Gündem Haberleri

    Türk erkeği bıyıklı atalarıyla yolunu ayırıyor

    Hürriyet Haber
    29.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    PİAR TN-Sofres 1993 ve 1997 yıllarında yapmış olduğu Türkiye Profili araştırmasını benzer örnek yapısıyla 2001 yılında tekrar gerçekleştirdi.Geçen hafta PİAR TN Sofres Genel Müdürü Ayşıl And'la oturup bu araştırmanın sonuçları üzerinden tek tek geçtik. Türkiye Profili 2001'in sonuçları 1993 ve 1997 yılının sonuçları ile karşılaştırmalı olarak incelendiğinde Türkiye'nin birçok sosyolojik gerçeğine ve tüketim alışkanlığı değişimine ışık tutuyor. İşte bazı sonuçlar:1993'teki yüzde 23 olan bıyıksız erkek oranı 2001'de yüzde 54'e çıkmış. Yorum: Türk erkeği kısa bir süre sonra bıyıklı atalarıyla yolunu iyice ayıracak gibi görünüyor.Kilosunu bilmeyenlerin oranı kadınlarda 1993'te yüzde 38.8'iken 2001'de bu oran yüzde 13,5'a gerilemiş. Aynı oran erkekler için 1993'te yüzde 23.4 iken 2001'de yüzde 5 bulunmuş. Rejim yapanların oranı da 1993'te yüzde 10.4 iken 2001'de yüzde 17.4'e yükselmiş. Yorum: Türk toplumunda sağlık bilinci artma eğilimi gösteriyor.Bir gün önce dişlerini fırçalayanların oranı 1993'te yüzde 42,5 iken 2001'de yüzde 51,3'e yükselmiş. Yorum: Diş macunu markaları reklamlarıyla havanda su dövmüyorlar!Masada yemek yiyenlerin oranı 1993'teki yüzde 31,9'dan 2001 yılında 49,2'ye çıkmış. Yorum: Kim demiş Türkiye batılılaşmayı başaramıyor diye?1993 yılında ailece yemek yiyenlerin oranı yüzde 62.3 iken bu oran 2001'de yüzde 65.9'ye yükselmiş. Yorum: Türkiye'de aile hala yükselen bir değer.Türkiye günde ortalama 4.4 ekmek tüketiyor. Yorum: Türkiye'de ekmeğe zam yaparsanız sosyal patlamayı görürsünüz.Türkiye'nin yüzde 49.6'sı haftada bir yemekli, yüzde 76.2'si yemeksiz misafir ağırlıyor. Yorum: Başka Türkiye yok!Haftaya Türkiye Profili 2001'in sonuçlarına devam edeceğiz. Düşünün bakalım Türkiye'de kına gecesi yapanların sayısı artıyor mu azalıyor mu? Yanıt haftaya..Magnum'sa eğer neye değer?Magnum'un en son reklamında bir genç elinde bozuk para ile tuvalete yaklaşıyor. Tam bozuk parayı tuvalet otomatına atacak, gözü Magnum'un satıldığı otomatik makinaya ilişiyor. Bir an duralayan genci daha sonra zevkle Magnum'unu yerken görüyoruz.. Çünkü Magnum yemek öyle bir zevk ki, insan onun için tuvalet zevkinden bile kendini mahrum edebiliyor! (Tuvalet ve zevk kavramı ilişkisi için bakınız Freud).Aynı mesajı veren bir önceki filmde ise yine bir genci elinde bozuk para ile prezervatif otomatının önünde görüyorduk. Kız arkadaşı da arabada genci bekliyordu. Bu genç de son parasını kız arkadaşını mutlu etmek yerine kendini mutlu etmeye harcıyordu.Magnum'un yukarıda sözünü ettiğim reklam filmleri ürün imajı yaratmada oldukça başarılı filmler, üstelik hiçbiri Türk malı değil. Filmlerde fazlasıyla bizim kültürde rastlanmayan öğeler bulunmasına rağmen , mesaj, izleyiciler tarafından ince elenip sık dokunmuyor ve Magnum için ürün imajı yaratmada başarılı oluyor.Dondurma, doğası gereği tüketim motivasyonu ülkeden ülkeye değişmeyen, satın alma riski düşük ve bireysel hazza yönelik bir ürün. Bu nedenle de bu filmleri izlerken kolay kolay ‘‘Türkiye'de tuvalet, dondurma, prezervatif otomatları o kadar yaygın mı? Türkiye'de bir tuvalet ücreti bir Magnum'un fiyatına eşit mi?’’ diye ek bir düşünce üretimine gidilmiyor.Eğer benim gibi her reklamı ıcığını çıkaracak şekilde incelerseniz bir şeyler tabii ki bulabiliyorsunuz.. Şekil 1'de gösterelim: Her iki film de ‘‘Magnum'sa Eğer Herşeye Değer’’ deniyor. Birinci filmde Magnum için seksten, ikinci filmde ise tuvalet ihtiyacından vazgeçiliyor. Biraz düşündüğünüzde Magnum'un aslında her şeye değil, bir tek şeye değdiğini anlıyorsunuz. Buldunuz mu?Birinci su meydan muharebesine hazır olun!İki haftadır Sağlık Bakanlığı'nın sudan saymadığı Coca-Cola'nın Turkuaz isimli suyundan söz etmiştik. Sağlık Bakanlığı 25 Temmuz 2001 Resmi Gazete'de yapılan yönetmelik değişikliğiyle, yeraltından çıkarılarak işleme tabi tutulan yeni su kategorisini ‘‘işlenmiş içme suyu’’ ismiyle tanıdı. Hatta Sağlık Bakanlığı güzel bir şey yaparak doğal kaynak suları etiketlerinin mavi ve tonlarında, işlenmiş içme suları etiketlerinin ise kahverengi ve tonlarında olması zorunluluğunu getirdi. Düşünce güzel ama önlem yeterli değil. ‘‘İşlenmiş içme suyu’’ kategorisinde markalar çoğalmaya başladığında kafalar karışacaktır. Eğer Sağlık Bakanlığı tüketicinin bilinçli su seçimini sağlamak istiyorsa daha belirgin bir ayrıma yol açacak yöntem bulmalıdır. Yeri gelmişken, öğrendiğime göre Danone de yeni su kategorisine çok sıcak bakıyormuş. Danone Alhambra markasıyla ABD'de bu kategoride önemli bir pazar payına sahip. Galiba yakın bir zamanda öyle bir su meydan muharebesi yaşayacağız ki, Cola savaşları yanında solda sıfır kalacak...ÇekirgelikYanlış, tehlikeli ya da saldırgan konuşmanın panzehiri, özgürlüğü sınırlandırmak değil daha fazla konuşturmak olmalıdır. (David Gordon)
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı