Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Turizme terör darbesi

Uğur DÜNDAR

Geçen turizm sezonunda Almanya'dan Türkiye'ye, 800 bini aşkın Alman turist göndererek ülkemize 183 milyon dolar (yaklaşık 70 trilyon lira) kazandıran Öger Holding Yönetim Kurulu Başkanı Vural Öger, bu yıl çok dertli...

Son altı yılda, Türkiye'ye en çok turist getiren ve 1 milyar doların (yaklaşık 360 trilyon lira) üstünde döviz sağlayan şirketin sahibi olan Vural Öger, dertlerinin nedenini, Turizm Bakanı Ahmet Tan'a gönderdiği mektupta şöyle açıklıyor:

TURİZME DARBE

‘‘Bölücübaşı Apo'nun yakalanıp, Türk adaletine teslim edilmesinden sonra, Avrupa'daki bölücü terör organizasyonu PKK, tüm birimlerini devreye sokarak, Avrupa sokaklarında hissedilir bir terör estirmiştir. Türkiye'ye tehditler savuran PKK militanları, Avrupa basınının önemli bir bölümünü yanlarına çekerek, bu tehditlerini Alman kamuoyuna ulaştırmayı başarmışlardır.

Alman medyasının önemli bir bölümünün Türkiye hakkında önyargılı tutumu ve Türk-Kürt sorunu ile ilgili yayınları sonucu, bu yıl Türkiye'ye tatile gidilmemesi imajını yaratmaktadır. Bazı medya kuruluşları daha da ileri giderek, PKK'nın Türk turizminin boykot edilmesini isteyen çağrılarına geniş yer vermektedir. Türk turizmini tamamıyla durduracak çabaların son günlerde iyice yoğunlaşması, iptallerin her gün artması ve Alman turistlere yönelik PKK tehditlerinin medyada önemli bir yer alması, sezon öncesi tüm satışları durdurmuştur.

Bu sene Türkiye'ye gelmeyi planlamış potansiyel müşteriler, Avrupa'da gelişen son olaylar ve basının bu tutumundan sonra, yaptırdıkları rezervasyonlardan vazgeçmişlerdir. Almanya'da, Türkiye'yi müşterilere sunan ve yüz yüze pazarlayan binlerce satış noktası çok tedirgin durumdadır.

Şu anda yaşanan krizin boyutu, bundan önceki krizlerle (Körfez krizi, Antalya'da bombalama olayları vs.) mukayese edilemeyecek kadar fazladır.’’

SİYASİ KRİZ VE TERÖR

Vural Öger mektubunun ikinci bölümünde, bu kriz atmosferinde alınması gereken önlemleri sıralıyor ve piyasadaki olumsuz gelişmelerin Türkiye'nin lehine çevrilebilmesi için Turizm Bakanlığı'nı acilen müdahaleye çağırıyor.

Türkiye Turist Rehberleri Birliği Yürütme Kurulu Başkanı Ahmet Şensılay da sektörün kritik bir dönemden geçtiğini, derhal kısa ve orta vadeli önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Antalya-Belek yöresinin en büyük turizm yatırımlarından biri olan Gloria Golf Resort'ta son 23 günde gerçekleşen oda iptali, bin 313'e ulaşmış durumda. Gloria Resort yetkilileri, iptallerden kaynaklanan zararın, şimdilik 1 milyon mark (yaklaşık 200 milyar lira) olduğunu belirtiyorlar. Onlara göre iptaller, küskün milletvekillerinin Fazilet Partisi ile ortak strateji içinde yarattığı yapay siyasi bunalımı fırsat bilen bazı dış odakların, Türkiye'yi ‘‘riski yüksek ülke’’ ilan etmelerinden sonra çığ gibi artmış.

MAVİ ÇARŞI KATLİAMI

İçerdeki gafletin ve kısır siyasi çekişmelerin ülkeye neler kaybettirdiği ortada. Oysa Türkiye, özellikle ‘‘Mavi Çarşı Katliamı’’ndan sonra derhal karşı atağa geçip, teröre karşı verdiği haklı mücadeleyi, uluslararası arenada -şer odaklarına bile- kabul ettirebilirdi.

Yüreğinde bir nebze olsun insan sevgisi taşıyanların ‘‘Mavi Çarşı Katliam’ıyla ortaya çıkan dehşet tablosu karşısında terörü lanetlememesi mümkün mü?

Uluslararası tezgáhlarla çalışan MED-TV'den, Türkiye'de kan dökülmesi için cinayet anonsları yaptıranlar, masum insanların cayır cayır yandığı bu katliamdan sonra paniğe kapılmadılar mı?

Terör çığırtkanları, bu katliamın ardından suçüstü yakalanmanın telaşıyla barış havarisi kesilmediler mi?

İmralı'daki bebek katili bile, teröre karşı çıkıp Türk ve Kürt halklarının barış içinde kardeşçe yaşamaları gerektiğinden söz etmeye başlamadı mı?

O halde zaman, Türkiye'nin tüm şer odaklarına karşı harekete geçme zamanıdır.

Başterörist Öcalan'ı Afrika'nın göbeğinde yakalayıp yurda getiren Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üç beş çapulcunun uzaktan kumandayla ve panik içinde estirmeye çalıştığı terör havasını kısa sürede püskürtmeyi başaracak güçtedir. Turizm sektörünü kemiren krizi önlemenin yolu da bu çabalardan geçmektedir. Ancak verilecek mücadelede, başta parlamento ve medya olmak üzere hepimize büyük sorumluluklar düştüğünü unutmayalım.



X