Türk: Kredi faizleri ahlak ve adaba aykırı

Hürriyet Haber
10.12.2001 - 15:18 | Son Güncelleme:

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, ``kredi kartı faizleri şimdilik uygulamada. Bu çeşit faiz saptamalarının genel ahlak ve adaba, kamu düzenine aykırı olduğu öne sürülebilir ve burada bu uygulamaya da yargının müdahale etmesi olanağı sağlanabilir`` dedi.

Türk, ATO Başkanı Sinan Aygün ve beraberindeki heyeti kabul etti. Sinan Aygün, kabulde yaptığı konuşmada, şu anda banka kredi kartlarına, piyasa faizleri ile alakası olmayan, enflasyonla alakası olmayan faizler uygulandığını kaydetti

Aygün, şunları söyledi: ``Ödenmediğinde faizler yüzde 375`e kadar çıkabiliyor ve sözleşmelerde bu oranlar yazılı değil ve bu sözleşmeler sadece bankada kalıyor bize vermiyorlar.

Ocak ve şubat ayında ülkede bir kredi kartı faciası yaşanacağını düşünüyorum çünkü kimse ödeyemiyor. Bu da sosyal dengeleri maalesef çok bozuyor. Çek kanunun, kredi kartı faiz ve uygulamalarının vicdandan yoksun, Türkiye gerçeklerinden yoksun, vatandaşla büyük bankaları karşı karşıya bırakmayacak şekilde bir düzenleme yapmanızı istiyoruz.``

Bakan Türk de, faiz oranı ile hukukta bir sınırlama olmadığını kaydederken, şöyle devam etti:

``Kredi kartlarına uygulanan faiz uygulamalarında yüzde 375 oanında bir faiz oranın bu uygulanış şekliyle bu Borçlar Kanunu 20. maddesi anlamında genel ahlak ve adaba kamu düzenine aykırıdır.

Ayrıca Türk hukukunda geniş iş şartları konusunda yeni bir düzenleme yapılmalı. Borçlar Kanunu`nun 20. maddesi bu konuda önemli yaptırımlariçermektedir. Yeni Borçlar Kanunu Tasarısı`nda genel iş şartları ayrıntılı şekilde düzenlenmektedir.

Ancak o tasarının son şeklini alması en azından 6 aylık bir süre beklemimizi gerektirecek. Şimdilik uygulamada bu çeşit faiz saptamalarının genel ahlak ve adaba, kamu düzenine aykırı olduğu öne sürülebilir ve burada bu uygulamaya da yargının müdahale etmesi olanağı sağlanabilir. Bu başka bir yönden de yargının ve cezaevlerinin işini artırmaktadır.

Kredi kartını rahatça kullananan vatandaşlar kendilerine icra tebligatı geldiği zaman ya itiraz etmemekte, ya mal beyanında bulunmamaktadır. Mal beyanında bulunulmadığı takdirde hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanmaktadır.


Son zamanlarda her ay ortalama 800-1000 kişi cezaevine girmektedir. Vatandaşlarımızın bu konuda dikkatli olması gerekir ama vatandaşların böyle haksız bir uygulamaya karşı korunması zorunluluğu da açıktır. Sanıyorum ki Borçlar Kanunu`nun 20. maddesi çerçevesinde bu tip uygulamalar değerlendirilebilir.``
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı