğru değildir.’’

    Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hüseyin Atay da konunun tartışılması gerektiğini belirterek ‘‘Bütün Müslümanlar arasında uygulamadaki farklılık İstanbul-Erzurum arasındaki uygulama farklılığı kadardır. Irak Hanefileri'yle bizim aramızda fark yok. Irak Şafileri ile Şafi Türkler arasında da fark yok’’ diye konuştu.

    YORUM FARKI OLABİLİR

    Diyanet Vakfı Kadın Kolları Başkanı Ayşe Sucu, Türk Müslümanlığı, Arap Müslümanlığı gibi kavramlara yüklenen mananın önemli olduğuna dikkat çekti. Türk Müslümanlığı'nın farklı din gibi algılanmasının yanlış olacağını savunan Sucu, şunları söyledi:

    ‘‘Dini yaşama biçimi veya yorumlamalarda farklılıklar olarak algılanabilir. Ama bu, Müslümanları tefrikaya (ayrımcılığa) götürecek, birlik beraberliği zedeleyecekse, ifadeler dikkatli kullanılmalıdır.’’

    Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Beyza Bilgin konuya farklı bir boyuttan yaklaşarak, henüz Türk-İslam yorumu yapılmadığını kaydetti. Türklerin Arap, Fars, Suriye, Irak, Bizans gibi kültürlerden etkilendiklerini vurgulayan Bilgin, İslamdan önceki -ırk, kadın-erkek ayrımı gözetmeyen- kültürün Kuran'ın ruhuna daha uygun olduğunu belirterek şunları söyledi:

    ‘‘Herkes Kuran'ı anlayarak okursa ne mezhep kalır, ne milliyet kalır. O zaman birlik olur, bölücülük olmaz. Kuran'daki İslam birdir. Ama bizim onları yorumlamamız, uygulamamız kültürümüzdür. Farklılıklar olacaktır. İslam hukuku fıkıhçılar tarafından yapılmış yorumlardır. Kuran ilahi, hukuk beşeridir. O hukuk yeniden düzenlenebilir.’’

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İrfan Yücel de ‘‘İslamlığın Arabı, Türkü olmaz’’ dedi. Toplumlarda Müslümanlığı farklı yorumlayan veya yaşayan insanlar olabileceğini ifade eden Yücel, ‘‘Bu ayrı bir konudur. Arap için ayrı, Türk için ayrı, Acem için ayrı bir Müslümanlık düşünülemez. Açıklamanın ilmi bir yönü yok. Bunlar içlerinden geldiği gibi konuşulan şeyler’’ dedi.

    Yeniden Doğuş Partisi Genel Başkanı Hasan Celal Güzel, ‘‘Kimse yeni din icat etmeye kalkmasın, peygamberliğe soyunmasın. Herkes kendi işine baksın’’ dedi. Güzel, Başbakan Yılmaz'ı yanlış tartışmalara yol açmakla, Hava Kuvvetleri Komutanı Kılıç'ı da devletin din işlerine müdahale etmekle suçladı.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı