Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türk basketbolu Beşiktaş’ı bekliyor

Geçtiğimiz hafta lig maçlarımız başladı.

Beko Basketbol Ligi’nin ne kadar çekişmeli geçeceğine canlı tanık olduk ve heyecanlandık. Basketbol Ligimizin, Avrupa’da İspanyollardan sonra, ikinci en kaliteli ve çekişmeli ligi olduğunu hep duyuyoruz. Avrupa’nın en iyi ligi olma şansımız da var. Bu yüzden “Türk basketbolu Beşiktaş’ı bekliyor” diyoruz. Gerçekten de Beşiktaş’ın, ligin zirvesinde olmaları beklenen Galatasaray, Fenerbahçe ve Efes’in arasına katılması, ligimizi Avrupa’nın zirvesine taşıyacaktır. Beşiktaş Milangaz Takımı’nın böyle bir gücü var ama yöneticilerin aklı futbolda. Basketbol takımını kurarken gösterdikleri kararlılığı ve fedakârlığı şimdi göstermiyorlar. Beşiktaş’ta bütün sorumluluk, Ergin Ataman’ın omuzlarında. Başka bir deyişle, Beşiktaş’ın zirve yolunda, Ergin Ataman yalnız bırakılmış durumda. Beşiktaş kadrosu çok güçlü ama birbirini tanımayan neredeyse toplama bir takım. Bu oyuncu grubunu takım yapmak için Beşiktaş yöneticilerine de ihtiyaç olduğu gözüküyor. Biz basketbol adamları böyle bir takım kuran yönetime teşekkür borçluyuz ama onların ellerini de taşın altında görmek istiyoruz. Ayrıca buna ek olarak şöyle bir fikrim veya hayalim var. Bugün Beşiktaş’ta oynamış kıymetli birçok basketbol adamı mevcut. Bu basketbol adamlarından oluşan bir (destek kurulu) hem tecrübeleri hem de bilgi ve enerjileri ile Beşiktaş’a zirve yolunda çok faydalı olurlar inancındayım. Bu kuruluş da Türk basketbolu için çok olumlu bir yenilik olur. Bu saydıklarım saha dışı takviyeler.

Bunlar kadar etkili ve faydalı olacak saha içinde gücünün tümünü kullanmayan Semih Erden var. Benim Semih’le sadece birkaç kere kısa süreli konuşma fırsatım oldu. Semih, çok kişilikli ve karakterli bir oyuncu. Onun bir elin parmakları gibi açık duran takımı yumruk haline getirme şansı var ama Semih bu yeteneğinin farkında değil. Beşiktaş takımının ortak bir gayeye ve motivasyona ihtiyacı var. Semih’in, bugüne kadar hiç kullanmadığı (moral lideri) olma yeteneğini sergileme şansı onu bekliyor. Ben, Semih’le Ergin Ataman’ın omuz omuza oldukları gün, takıma büyük bir destek olacaklarına inanıyorum. Ergin Ataman bugün Türkiye’nin, hatta Avrupa’nın en iyi koçlarından biri ama yanında saha içinde pozitif enerji yayan bir lidere ihtiyacı var. Bugün basketbolda takımın başarısını kendi performansından önde tutan oyuncular için kullanılan bazı ölçüler var. Bunların en başında hücumdan savunmaya dönerken yapılan depar sayısı geliyor. Geriye, durum ne olursa olsun deparla dönmeyen oyuncular özveri sıralamasında öne çıkamıyorlar. Semih’in geriye dönerken depar yaptığını ben hiç görmedim. Ayrıca ben Semih’in takım arkadaşlarını toplayıp. Onlara moral verirken de izlemedim. Daha ilginç bir fedakârlık öyküsü ise oyuncuların dizlerini her ay bir kere incelemeden geçiyor. Dizlerindeki ezikler çürükler. Oyuncuların maçlarda boş toplara yere balıklama atladıklarının ispatı sayılıyor. Maçlarda Beşiktaş Salonu’nun boş tribünleri kadar üzücü bir durum olamaz. Özetle Semih’in dizindeki bir-iki damla kan (gösterdiği fedakârlık) boş tribünleri doldurur. Beşiktaş’ı zirveye taşır diyebiliriz. Semih, NBA oyuncusu olarak değil, bu başarısıyla tarihe geçer.

Bu yazıda son konuyu televizyonlarda maç anlatan yorumculara ayırıyorum. Ülkemizde basketbolun yayılıp tanınması ve sevilmesi için en önde gelen görevliler olarak biz hep koçları ve oyuncuları düşünürüz. Hâlbuki bu sorumluluğu taşıyan grubun başında yorumcular vardır. Bugün Amerika’da en iyi, en meşhur oyuncuların basketbolu bıraktıklarının ertesi günü televizyon ekranlarında yorumcu olmalarının sebebi budur. Lig TV 3  bize bu şansı tanıyor. Maç yorumcularının hepsi birbirinden tecrübeli, bilgili ve kişilikli basketbol adamları. Ben bütün genç koçları, basketbolseverleri, Lig TV basketbol yorumcularını dikkatle dinlemeye davet ediyorum. Lig TV yorumcuları arasında Amerikan basketbolunu sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da en iyi bilen Murat Murathanoğlu var. Seneler önce ben ilk İngilizce dersimi ondan almıştım. Hala onu dinlediğimde her gün bir şeyler öğreniyorum. Yaşlandıkça hafıza zayıflar derler. Murat’ta hiç böyle bir durum yok. Eskiden NBA oyuncularının kolejde oynarken kaç sayı ve kaç ribauntla oynadığını bilirdi. Son zamanlarda bu bilgileri azalmadı arttı. Şakayla karışık, şimdi neredeyse NBA oyuncularının koleji bitirirken matematikten kaç puan aldığını bile biliyor. Ben Lig TV’nin bütün yorumcularına teşekkür ediyor, “İyi ki varsınız” diyorum.

X