Türk baklavacı Barclays kurbanı

Zafer ÖZTÜRK / LONDRA
12.07.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

İNGİLTERE’deki iş ve siyaset dünyasını sarsan Barclays Bank skandalının kurbanlarından biri de, Türk girişimci Mehmet Bay. Londra’da bir pastane sahibi olan Bay, kendisine hileyle satılan finans ürünü nedeniyle her ay 12.911 dolar (8.300 sterlin) ödüyor. Türk baklavacının yaşadığı olay İngiltere parlamen-tosunda da gündeme geldi.

İNGİLTERE’de sermaye çevrelerini karıştıran Barclays Bank’ın bankalararası faiz (LIBOR) skandalı gündemden düşmüyor. Londra merkezli Barclays Bank’ın, bankalararası borçlanma maliyetini (LIBOR) gerçek değerinden düşük göstererek, faizi manipüle ettiği gerekçesiyle bankaya 450 milyon (290 milyon sterlin) dolar ceza kesmesiyle patlayan soruşturmada konu edilen mağdurlardan biri de, Londra’daki “Tuğra Baklava”nın sahibi Mehmet Bay oldu. Barclays’in pazarladığı hedge fonlardan satın alan ve mağduriyeti nedeniyle bankaya dava açan Bay, ürünün kendilerine, “Faiz yükselmelerine karşı koruyan bir sigorta poliçesi” olarak tanıtıldığına dikkat çekti.

Öde, yoksa yanarsın

Londra’daki Türk işadamı Bay, yaşadıklarıyla ilgili olarak, “Olayın vehametini ilk ödemeyi yaptığımızda öğrendik. İptal etmek istediğimizde ise bize 467 bin (300 bin sterlin) dolarlık bir fatura çıkardılar. Yani ‘Sus otur yerine, ödemeye devam et, yoksa yanarsın’ mesajıydı bu” diye konuştu.

46 aydır para veriyor

Lehman Brothers’ın 2008’de çöküşüyle başlayan krizin ardından 46 aydır, her ay 12.911 (8.300 sterlin) dolar ödediğini söyleyen Mehmet Bay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu geri ödemeleri kazancımız yetmediği için yıllardır edindiğimiz gayrimenkulleri satmak veya ipotek ettirmek yoluyla karşılamak zorunda kaldık. Huzurumuz, aile düzenimiz yerle bir oldu. Eşim her ay düzenli doktor tedavisine gidiyor. Oğlum altıncı ayında iki çocuğu ve eşini alıp ülkeyi terk etti. Bütün bunları bankanın tehditleri üzerine yaptık.”

Benzer yöntemler var

Mehmet Bay’ın dosyasını 2008 yılından bu yana takip eden ve buna benzer başka davalara da bakma hazırlığında olan avukat Erdoğan Derviş, 2007 yılından bu yana küçük ve orta boy işletmelerin bankalar tarafından hep benzer yöntemlerle kandırıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ekonomi uzmanları tarafından mültimilyoner şirketler için hazırlanan inanılmaz komplike bir ürünü sokaktaki sıradan bakkala, kasaba, terziye, kafeye veya restorana büyük bir kampanya ile satmak başka türlü nasıl izah edilebilir? Önce para teklif ediyor, sonra da ‘Senin sigortaya ihtiyacın var’ diyorlar. ‘Evet’ deyip imzayı attın mı yandın; varsa gücün, kurtar kendini.”

Parlamentoda soru olarak soruldu

MEHMET Bay’ın Barclays Bank ile yaşadığı sıkıntı, İngiltere Parlamentosu’nun da gündemine geldi. Parlamento bünyesinde bu konuyla ilgili olarak kurulan soruşturma komisyonuna geçen hafta ifade veren Barclays Bank’ın eski CEO’su Bob Diamond’a ilginç bir soru soruldu. Komisyon Başkanı John Thurso, yaşanan skandalın ardından görevinden istifa etmek zorunda kalan Diamond’a, “Sizce azıcık İngilizce konuşabilen bir Türk mağaza sahibine karmaşık bir türev ürün satmak etik midir” diye sordu. Bu sürpriz soruya şaşıran Diamond, “Kimi zaman bir ürünün, satılmaması gereken birilerine satıldığı vakalar olabiliyor. Ama bunların büyük bölümünde Barclays Bank haklı çıkıyor. Sizin söylediğiniz olayı ise bilmiyorum” dedi. Thurso bunun üzerine, Mehmet Bay konusuyla ilgili haberin 25 nisan tarihinde gazetelerde çıktığını hatırlatınca Diamond, “Bu işlemden haberim yok” yanıtını verdi.

Kumar oynadın sonucuna katlan

AVUKAT Erdoğan Derviş, Mehmet Bay gibi mağdurların nasıl kandırıldığını şöyle anlattı: “Banka müdürü John, müşterisi Mehmet’i sürekli arayıp kredisini geri ödemesini, aksi takdirde ileride sorun olabileceğini söylüyor. Daha sonra Peter isimli türev piyasası tüccarı, Mehmet’i arıyor. Kelimelerini dikkatli seçerek ‘Ürünü istemişsiniz’ diyor. Sizi sonra çok komplike, anlamadığınız ‘geri ödeme koruması’ şeklinde tanıttığı bir ürünü almaya ikna ediyor.”
Kumarhane zihniyeti
Kendisine karşı bu tuzağın,
devletin de bu hileye göz yumması sayesinde kurulduğunu öne süren mağdur Mehmet Bay ise, dört yıldır yaptığı ödemelerle sıfırı tükettiğinin altını çizerek, “Biz bankaların denetim altında hizmet veren kuruluşlar olduğunu sanırdık. Meğer bankalar kumarhane zihniyetiyle çalışıyormuş. Niye derseniz, ilk ödemeden sonra gittiğim halkla ilişkiler müdürü bana, ‘Bir kumar oynadınız, sonucuna katlanmalısınız’ anlamına gelen sözler söyledi. Oysa bana ürünü satarken hiçbir tehlikesi ya da ürkütücü bir masrafı olmadığını söylemişlerdi” diye konuştu.


 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı