Türk: Çek kanunu yeniden düzenlenmeli

Hürriyet Haber
04.01.2002 - 15:47 | Son Güncelleme: 04.01.2002 - 15:47

Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Türkiye`de karşılıksız çek konusunun çağdaş anlayışa uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, ``Ekonomik bakımdan sorunlu bir dönemden geçerken çeke olan güveni sarsacak bir uygulamanın da doğru olmayacağını düşünüyoruz`` dedi.

Türk, İstanbul Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından, üniversitenin toplantı salonunda düzenlenen ``Çek Hukukunun Güncel Sorunları`` konulu sempozyuma katıldı.

Hikmet Sami Türk, İstanbul`da kaldığı Tarabya`daki Hakimler Evi`nden, sempozyumun gerçekleştirildiği Eminönü`ne yoğun kar yağışı nedeniyle yaklaşık 2.5 saatte ulaşabildi. Toplantıya 500 metre kala mesafede Galata Köprüsü girişinde makam arabasından inen Türk, toplantı yerine yürüyerek ulaştı.

Türk, sempozyumda yaptığı konuşmada, 2001 yılının TBMM açısından çok yoğun bir yasama çalışmasına sahne olduğunu belirterek, geçen yıl çeşitli kanunlar çıkartıldığını hatırlattı.

Bunlardan en önemlisinin 1982 Anayasası`nda yapılan kapsamlı değişiklikler ile Türk Medeni Kanunu`nun yürürlüğe girmesi olduğunu dile getiren Türk, şöyle konuştu:

"Anayasa`da yapılan değişiklikler birtakım uyum yasalarının çıkartılmasını zorunlu kıldı. Bunlardan birisi de çek ile ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunmasına ilişkin kanundur.

Türkiye`de mahkemelerde uyum kanunu çıkartılıncaya kadar önlerindeki çek ile ilgili davalar ya beklemede ya da itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi`ne götürülmekte. Şu ana kadar Yüksek Mahkeme`de itiraz yoluyla yapılmış 30 başvuru var. Anayasa Mahkemesi önümüzdeki günlerde bunlara eğilmek zorunda olacak.``

Çekin bir ``kredi aracı`` değil ``ödeme aracı`` olduğunu belirten Türk, karşılıksız çek sorununun öteden beri hukukta önemli bir konu olduğunu söyledi.

Türk, halen yürürlükte olan yasada ödenmeyen çekler ile ilgili sahiplerine 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verildiğini hatırlatarak, bunun çok büyük bir adaletsizlik olduğunu anlattı.

Kıymetli Evrak Hukuku`nun 1985 yılında çıkartılan 3167 sayılı kanunla yozlaştırıldığını ifade eden Türk, bu durumun düzeltilmesi için şimdiye kadar çeşitli çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Türk, en son 1999 yılında Başbakan Bülent Ecevit`in imzasıyla Meclis`e yeni bir tasarı sunulduğunu, bu tasarının Adalet Komisyonu`nda görüşüldüğünü kaydederek, buna karşılık Anayasa`da yapılan son değişiklik ile birlikte kendilerinin de yeni bir yasa tasarısı hazırladıklarını söyledi.

Bu tasarının tamamlanmasının ardından halen Meclis`te olanı geri çekeceklerini kaydeden Türk, yasanın 2002 yılında çıkartılacağını umduğunu anlattı.

MAHKEMELERİN YÜKÜ

Türk, 1999 yılında karşılıksız çek dolayısıyla 320 bin 327 dava açıldığını, bu rakamın Türkiye`de açılan toplam icra davalarının yüzde18.4`ünü karşıladığını bildirdi. 2000 yılında ise açılan dava sayısının 262 bin 611 olduğuna dikkati çeken Türk, şöyle devam etti:

``Türkiye genelinde açılan ceza davası toplamı ise 1 milyon 749 bin 853`tür. Bu da yüzde 15`e tekabül ediyor. Karşılıksız çek konusunun uygulamadaki önemini ve mahkemelerimizin sadece bu nedenle nasıl bir iş yüküyle karşı karşıya bulunduğunu gösteriyor.

Karşılıksız çek olayı tam bir sosyal felaket haline geldi. Anayasa`da değişiklik yapılmamış olsa dahi Türkiye karşılıksız çek konusunu çağdaş anlayışa uygun olarak yeniden düzenlemek zorunda. Anayasa`ya uygun bir düzenleme yapılırken de bir ödeme aracı olan çeke olan güveni sarsmamak lazımdır.

Bu nedenle hürriyeti bağlayıcı ceza kaldırılırken, bunun yerini alacak olan etkili, hukuki ve cezai yaptırımlar getirmek zorundayız. Bizim hazırladığımız tasarıda, bu yapılmaya çalışıldı.

Ekonomik bakımdan sorunlu bir dönemden geçerken çeke olan güveni sarsacak bir uygulamanın da doğru olmayacağını düşünüyoruz. Artık, muhafaza edemeyeceğimiz hürriyeti bağlayıcı ceza kadar etkili olacak başka hukuki ve cezai yaptırımlar getirilmek zorundadır. ``

Ayrıntılı olarak hazırlanan tasarı hakkında salonda bulunanlara bilgi veren Türk, getirilmek istenen yasa ile bir yandan karşılıksız çek olayını keşide edene tazminat ödemek suretiyle düzeltme olanağı verildiğini, diğer yandan da tazminat ve gecikme cezaları ödemek suretiyle hem çekin ödenmesini, hem de kişinin ceza yaptırımından kurtulmasının sağlandığını bildirdi.

Türk, ``Türkiye bir yandan Anayasa`nın getirdiği uyum kanununu çıkarmak zorunda, diğer yandan da sosyal felaket haline gelen uygulamaya son vermek zorunda. Bir taaftan da çekin yine güvenilir ödeme aracı olarak uygulamada kalmasını sağlamak zorundadır`` diye konuştu.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı