"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Türk gelin, damat evinde

<B>CUMARTESİ </B>öğle saatlerinde Yunanistan’ın Simi Adası’na girerken beni küçük bir sürprizin beklediğini bilmiyordum.<br><br>Limana ilerlerken ilk dikkatimi çeken şey, Türk bayraklı teknelerin çokluğuydu.

Bizim teknemiz, tesadüfen magazin sayfalarından çok iyi tanıdığımız bir teknenin yanına yanaştı.

‘Cobra Queen’ adlı tekneyi siz de biliyor olmalısınız.

Hülya Avşar’ın hepimize ‘Helal olsun’ dedirten o muhteşem bikinili fotoğraflarının çekildiği tekne.

Kaptanımız tekneyi limana bağlarken ben de Cobra Queen’i merakla izliyorum.

İçerde büyük bir gazeteci kalabalığı var.

Aralarında, Hürriyet’in Atina Temsilcisi Yorgo Kırbaki’yi seçiyorum.

Benim için hoş bir sürpriz oluyor.

O da benim, hemen yandaki teknede olduğumu bilmiyor.

İstanbul’u açıp beni Yorgo Kırbaki’ye bağlamalarını söylüyorum.

Yorgo işini yaparken telefonu çalıyor. Ona ‘Sağına bak’ diyorum, beni görüyor.

* * *

Teknede ‘Yabancı Damat’ dizisinin iki kahramanı var.

Nazlı ile Niko, büyük çoğunluğu Yunanlı olan gazetecilere poz veriyor, sorularını cevaplıyor.

Bu arada biraz ileride hareket etmeye hazırlanan feribottaki Yunanlılar, ellerindeki fotoğraf makineleri ve cep telefonları ile durmadan fotoğraf çekiyorlar.

Daha girişken olanları ise Cobra Queen’e girip Nazlı ve Niko ile hatıra fotoğrafı çektiriyorlar.

Dikkat ediyorum, özellikle kadınlar, genç kızlar ve çocuklar çok ilgili.

Filmin iki Türk aktörü gerçek bir megastar muamelesi görüyor.

Kimse onlara gerçek isimleriyle seslenmiyor.

‘Nazlı’ veya ‘Niko’ diyorlar.

‘Yabancı Damat’ dizisinin Yunanistan’da çok tuttuğunu okumuştum.

Ama bunun gerçekte ne anlama geldiğini cumartesi günü Simi’de kendi gözlerimle gördüm.

Bu film sandığımızdan daha büyük bir iş başarmış.

* * *

Akşam Simi’nin meydanında çok güzel bir tören vardı.

Simi Belediyesi, dizinin iki oyuncusuna ve yapımcısı Türker İnanoğlu’na ödül verecekti.

Meydanın ortasına büyük bir sahne yerleştirilmiş.

Seyirciler için sandalye düzeni kurulmuş.

Bize de ön sırada yer ayırmışlar.

Oturup töreni izledik.

Yunanca’dan Türkçe’ye, Türkçe’den Yunanca’ya çevirileri Atina Temsilcimiz Yorgo Kırbaki yaptı.

Sahnenin önü, aynı bizdeki gibiydi.

Yani fotoğrafçı ve kameramanlardan sahneyi göremedik.

Simi, 3 bin kişinin yaşadığı küçük bir kasaba.

Ahalinin neredeyse üçte biri oradaydı.

Bir Yunan düğün orkestrası çok güzel şarkılar çaldı.

Bu arada bu dizi için bir şarkı bile yapmışlar.

Gençlerden ve çocuklardan oluşan iki halk dansları topluluğu dans gösterisi yaptılar.

* * *

Simi Belediye Başkanı, 30’lu yaşlarında genç ve dinamik bir adam.

Özalvari bir kafası olduğu her halinden belli.

Geçen yıl adanın tanıtımı için 300 bin Euro’luk reklam harcaması yapmış.

‘Ondan bir sonuç alamadık. Ama Yabancı Damat dizisi inanılmaz bir tanıtım yaptı. Adamız yükselişte’ diyor.

Bu sezon küçük adaya 1000’den fazla Türk teknesi gelmiş.

Ayrıca Yunanlıların ilgisi de müthiş artmış.

Anlayacağınız burada, Asmalı Konak’a benzer bir etki yaratmış.

* * *

Yakın Yunan adaları ile Türkiye arasındaki sınırlar yavaş yavaş siliniyor.

Yorgo Kırbaki, sabah Rodos’tan deniz otobüsüyle Simi’ye gelmiş.

Aynı otobüs oradan Datça’ya geçiyor.

Simi Limanı Türk tekneleriyle doluyken, deniz otobüsünde de çok sayıda Yunanlı ellerindeki boş valizlerle Datça’ya gidiyormuş.

Alışveriş oralardan yapılıyor.

Yani bu yumuşama, her iki taraftaki insanlara yarıyor.

Tabii bütün bunlardan en fazla memnun olan insanlardan biri, kıyıdaki Manos Restoranı’nın sahibi.

Yakından tanıdığı Türklerin sayısı her geçen yıl biraz daha artıyor.

Restoranı her zaman tıklım tıklım.

Bu yıl iki yeni ürününü daha tattırdı.

Deniz minaresi ile deniz kestanesi yedik.

Her zamanki gibi neşeli, kıpır kıpır, hayat dolu.

Yemekleri kadar bu neşeli ve samimi tavrı insanları oraya çekiyor.

Manos sıkı bir Sezen Aksu hayranı.

Bu yıl Hülya Avşar’la tanışmış.

Güzelliğini anlata anlata bitiremiyor.

* * *

Gece saat 12.00’ye doğru gökyüzüne bakıyorum.

Hilali biraz geçmiş olan ayın tam ortasında bir yıldız duruyor.

Aşağıda Yunan bayrakları, yukarıda işte böyle bir manzara.

O sırada karşıdan kalabalık bir grup geliyor. Sanki resmi geçit var.

Önde Nehir Erdoğan ile Özgür Çevik.

Yanlarında Türker İnanoğlu ve oğlu İlker.

Arkada bir gazeteci ve kameraman ordusu.

Simi’nin küçük kordonunda merasimi tamamlıyorlar.

Bu yıl Simi daha da güzeldi...
X