« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Turgay seren: G.Saray'ın bitmeyen derdi Jardel

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
JARDEL'in asla ve asla iyi futbolcu olduğuna inanmadım. Fakat bir tılsımı olduğu da gerçek. Gol noktalarını çok iyi hissediyor ve top hangi tarafta oynanıyorsa ya ön direğe ya ona yakın direğe yahut da tam kontrasına koşarak gidiyor ve golü yapıyor. G.Saray'a bu tarz çok goller kazandırdı. Kazandırdı ama, son zamanlarda yaptığı disiplinsiz hareketlerle ‘‘ben sakatım’’ diyerek Portekiz'e uçup gitmesiyle G.Saray'da erozyon da yarattı. Adamın hiçbir şey umurunda olmadı. Arkadaşları sahada antrenman yapıp, ter dökerken o, tribünde Portekiz'den gelen bir dostuyla sohbet etti. Sohbet ederken de fotoğrafları gazetelerde çıktı. İYİCE SAPITTIAntrenman yaparken ‘‘ah adalem ağrıyor’’ dedi, soyunma odasının yolunu tuttu. Şimdi de G.Saray'ın başına tam bela oldu. ‘‘G.Sa-ray'a dönmek istemiyorum’’ diye mesaj üstüne mesaj gönderiyor. Sarı kırmızılı kulüp, Porto ile anlaşmadı. Faruk Süren, ‘‘Marsilya’’ dedi. Olabilir. G.Saray Kulübü Başkanı'dır, bu konuda yetkilidir. Herhalde onun da bir bildiği vardır. Ancak bu sefer Jardel yine diretiyor. Marsilya'ya gidip mukaveleye bir türlü imza atmadı. Gazetelerde hergün şaşırtıcı bir haber.BAŞINA BUYRUKG.Saray, Jardel'i futbolcu olarak gözden çıkardı. Ama ondan belirli bir para kazanmak istiyor. Geçenlerde Ali Dürüst'le bir telefon görüşmesi yaptım. ‘‘Turgay Abi’’ dedi, ‘‘Ya Jardel gidecek, Marsilya ile mukavele imzalayacak, yahut da tıpış tıpış G.Saray kampına katılacak.’’Ali'nin bu söylediklerine tabii ki, inanmak istiyorum ama adam ortada yok. Kendi başına buyruk bir Jardel var. Ve G.Saray'ın da yapacağı hiçbir şey yok gibi. Ali Dürüst'e şunu sordum: ‘‘Jardel, Marsilya ile mukavele imzalamazsa, oradan alınan iki oyuncu ne olacak?’’ ‘‘Ağabey’’ dedi, ‘‘Jardel, Marsilya'ya gitmese de biz G.Saray olarak bu iki oyuncunun transfer işini hallettik. Jardel'le onların bir bağlantısı yok.’’ Bu da güzel bir haber G.Saray için. Jardel ne olacak? Çünkü adamı ne bulabiliyorsun, ne konuşabiliyorsun, ne de söylediği bir sözün ertesi günü gerçekleştiğini görebiliyorsun. Yazık doğrusu.B.Hakan'ı izlediniz mi?GEÇEN akşam Oğuz Dizer'in ETV'de hazırlayıp sunduğu spor programında B.Hakan'ı dikkatle izledim. Emre, Okan ve kendisi için G.Saray'a 8.5 milyon dolar değil, 6.5 milyon dolar ödendiğini söyledi. Ve G.Saray Spor Kulübü yöneticilerinin hatalarını örtbas etmek için ‘‘8.5 milyon dolar alıyoruz’’ diye yalan söylediklerini tekrar etti. ‘‘2 milyon dolarlık aradaki farkı da G.Saray muhasebesi kendi defterlerinde halledecek’’ diye ilave etti.Dikkat edin, B.Hakan artı Okan artı Emre 6.5 milyon dolara gitmiş. Bunu en yetkili ağız söylüyor. Faruk Süren'in ne kadar beceriksiz olduğu bir kez daha ortaya çıkmıyor mu? YALAN SÖYLEMEZB.Hakan, G.Saray Başkanı ve yöneticilerinin kulüp tarihinde görülmemiş ölçüde medyaya çıktıklarını ve bazı spor yazarlarına da özel haber yaptırdıklarını açıkladı.B.Hakan'ın şikayetleri bir türlü bitmedi. ‘‘Fatih Terim döneminde son derece ölçülü ve bilinçli transfer harcamaları yapıldı. Ama biz yine maddi sıkıntı çektik’’ dedi. Şimdi sıkı durun. Ve dikkatle okuyun: ‘‘Hiçbir zaman hiçbir G.Saraylı futbolcu parasını gününde alamadı. Ve biz sarı kırmızılı futbolcular olarak her türlü özveriyi gösterdik. Başarılı olduk, UEFA Kupası'nı ve Süper Kupa'yı kazandık.KİTAP YAZACAKG.Saraylı yöneticiler beni bulamadıklarını söylediler. Oysa ben, onlarla sık sık telefonla konuştum. İsterlerse karşı karşıya gelir yüzleşirim. Daha G.Saray'ın futbolcusu iken Jardel'le anlaştıklarını, dışarıdan benim