"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Turizm Oscarları kandırmaca mı?

Gazeteler dün Türkiye’nin Turizm Oscarları’nı topladığını yazıyordu.

18’inci kez düzenlenen World Travel Awards, dünyanın en saygın turizm ödülü olarak lanse edildikten sonra, Türkiye’nin kazandığı 20 ödül tek tek sıralanıyordu.
En iyi butik otelden en iyi tasarım otele, en lüks otelden en iyi golf oteline kadar bütün ödülleri Türkiye toplamış.
Sadece Türkiye tek başına 20 ödül kazandıysa, World Travel Awards’ta kaç ödül veriliyor diye merak ettim...
1000’lerce...
Yazıyla yazayım; binlerce...
Dünyayı 10 bölgeye ayırıp hepsini kendi içinde değerlendiriyorlar.
Türkiye, Avrupa kategorisinde yer alıyor.
Sadece Avrupa kategorisinde verilen ödül sayısı 61...
61 ödülün 15’ini Türkiye kazanmış... (Türkiye’nin kazandığı diğer 5 ödül dünya kategorisinde.)
Sonra Avrupa’da tek tek ülkeler kendi içinde değerlendiriliyor.
Her ülkeye 5-6 Oscar daha veriliyor.
Sadece Avrupa’da 40’ın üzerinde ülkeye ortalama 10 ödül verilmiş, dünyanın diğer 10 bölgesini ve ülkelerini hesap edin artık.
Neden “binlerce ödül” dediğimi anlarsınız.
Türkiye ülke bazında da 12 Oscar kazanmış.
Yani resmen Oscar’a boğulmuşuz.
Ancak o kadar çok kategori, her ülkeye-bölgeye göre farklılık gösteren o kadar çok değişik ödül var ki sanki “Kimse Oscar’sız kalmasın” diye yapılmış bu turizm ödülleri.
(Çok merak ettim, oteller bu ödülleri veren organizasyona yıllık bir ücret ödüyor mu acaba?)
O yüzden bana çok anlamsız geldi bu Turizm Oscarları...
Uluslararası çapta büyük bir kandırmaca olduğunu düşündüm.
Herkese ödül dağıtılan, bu kadar çok kategorinin olduğu bir organizasyonda kazanılan ödül de değerini kaybediyor çünkü...
Bu yüzden Türk turizminin, “Turizm Oscarları’nı kazandık” diye sevinmesine hiç gerek yok.
Bizim otellerin başarısının, bu ödülle taçlanmaya hiç ihtiyacı yok...

Oscar’lık oteller

Bence de Adam&Eve, Avrupa’nın en iyi konsept ve çiftler için favori oteli...
Hotel Les Ottomans, en iyi butik oteli...
Cornelia, en iyi golf oteli...
Mardan en lüks oteli...
Avrupa’nın en iyi otellerinin bizde, özellikle Belek bölgesinde olduğunu yıllardır söyleyip dururum zaten.
Bu oteller gerçekten Oscar’lık...
Ancak binlerce Oscar verilince, bunların başarısı da sıradanlaşıyor...
Bu kadar iyi otelin tam pansiyon uygulamasına devam ediyor olması da Türk turizminin en büyük çelişkisi zaten.

Rahat bırakın!

Burak Özçivitve Ceylan Çapa’nın birlikte fotoğrafları çıktı sonunda...
Aşk haberleri sonrasında hem Ceylan Çapa hem de Burak Özçivit, “Bizi rahat bırakın” diye yazdılar Twitter’daki sayfalarına...
Çok masumane bir talep...
Çok insani bir istek...
Ama sevgili Ceylan, sevgili Burak, ne yazık ki karşılığı yok bu isteğinizin.
Ne yapacak gazeteciler?
Sizi rahat bırakmak için görmezden mi gelecekler, fotoğrafınızı çekmeyecekler mi, haberinizi yapmayacaklar mı?
Keşke olsa değil mi?
İnanın sizin yerinizde olsam, ben de rahat bırakılmayı isterdim.
Yeni aşkımı kimse didiklesin istemezdim.
Ama bunun asla olmayacağını bildiğim için dile bile getirmezdim.

Kayakçının ölümü

17 yaşındaki milli kayakçı Aslı Nemutlu, Erzurum’da antrenman yaparken hayatını kaybetti.
Bir iddiaya göre, pist hazır olmadan kaydı Nemutlu...
Ancak Erzurum da dahil olmak üzere Türkiye’deki pistleri iyi bilen biri olarak söylüyorum ki, güvenlik çoğunda sıfır. Uludağ, Kartalkaya gibi turistik merkezlerin çoğunda son yıllarda pist kenarlarında ağ kullanılmaya başlandı.
Bu ağları tutması için çakılan kazıklar hâlâ çoğu yerde tahta.
Kayakçı düştükten sonra sürüklenerek bunlara çarparsa, ölme veya felç kalma riski var.
Erzurum’da pist kenarında ağ yerine tamamen tahta paneller olduğu için Aslı hayatını kaybetti.
Biliyorum, yaya olarak kaldırımda, sürücü olarak otobanda hiçbir güvenliğimiz yokken, kayak pistinde güvenlikten bahsetmek büyük lüks bu ülkede. Ne zaman ki bunun lüks olmadığını anlarız, o zaman insan hayatının kıymetinden bahsedebiliriz.

19 Mayıs...

Bence de 19 Mayıs kutlamaları statlarda yapılmasın.
O çocukların hepsi hasta oluyor.
Yağmur altında titriyor.
Hiç güzel bir görüntü değil...
Sadece bundan dolayı bile stat kutlamalarına karşıyım.
Ancak bir yandan 19 Mayıs gösterilerini bitirip, diğer yandan Fetih’i, Kutlu Doğum Haftası’nı, Mekke’nin Fethi’ni her sene artan bir iştahla kutlarsanız, millette de “19 Mayıs neden bitiyor” tepkisi yaratırsınız...

X