"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Türbanlılarla kim evlenecek sorunu

Önce...<br><br>Kadir Topbaş’ın oğlu Ömer, türbansız bir genç kızla dünya evine girdi...

Ardından...

Bülent Arınç’ın oğlu Ahmet Mücahit’in sözlüsünün türban takmadığı ortaya çıktı...

Benim gibi iki dünya arasında köprüler kurmaya meraklı bir adam için, iki dünya arasında gerçekleşen ya da gerçekleşecek bu türden “kız alıp vermeler”, tabii ki hayra işaret eder...

Ben memnunum yani gidişattan...

* * *

Ama... Fakat... Lakin...

İslami kesimin en köklü ve en ünlü forum sitelerinden biri olan “Cemaat.com”da, 2005 yılında yayınlanan bir yazı, meselenin bir başka yönüne işaret etmesi açısından hayli önemli...

Yazıyı yazan genç, zeki, donanımlı bir şair olan İsmail Kılıçarslan...

Bakın İsmail, bundan dört yıl önce neler yazmış:

“Son zamanlarda İslamcı erkekler arasında moda haline gelen bir sosyolojik durum var: Örtünmeyen kızlarla evlenmek! Geçtiğimiz iki yılda hem yakın çevremde, hem de daha geniş bir sosyal tabanda gördüğüm örnekler, beni bu mesele hakkında kafa yormaya itmişti zaten; ama son bir yıldır şahit olduklarım beni sıkı bir umutsuzluğun içine yuvarladı. Soru şu: İslamcı erkekler, örtünmeyen kızlarla evlenecekse; başörtülü kızlarla kim evlenecek?”.

* * *

İsmail’e göre...

Türbanlı kızlar zaten feleğin sillesini yemiş durumdadır...

Okullarından atılmışlardır... İş bulamamışlardır... Muhafazakârlara ait işyerlerinde üç kuruş paraya ucuz işgücü olarak çalıştırılmışlardır... Hak ettikleri halde asla terfi ettirilmemişlerdir... Vitrine çıkarılmamışlardır... “İkinci eş olma” gibi mide bulandırıcı tekliflere maruz kalmışlardır... 28 Şubat gibi tehlikeli ve kamufle olmayı gerektiren süreçlerde işten ilk çıkarılan onlar olmuştur...

İsmail, türbanlı kızların içler acısı halini anlattıktan sonra asıl konuya geliyor ve şöyle diyor:

“Başörtülü kızlarımız için durum bu kadar kötüyken; gene de bir teselli cümlemiz vardı: ‘Helal süt emmiş bir Müslüman gençle yuva kurup evlerinin hanımı olurlar’. Fakat şimdi bu teselli de ortadan kalkmış durumda. İslamcı erkekler yanlarında bir ‘zenci’ taşımak istemiyorlar işte. Sosyal ortamlarda, iş hayatında, alışveriş merkezlerinde, hatta sokakta kendisine ‘ayak bağı’ olacak bir başörtülü kız istemiyorlar. Başörtülü kızların sığındıkları son tesellileri de ellerinden kayıp gidiyor”.

* * *

Kadir Topbaş’ın oğlu türbansız kızla evlenecek...

Bülent Arınç’ın oğlu türbansız kızla evlenecek...

İsmail’in dediği gibi:

Peki türbanlı kızlarla kim evlenecek?

Alın size türbana dair, yepyeni, el değmemiş, taptaze bir mevzuu...

Ben de türbana dair şu mavi göğün altında konuşulmadık hiçbir konu kalmadı sanıyordum...

Meğer varmış...

Benden selam olsun Bolu Valisi’ne

Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, meydanı gümbürdetmeye devam ediyor.

Bu sefer Star Gazetesi’ne konuşmuş... Ama ne konuşma!

Mübarek sanki “Taraf’a transfer olmaya aday bir Radikal yazarı”...

Esiyor, gürlüyor.

Pek güzel şeyler söylüyor: “Bıktık bu darbecilerden” diyor... “Kenan Evren yargılanmalı” diyor... “İçinde demokrasi olmadan cumhuriyet beş para etmez” diyor... “Kıyafet özgür olmalı” diyor...

Diyor da diyor...

Benimse içimde kekre bir duygu var.

Merak ediyorum: Neden bu yürekli, bu demokrat, bu gözünü budaktan sakınmaz valilerimiz, bu sözleri söyledikleri için görevden alınma tehlikesini yaşadıkları dönemlerde susarlar da, bu sözleri söyledikleri için terfi edilme ihtimalleri bulunduğu dönemlerde böyle aslan kesilirler?

Ekrem Dumanlı’nın yüreği nasıl kaldırdı

Geçen hafta Zaman’ın genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, henüz yayınlanmamış hikâyelerini, “Bak bakalım, beğenecek misin” diye gönderdi bana...

Bir çırpıda okudum...

Gerçekten güzel yazılmış, edebiyat zevki veren, damardan hikâyelerdi okuduklarım...

Bir adam edebiyata gönül indirmişse, ondan korkma!

Zaten Ekrem, ayıptan, günahtan, utanma duygusundan nasip almış bir gazete yapmaya çalışarak bu tezi kanıtlamaya çalışan bir gazete yöneticisidir.

Fakat gelin görün ki...

Sivas katliamının yıldönümü nedeniyle gazetesinde yayınlanan bir haberde, Sivas’ta meydana gelen katliam şu iki cümleyle özetleniyordu:

“2 Temmuz 1993’te gerçekleştirilen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nde yangın çıkmış, aralarında otel görevlilerinin de bulunduğu 37 kişi ölmüştü”.

Ne kadar acımasız bir anlatım bu... Sanki yangın, elektrik kontağından çıkmış...

Bu konuda bir şey yazmadım... Bekledim ki bir düzeltme, bir özür yayınlansın gazetede... Yoktu... Dedim ki “Herhalde Ekrem, bu düzeltmeyi, pazartesi günü medyaya nizamat verdiği köşesine bıraktı.” Dün baktım, orada da değinmemiş.

Hadi Ekrem Dumanlı...

Yazdığın hikâyeler aşkına... Edebiyat aşkına... Sevdiğin filmler aşkına... Bırak politikayı da yüreğinin götürmesi gerektiği yere git...

X