için çok teklifler geldiğini anlattılar. Yani bana güle güle dediler.’’B.Hakan bu söyleşide içini döktü. Ve şimdi bir kitap yazacak. Bu tranfseriyle ilgili tüm yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlatacak.Rapaiç haddini bil!F.BAHÇE Futbol Takımı mevsimi açtı. Tabii amaçları ligde, kupada ve Şampiyonlar Ligi'nde iyi neticeler almak. Ve taraftarını memnun etmek. Rapaiç gelmedi. Mustafa Denizli, ‘‘Ben ona iki gün izin verdim’’ dedi. Rapaiç yine yok. Geçen gün baktım Atatürk Havalimanı'nda gözünde son model gözlükler, elinde de ufak bir çanta ile İstanbul'a paşa paşa geldi. Geldi ama, bu tip davranışlar futbol takımının havasını bozar. Bunu da en iyi Mustafa Denizli'nin bilmesi lazım. Fenerbahçe'nin 40 derece sıcak altında sabah akşam idman yaptığına şahit oluyoruz. Bu idmana büyük bir özveriyle katılan futbolcuların Rapaiç'in bulunmamasıyla kafası bozulmaz mı? Bir futbol takımında bu tip olaylar çok önemlidir. Teknik adamın ve başkanın asla futbolcuları için değişik görüşleri olamaz. Her futbolcu eşit olmalıdır. Çifte standart o takımın içine girmiş bir kurt gibi oyar oyar oyar, sonunda da ne kadar uğraşırsanız uğraşın dengeyi bulamazsınız.BABASININ ÇİFTLİĞİ DEĞİLRapaiç'e birileri haddini bildirmeli. Türkiye'de de her futbolcunun belirli kurallara, belirli disipline uyması şarttır. Yabancı futbolcu hayranı kulüplerimiz bu sayıyı 8'e çıkarttı. Çıkartan da Futbol Federasyonumuz. Şimdi herhalde yabancı oyuncuların bu tarz davranışlarından asla rahatsız değillerdir. Kardeşim Mustafa, Rapaiç'i ya tüm elindeki F.Bahçeli futbolcular gibi disipline sok, ona en ufak bir ayrı şans tanıma, yahut da en kısa zamanda onun ipini koyver gitsin.Rapaiç'e birileri Türkiye'nin babasının çiftliği olmadığını onun anlayacağı bir şekilde izah etmesi lazım.Sayın Güreli'ye...PAZAR günü NTV'de Beşiktaş'la ilgili programı başından sonuna kadar dikkatle izledim. Sayın Hüsnü Güreli ve sayın Yıldırım Demirören, Beşiktaş'la ilgili açıklamalarda bulundular. Tabii ki, benim için meçhul olan pekçok konuda fikir sahibi oldum. Kendilerine teşekkür etmek isterim. Sayın Güreli'nin bir sözüne katılmam mümkün değil. Bakın Güreli ne söyledi: ‘‘Gazete sayfalarında medya sadece kulüplerin borçlarından bahsediyor. İleriki günlerdeki gelirlerinden hiç kimse söz etmiyor.’’ Yani Güreli şunu söylemek istedi: ‘‘Beşiktaş'ın borcu var ama önümüzdeki yılki gelirlerimizle bunun büyük bölümünü kapatabiliriz.’’Bu bir canlı yayındı. Ben de telefonla katıldım. Kabul ettiler, sağolsunlar. Orada da tartıştık. Ve sonunda bana hak verdi. ALACAKLA BORÇ ÖDENMEZBen, sayın Güreli'ye dedim ki: ‘‘Beşiktaş Kulübü'nün 22 milyon dolar borcu var diyorsunuz. Önümüzdeki yılki gelirlerimizden kimse bahsetmiyor. İyi güzel de, önümüzdeki yıl Beşiktaş Spor Kulübü bir buzdolabına mı konacak? Bir yıl sonra tekrar buzdolabından mı çıkarılacak. Yani hiçbir masrafı olmayacak mı?’’Güreli, halka açılmaktan, Beşik- taş'ın maddi sorunlarının üstesinden gelineceğinden bahsetti ama şunu da ikrar etti: ‘‘Ekonomideki slogan şudur. Alacakla borç ödenmez. Haklısınız.’’Ben, televizyon ekranında konuşamadığımız üç-beş kelimeyi daha sütunuma yazmak isterim. Sayın Güreli her kulübün bir geliri var bir de gideri. Zaten borç neden oluyor? Gelir gider hesabını tam olarak yapamadığımızdan değil mi? Diyelim ki, Beşiktaş Kulübü'nün borcunun bir bölümünü gelirlerinizle ödediniz. Ama o yıl sarfettikleriniz ne olacak? O da sizin borcunuza yazılmayacak mı? Süper ekstra bir kaynak olmazsa borçlu kulüp, asla ve asla önündeki yıl gelirleriyle bunu kapatamaz.Lütfen cevap yazmak isterseniz, bana iletin. Derhal bu sütuna koyarım.
Bunları da Beğenebilirsiniz