Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türban yerine peruk

    Turan YILMAZ / ANKARA
    08 Ekim 1997 - 00:00Son Güncelleme : 08 Ekim 1997 - 00:01

    Bazı ilahiyatçıların, ‘‘Devlet memuru kadınlar, türban yerine peruk takabilir’’ fetvası, peruk satışlarında patlama yaptı. ‘‘Günah’’ diye gerçek saçtan yapılma perukları tercih etmeyen türbanlı kadınlar sentetik olanları ‘‘daha İslami’’ buluyor.

    ‘TÜRBANI çıkar, peruk tak...’’ Özellikle üniversitelerdeki türban yasağını aşacak çözüm arayan İslamcı kesim, ‘‘Türban yerine peruk takılması ne kadar İslami?’’ tartışmasıyla çalkalanırken, bu gelişmeden en çok peruk satan işyerleri kârlı çıktı. Bazı ilahiyatçıların da, ‘‘Devlet memuru kadınlar, türban yerine peruk takabilirler’’ diye fetva verdiği söylentisinin yayılmasından sonra, peruk satışlarında patlama oldu. Hürriyet'in, Ankara'daki peruk satan işyerlerinde yaptığı araştırma, peruk kullanımına karar vermenin dışında, ne tür peruğun tercih edileceği konusunda da ‘‘İslami’’ kriterlerin ön plana çıktığını ortaya koydu.

    SENTETİK DAHA İSLAMİ

    ‘‘Prenses perukçusu’’nun sahibi Emel Özkaymak, son günlerde peruk satışlarında önemli artış olduğunu belirtti. Özkaymak, peruk tercihi konusunda ise ‘‘Gerçek saçtan yapılan peruklar ‘günah' diye tercih edilmiyor. Sentetik, yani naylon kıllardan yapılan peruklar ‘daha İslami' bulunuyor ve tercih ediliyor’’ dedi, bu kadınların 5-25 milyon lira arasında değişen perukları tercih ettiklerini söyledi. ‘‘Bazıları türbanını çıkarıp peruğu doğrudan kendi saçının üzerine takıyor. Arada sırada peruğunu türbanının üzerine takan da çıkıyor’’ diyen Özkaymak'ın peruk kullanımına ilişkin yorumu ise şöyle: ‘‘Peruğu takınca kendilerine çok yakışıyor, çok güzel oluyorlar, değişik bir imaja bürünüyorlar. Aslında ben, peruğu herkese tavsiye ederim...’’ Türbanını çıkarıp, yerine peruk takan kadın memurlar arasında ise öğretmenlerle hemşireler ön sırayı aldı. Refahyol döneminde koalisyonun RP kanadının elinde bulunan SSK'da çalışan kadın memurlar da bu konuda yine ön sırada. İlahiyatçı öğretim üyesi Hayrettin Karaman, Hürriyet'e, İslam’ın bazı özel durumlara izin verdiğini hatırlattı. Peruk izninin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Karaman, ‘‘çok özel durum’’ diye konuştu. Karaman, bu konudaki düşüncesini şöyle açıkladı: ‘‘Peruk, şekil olarak başı örtebilir. Ama peruk, öz olarak bir örtü değildir. Biz, çalışmak zorundaysan ve türban takmana da izin yoksa, çalışamadığın takdirde sen ve ailen aç kalacak, arkasından da İslam’ın hiç de istemediği kötülükler gelecekse o zaman peruk da takma, tümüyle başını aç tavsiyesinde bulunuyoruz.’’

    Kayıtlarda türban eylemi

    İSTANBUL Üniversitesi'nden bir grup kız öğrenci, başörtülü fotoğraflarıyla kayıtlarının yapılmadığı gerekçesiyle okul önünde oturma eylemi yaptı. Beyazıt'taki İstanbul Üniversitesi merkez kampusu ana giriş kapısı önünde dün saat 11.00'de biraraya gelen grup, ellerinde, 'Başörtümüz kimliğimizdir', 'Eğitim hakkımız engellenemez', 'Başörtüsü zulmüne hayır' yazılı dövizler olduğu halde topluca yere oturdular. Öğrenciler adına bir açıklama yapan Gülsüm Peker, okula türbanlı olarak giremediklerini, bunun da sorumlusunun İstanbul Üniversitesi Rektörü Bülent Berkarda olduğunu öne sürerek, ‘‘Başörtüsü Müslümanların namusudur. Berkarda'nın aldığı tüm keyfi kararları protesto eriyoruz’’ dedi. Yaklaşık yarım saat süren eyleme iki türbansız kız öğrencinin, destek için geldiklerini söylerken, fotoğraflarını çeken gazetecilerden yüzlerini gizlemeleri dikkat çekti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı