« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Turgay Şeren: Sömürü ve tefecilik düzeni

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Turgay ŞEREN

Bu, size 7 sayfalık komisyon raporundan aldığım en çarpıcı örnek. En önemlisi de, Oğuz İmregün ağabeyimiz genel kurulda bunu tüm G.Saray Genel Kurulu üyelerine kürsüden okudu. Buna rağmen G.Saray Kongre üyeleri, bu sömürü ve tefecilik olayına Süren'in ve Süren yanlısı birkaç konuşmacının duygusal sözlerinden sonra ‘‘evet’’ dedi. Az farkla da olsa genel kurul Süren'e bu yetkiyi verdi. Sonra ne oldu, biliyor musunuz? Süren, kürsüye çıktı, Duygun Yersuvat da divan başkanıydı. Süren, üstüne basa basa aynen şunları söyledi:

‘‘Ben, komisyon raporunda üstünde durulan G.Saray'ın aleyhindeki maddelerin hepsini değiştirteceğim ve komisyonun eveti olmadan AIG ile herhangi bir anlaşma yapmayacağım.’’

Şimdi dikkatli olun. Süren'in bu konuşmaları G.Saray'ın o günkü kongre zaptında var. Ama Süren bu yetkiyi alır almaz, doğru Amerika'ya gitti ve gazetelerin yazdığına göre AIG ile mukavele imzaladı. Yani Süren, tefeciliğin ve sömürücülüğün yanında yerini aldı. Aferin ona.

SÖZÜNDE DURMADI

Oysa, Süren kongrede şunları da söyledi: ‘‘Biz, AIG ile mukavele yapmak zorunda değiliz. Kim fazla parayı verirse, onu tercih edeceğiz. AIG bir namzettir. Bu şirketin olması şart değildir. Muhtemelen de olmayacaktır. Fakat genel kurulun böyle görüşmelerin yapılabilmesi için bu tür bir yetkiyi idareye vermesi, kabuk değişikliğimiz için elzemdir.’’

Ama AIG'den başka kimseyle görüşülmemiştir. Şahsı dışında istediği yetkiyi, sadece şahsına münhasıra dönüştürmüş ve tek başına kullanmıştır. Yönetim kurulu üyeleri sathi bilgilerle konuşmaktadır. Bütün işi Sinan Kalpakçıoğlu ile Faruk Süren götürmektedir. İşin garip tarafı, vergi meselesi halen çözülememiştir. Önerilen çözüm sağlıklı değildir. Kapalı kapılar ardından AIG olayı Faruk Süren'le karşı karşıya gelinerek imzalanmak istenen sözleşmenin ek sözleşmeleri vardır. Bunları başkanın kendisi dahil hiç kimse bilmemektedir.

EY G.SARAY GENEL KURUL ÜYELERİ, BEN İKİNCİ KEZ İDDİA EDİYORUM. SÜREN, G.SARAYLI DEĞİLDİR. HATTA ONUN PEŞİNDEN KOŞANLAR İÇİN DE ŞÜPHELERİM VAR. G.SARAY'I YAKTINIZ. AMA SONUNU GETİREMEYECEKSİNİZ.

Galatasaraylılar

ayağa kalkmalı

FARUK Süren'in AIG macerasını bütün gerçekleriyle size anlattım. Ancak ne yazık ki, G.Saray Genel Kurulu'nun bir bölümü gözükara, hiç araştırmadan, sormadan G.Saray Futbol Takımı'nın sahada aldığı başarıları alkışlayarak, Süren ne dediyse ona onay verdiler.

Süren, G.Saray'ın baş özelliği olan sevgi, saygı ve vefayı yok etti. Şimdi de G.Saray'ı toptan ateşin içine atmak istiyor. Galiba da attı. En önemlisi, Ali Tanrıyar gibi bir büyüğün son genel kurulda ortaya çıkıp, ‘‘Bütçeye onay vermeyenlerin Allah belasını versin’’ gibi bir bedduada bulunması, ne kadar üzücü değil mi? Kim bilir Turgan Ece nasıl dua etmiştir, nasıl kulis yapmıştır Süren'in bütçesinin ‘‘evet’’ oylarıyla kongreden çıkması için. Merak ettiğim bir şey var. Turgan Ece, Fatih'ten sonra da Metin Oktay Tesisleri'ne sık sık gidiyor mu acaba? Gidiyorsa, Metin'in heykelinin önünden geçerken kafasını kaldırıp, yüzüne bakabiliyor mu dersiniz?

Sizler Özhan Canaydın, Selahattin Beyazıt, Ali Uras, Hayri Kozak, Anıl Büyükeroğlu, Refik Alkan, Hayri Domaniç, Oğuz İmregün, İnan Kıraç ve G.Saraylılığı yüreklerinde hisseden büyüklerimiz artık ayağa kalkın ve Galatasaray Spor Kulübü'nün başına konan ve felakete götüren Süren'den kulübümüzü kurtarın.

G.Saraylı

değilsin (2)

HATIRLARSINIZ, bir süre önce G.Saray Spor Kulübü'nün bir fevkalade genel kurulu sonrası yazı yazdım. Ve G.Saray Spor Kulübü Başkanı Süren'e, ‘‘Sen G.Saraylı değilsin’’ diye suçlamada bulundum. Önce o günkü yazımın nedenini izah edeyim. Hatırlanacak, bir AIG konusu, G.Saray'da kangren durumuna geldi. Faruk Süren'in de tasvip ettiği 7 kişilik komisyon, son kongreye verdiği raporda aynen şunlar yazıyordu:

‘‘AIG tarafından hazırlanan anlaşmanın her maddesinde AIG lehine ve kulübümüz aleyhine ağır şartlar vardır. Bu şekliyle tasarılar, saygın kuruluşlar arasında bir ortaklık ve işbirliği sözleşmesi değil, bir tefecilik ve sömürü düzeni niteliğindedir.’’

Futbolcu soykırımı

TÜRKİYE İkinci ve Üçüncü Ligleri'nde oynayan futbolcularımız ne yazık ki, yöneticilerinin soykırımına uğruyor. Satışa çıkan futbolcular, alıcı bulamayınca, -ki bulmaları çok zor- zira satış rakamları kulüplerince çok yüksek tutuluyor ve futbolcular kendi kulüplerinde kalıyor. İlk taksitler mecburen ödeniyor. Nedeni, eğer ödenmezse, futbolcu serbest kalıyor.

Olayın üzüntü veren tarafı işte bundan sonra başlıyor. Hemen hemen hiçbir İkinci ve Üçüncü Lig kulübü bırakın belirli zamanlarda ödemek zorunda olduğu diğer taksitleri vermeyi, o futbolcuların aylık maaşlarını bile vermiyorlar. Üstüne de ceza üstüne ceza. Sola baktın 500 milyon, sağa baktın 250 milyon, antrenmana geç geldin 300 milyon. Bunun gibi garip, asla ve asla gerçek olmayan para cezalarıyla ödemek zorunda oldukları miktarları cezaya dönüştürüyorlar.

Bereket birkaç kez daha yazdım. Ankara'da Futbol Federasyonumuzun yüzünü ak eden birkaç kişi var. Aydın Torunoğlu, Gıyasettin Şenman ve hukuk kurulu. Hemen olaya el koyuyorlar. Fakat ellerinde o kadar çok dosya oluşuyor ki, sonuçlar çok geç alınıyor. Şimdi sevgili Aydın Torunoğlu'na şunu sormak isterim. Acaba işlemleri biraz daha çabuklaştırmak ve futbolcuların haklarını biran önce vermek imkan dahilinde olabilir mi?

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler