Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türbülanstaki uçakta günah esprisi

    Ateş YALAZAN-Hasan TÜFEKÇİ-Faik KAPTAN/ANKARA-İST
    01.03.2005 - 02:28 | Son Güncelleme: 01.03.2005 - 02:28

    Başbakan Erdoğan ve yanındakileri taşıyan ATA uçağı Ankara üzerinde türbülansa girince içeridekiler önce heyecan yaşadı. Sonra espriler başladı. Başbakanlık Müsteşarı Dinçer, ‘En çok günahı olanı atalım’ deyince Erdoğan’ın Basın Danışmanı Tezcan espriyi şöyle sürdürdü: ‘Medyanın günahı çoktur. Size zahmet olmasın, ben atlarım.’

    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın önceki akşam yaşadığı maceralı yolculuk sırasında kahkahaların patladığı ortaya çıktı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik anlattığı fıkralarla yolcuları kahkahalara boğarken, Erdoğan da zaman zaman esprilere katıldı. Hürriyet, Erdoğan’ın hava muhalefeti ve yoğun türbülans nedeniyle Ankara’ya inemeyerek İstanbul’a geri döndüğü maceralı yolculuğun detaylarına ulaştı. Ata uçağının önceki geceki yolcuları arasında Başbakan Erdoğan’ın yanısıra beş de bakan bulunuyordu. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Devlet Bakanı Ali Babacan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yanısıra Emine Erdoğan da Ata uçağındaydı.

    Şahin ve Çelik’in dışında, bakanların eşleri de maceralı yolculukta yeraldılar. Pilot dönüş kararını anonsla kabine duyurduğunda Erdoğan, uçağın ön bölümünde Babacan ile Hazine üzerinde çalışma yapıyordu. Yolculuk sırasında bir bakan, ‘Denizcilikte bir söz vardır. Denizle oyun olmaz’ deyince Erdoğan da dönüp, ‘Havada da öyle. Hava muhalefetine muhalefet etmeyeceksin. Kurallara uyacaksın’ dedi. Bunun üzerine Erdoğan’ın basın danışmanı Ahmet Tezcan, ‘Hava muhalefeti Baykal’ınkine benzemiyor’ esprisini yaptı.

    Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, sarsıntılı yolculuk sırasında ‘En çok günahı olanı atalım’ esprisini yapınca, eski gazeteci olan Tezcan, ‘Siz atmayın. Medyanın günahı çoktur, ben kendim atlarım’ dedi. Bu sırada Özel Kalem Müdür Yardımcısı Çağatay Kılıç, İstanbul’da gerekli hazırlıkların yapılması için uçağın telefonuyla haber vermeye çalıştı. Kılıç’ın telefonla konuştuğunu gören Erdoğan da Kılıç’a, ‘Ne o, taksi mi çağırıyorsun?’ diye takıldı. Bir Başbakanlık bürokratı yolculuğu ‘Dışarıda şimşekler, uçakta kahkahalar patladı’ sözleriyle özetledi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da yolculara teknik bilgi vererek endişeleri gidermeye çalıştı.

    BEYPAZARI’NDAN İSTANBUL’A DÖNDÜLER

    Uçak sürekli sarsılırken, kabinenin önemli üyelerinden oluşan yolcular da ciddi tedirginlik yaşadı. Uçak, iniş için alçalmaya başladığında yeniden türbülans devam etti. Beypazarı yakınlarında uçağın irtifasını 2100 metreye düşüren pilot, bu noktadan sonra Ankara üzerindeki oraj (elektrik yüklü bulutlar) nedeniyle inişin tehlikeli olacağına karar verdi ve İstanbul’a dönüş kararı aldı. Bundan sonra hızla 5200 metreye yükselen pilot, türbülans nedeniyle de sürekli manevra yapmak zorunda kaldı. Pilot hemen ardından da uçağı 10 bin metre seviyesine çıkardı. Bu sırada havada sürekli şimşekler çakıyordu.

    Heyecanlandık

    Başbakan Tayyip Erdoğan, maceralı yolculuğun ardından dün sabah yeniden gözden geçirilen Ata uçağıyla Ankara’ya geldi. Erdoğan Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilerin ‘Korktunuz mu?’ sorusuna kısa bir sessizlik anından sonra gülerek ‘Heyecanlandık’ yanıtını verdi. Bakan Çelik de, ‘Yolculuğun neredeyse yarım saati hep türbülansla geçti. İnişe geçerken iki kere yıldırım çarptı uçağı. Ciddi bir tehlike atlattık’ dedi. Gazetecilerin ‘Ne yaptınız?’ sorusuna karşılık olarak, ‘Sakin olmaya çalıştık. Ben böyle bir şey yaşamadım’ diyerek yolculuk sırasındaki heyecanını anlattı. Çelik, ‘Ben arkadaşlara terapi uygulamaya çalıştım. Bolca fıkra anlattık. Şen olmaya çalıştık’ dedi. Gece uçakta bulunan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım dün sabah saat 08.00’de THY’nin tarifeli seferiyle, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ise karayoluyla Ankara’ya gitmeyi tercih etti.

    Siirt fıkraları anlattı

    MİLLİ
    Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik anlattığı Siirt fıkralarıyla yolcuları kahkahalara boğdu. Çelik’in yöresel dille anlattığı fıkralardan biri şöyle: ‘Siirt’e yabancı bir heyet gelmiş. Yabancılar yollarda kadınların, elleri tespihli erkeklerin üç adım arkasından yürüdüklerini görünce nedenini sormuşlar. ‘Bizde adet böyledir’ yanıtını alan yabancılar bu tavrı medeni bulmadıklarını söylemişler. Aradan bir zaman geçmiş, aynı heyet yeniden Siirt’e gelince bu sefer kadınların önden, erkeklerin arkadan yürüdüklerini görmüşler. Çok sevinmişler ve değişikliğin nedenini sormuşlar. Siirt’li ise ‘PKK yollara mayın döşedi. O yüzden kadınlar önden yürüyor’ yanıtını vermiş.’
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı