Türk markaları yurtdışına açıldı yabancı fonların radarına girdi

Demet CENGİZ BİLGİN
28.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türk markaları ülke içinde yaygınlıklarını artırıp, yurdışına açılırken yabancı yatırım fonlarının da dikkatini çekti. Dubaili ve Amerikalı iki fon Kiğılı Giyim’le ortaklık için zemin yoklarken, Silk&Cashmere iki fonla ciddi görüşmeler yaptı. Collezione ise Hollandalı ve İngiliz iki fonla azınlık hisse satışı için temasa geçti.

TÜRKİYE’de önemli yatırımlar yapan uluslararası yatırım fonlarının yeni gözdesi Türk perakende markaları oldu. Bir yandan ülke içinde yaygınlıklarını artırıp, bir yandan da yurdışına açılan Türk markaları yabancı yatırım fonlarının dikkatini çekti. Türk markaları bu gelişmeyi finansman sağlayıp büyümek için fırsat olarak görüyor. Kiğılı Giyim, Dubaili ve Amerikalı iki fonla satış için pazarlığa otururken Collezione de Hollandalı ve İngiliz iki fon ile azınlık hisse satışı için görüşüyor. Avrupalı iki fon Esse’nin kapısını çalmış durumda ve görüşmeler ciddiyetle ilerliyor.
Kiğılı satışa sıcak
Kiğılı “İstediğim parayı verirlerse tamamını satacağım” derken, Esse ve Collezione çoğunluk hissesini satmaya yanaşmıyor. Silk and Cashmere CEO’su Ayşen Zamanpur da, “10’dan fazla fonla görüştük. İki tanesiyle ciddi görüşmelerimiz oldu. Fırsatlara bakıyoruz ama ‘satacağız’ diye birşey de yok” mesajı verdi. Abdullah Kiğılı, sürecin hızla ilerlediğini belirtirken, “İki yıl sonra Türk perakende şirketlerinin yarısı ya el değiştirecek ya da ortak almış olacak” dedi.
Kiğılı’nın şartı 5 yıl
Sektörün duayeni Abdullah Kiğılı, Kiğılı markasını satmak için Dubaili ve Amerikalı iki fonla görüşüyor. Ancak, “5 yıl başında kalırım. Sonra bırakır, çıkarım” şeklinde ön şartı var. Kiğılı, “Görüşmeleri şirketin tamamını satmak üzere yapıyoruz. Yüzde 40-50’lik satış düşünmüyorum. İstediğime rakama yakın bir meblağ önerdiler. Tok satıcıyım ve çok para istiyorum. Satış olursa yıl içinde olur” diye konuştu. Kiğılı, “Abdullah Kiğılı markası da gündemde mi?” şeklindeki sorumuza “İyi para verene satarım. Gerekirse ismimi değiştirip hayata ‘Ahmet Özer’ gibi yeni bir isim seçip devam da edebilirim” diye espirili yanıt verdi.
Her canlı ölümü tadacak
Esse’nin patronu Semih Şeftali de büyümek isteyen şirketlerin yatırıma açık olması gerektiğini “Her canlı bir gün ölümü tadacak” diyerek anlattı. Şeftali, “Para konuşulduktan ve o aşama geçildikten sonra önemli olan şirketin nasıl büyüyeceği, ne gibi yatırımlar yapılacağı. Birleşme için önce ön anlaşma imzalanıyor. Mutabakat sağlanması durumunda nihai anlaşma sonra. Biz ön anlaşma imzalamadık ama yatırımcıya sıcak bakıyoruz” diye konuştu.

Ankete göre markaların yüzde 48’i ortaklığa açık

BARCELONA’da 6’ncısı düzenlenen Perakende Liderler Konferansı’nda yapılan ankette perakende sektörü yetkililerinin yüzde 48’ninin şirketini 5 yıl içinde satmak ve ortak almayı düşündükleri ortaya çıktı. Ankette “Şirketinizi satma-ortak olma ile ilgili planlarınız nedir? sorusunda katılımcılar, yüzde 48’lik bir oranla ‘5 yıllık planımız içinde satmak-ortak almak var’ şıkkını seçti.

Best Buy’ın mağazaları için pazarlık sona yakın

TEKNOSA’nın, 2010 sonunda Türkiye’den çıkan Best Buy’ın İzmir ve Ankara’daki iki mağazasını almak için pazarlıkta olduğu ileri sürüldü. Teknosa Genel Müdürü Mehmet Nane’nin de bu nedenle Barselona’daki Liderler Zirvesi’ne katılamadığı belirtildi. Nanne’nin Abdullah Kiğılı’yı aradığı ve “Best Buy mağazaları için görüşmelerim var. O yüzde gelemiyorum” diye mazeret bildirdiği söyleniyor.

Orakçıoğlu: Neden biz yabancıları almıyoruz

ORKA Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, yatırım fonlarından gelen ortaklık ve satın alma teklifleriyle ilgili farklı bir değerlendirme yaptı: “Perakende şu anda çok gözde. Biz buradaki parlayan markalarımızla yabancıların merceği altındayız. Ama bu iş çok abartıldı. Artık o kadar çok teklif geliyor ki eline çanta alan kapımıza gelip ‘Size bir yabancı ortak bulalım’ diyor. Neden sadece ortak alarak büyüyecekmişiz? Ben gidip yabancı markayı alarak büyümeyi tercih ederim. Bunu yapacak finansal gücümüz de var. Ama bu tür hizmetleri veren kuruluşlar ne yazık ki ülkemizde yok.”
Türkiye’nin en büyük ve en yaygın hazır giyim markası LC Waikiki’nin patronu Vahap Küçük ise yabancı ortak almak konusunda zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu yönde çok teklif aldıklarını vurgulayan Küçük “Biz 5 yıl içinde böyle bir ortaklık düşünmüyoruz. Gelecekte konuyu farklı değerlendirebiliriz fakat önümüzdeki 5 yılda kendi kaynaklarımızla büyüyeceğiz” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı