Türk Müslümanlığı

Hürriyet Haber
01 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 01 Eylül 1998 - 00:01

Yavuz GÖKMEN

İtiraf edeyim ki ben tam anlamıyla dindar bir insan değilim. Allah'a ulaşmanın yollarını bazen sadece bir tek dinde aramanın yeterli olmayabileceğini bile düşünüyorum. Bu yüzden inceleyebildiğim tüm dinleri inceledim ve incelemekteyim. Bana göre, insan bireysel olarak her dinin beğendiği kurallarını uygulayabilecek özgürlüğe dahi sahip olmalıdır. Ancak bu özgürlük sadece insanın Allah'la arasındaki ruhani ilişkiye özgü olmalıdır. İnsanların inançları ya da inançsızlıklarına devlet ya da başka herhangi bir kurum asla karışmamalıdır.

Elbette ki devletin dini olmasına ve dinin kurumsallaştırılmasına da karşıyım. Allah'ın kitaplarının devletlerce ele alınarak yorumlanmasına ve hele hele bunların devletler elinde ve baskı altında yorumlanmasına şiddetle karşıyım.

* * *

Bu yüzden dünkü Sabah Gazetesi'nde Hava Kuvvetleri Komutanı'nın ‘‘Türk Müslümanlığı’’ konulu konuşmalarını okuyunca hayret ve dehşete düştüm. Açıkça söyleyeyim ki bu kadarını beklemiyordum.

Din konusunda da her konuda olduğu gibi mutlak özgürlüğü savunan ve asla dindar olmayan bir insan olarak, filozofik açıdan tam karşıt görüşleri savunmak zorundayım. Üstelik bunu zorunda olduğum için de yapmıyorum. Savunduklarıma canı yürekten inanıyorum.

Şu anda bir gazete malumatı mesafesinde olduğu için ihtiyatla karşılanması gereken bu sözler maalesef bana öncelikle 12 Eylül Kenan Evren'ini hatırlattı. Kenan Evren, 12 Eylül'de adeta üniformalı bir imam gibi meydanlara çıkmış ve aynı günlerde din istismarından hapislerde yatmakta olan Milli Selamet Parti'lilere taş çıkartırcasına din istismarcılığı yapmıştı. Hapislerde yatan MSP'liler yargılandıkları mahkemelere, ‘‘Bu adam bizden beter din istismarcılığı yapıyor; ya bizi salıverin ya onu da tutuklayın’’ mealinde dilekçeler verdiklerinde hep aynı cevabı almışlardı:

‘‘Onun konumu başka!’’

* * *

Hava Kuvvetleri Komutanı'nın sözleri Kenan Evren'in iyi niyetle yaptığı ama sonradan çok vahim sonuçlara yol açan davranıştan da öte vahamet taşıyor. Bu sözler ve bu düşünce tarzı ne kadar iyi niyetle söylenmiş olursa olsun bana Adolf Hitler'in Nazi Almanyası'nda din konusuna yaklaşımını hatırlatıyor. Hitler, Almanya'da tek din olduğunu, bunun da nasyonal sosyalizm adını taşıdığını söylemişti. Söylemekle kalmamış bütün kiliselere kendi adamlarını getirerek ortada din iman bırakmamıştı.

Kuşkusuz Hava Kuvvetleri Komutanı bu amacı taşımıyor. Ama belki de sözlerinin nereye varacağını kestiremiyor. Çünkü o, bir din adamı değil, bir asker. Askerlerin askerlik dışındaki konularla uğraşmasının ne kadar tehlikeli olacağını maalesef kavramamış görünüyor.

Kavranılması gereken, Türkiye'nin baskı ve yönlendirmeye değil demokrasiye muhtaç oluşudur.

Kavranılması gereken, Türkiye'nin bölünmeye değil kardeşçe bütünleşmeye muhtaç oluşudur.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı