Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Türban isyanı

    Hürriyet Haber
    23.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme: 23.09.1998 - 00:01

    DSP Lideri Ecevit, Türkiye'nin gerçek sorunları dururken, türban konusuna endekslenmiş seçim kampanyasını içine sindiremediğini belirterek, DYP Lideri Çiller'i ağır dille eleştirdi. Ecevit, ‘‘Çiller, dini RP'den daha ağır istismar ediyor. İş ilişkileri bakımından köşeye sıkıştıkça, eşiyle birlikte vermeyecekleri ödün, yapmayacakları şey yok’’ diye konuştu.

    Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit, türban tartışmasının siyasetin ana konusu haline gelmesinden duyduğu rahatsızlığı dün açığa vururken, eleştiri oklarını önce DYP lideri Tansu Çiller, ardından daha dikkatli bir üslupla koalisyon ortağı Başbakan Mesut Yılmaz'a gönderiyor. Ecevit, tartışmanın ortalığı sarmasından öncelikle DYP Lideri Tansu Çiller'i sorumlu tutuyor:

    ‘‘Çok sorumsuzca bir süreç başlatıldı. Bunu başlatan da Tansu Çiller. Bu konudaki yarışı kızıştırmaya çalışıyor.’’

    Ecevit, Çiller'in Kütahya mitinginde kürsünün arkasına türbanlı dev bir posterini astırması için ‘‘Hiç olacak şey değil’’ diye konuşuyor ve şöyle devam ediyor:

    ‘‘Belli ki, iş ilişkileri bakımından köşeye sıkıştıkça, Sayın Çiller'in eşiyle birlikte, vermeyecekleri ödün, yapmayacakları şey yok. Son derece de sorumsuzca davranıyor.’’

    Ecevit, Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu'nu dün kabulü sırasında da, Çiller'in dini ‘RP’den daha ağır bir şekilde istismar ettiğini' savunarak, ‘‘En büyük sakıncayı Çiller'de görüyorum’’ dedi. Ecevit, ‘‘Seçimle birlikte Çiller din konusunu sorumsuzca istismar etti. Şimdi RP'den daha ağır istismar ediyor. Seçim gelirken yakışıksız şekilde türban konusunu getirdi. Tatsız ve sakıncalı tartışmalara girmeyeceğim. Gündemdeki ivedi sorunların yerine bir başörtüsünün örtülmesini sindiremiyoruz’’ diye konuştu. Ecevit, FP Lideri Recai Kutan'ın ‘‘Dini seçimlere alet etmeyeceğiz’’ açıklamasının anımsatılması üzerine de oklarını Çiller'e yöneltti ve ‘‘Umarım Sayın Çiller de aynısını yapar. En büyük sakıncayı Çiller'de görüyorum’’ dedi.

    ANAP'A ‘DİPLOMATİK’ TEPKİ

    Ecevit, ANAP'a tepkisini daha diplomatik ifadelerle kayda geçiriyor. Başbakan Yılmaz'ın ‘‘Türban uygulamasına esneklik getirilmesiyle ilgili sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?’’ sorumuza şu karşılığı veriyor:

    ‘‘Tartışmaya girmek istemiyorum. Seçimler de yaklaşıyor. Bu süreçte bu kargaşanın içine girmek istemiyoruz. Biz Türkiye'nin gerçek sorunları üzerinde yoğunlaşmak istiyoruz.’’

    Tersinden okuduğunuzda, Ecevit, sitemkar bir üslupla, koalisyon ortağı Yılmaz'ın oy kaygısıyla Çiller'in başlatmış olduğu bir rekabet ve kargaşanın içine katıldığını ifade ediyor. Ecevit, ‘‘Siz türban seçim malzemesi yapılmasın şeklinde genel bir ilkeyi kayda geçirirken, mesajınız ANAP'a da gitmiyor mu?’’ sorumuza yanıtını tek sözcükle veriyor: ‘‘Tabii...’’

    Ecevit, FP ile ANAP arasında başlayan diyaloğu nasıl değerlendiriyor? Ecevit'e göre, FP, Yılmaz'ın türbanla ilgili sözlerini ele alıp, diyalog kurma girişiminde bulundu. Bir başka deyişle, Yılmaz'ın ‘‘Türban uygulaması esnek olmalı’’ sözlerinin FP'yi cesaretlendirdiği kanısında Ecevit.

    Ecevit, ayrıca TBMM'de FP'nin ‘enerji yatırımlarıyla ilgili hukuki sorunların aşılmasında hükümete vereceği destek’ karşılığında, ANAP'ın da ‘türban konusunda esneklik göstermesi’ ekseni üzerinde şekillenen pazarlık havasına soğuk bakıyor. Ecevit, ‘‘Biz hiçbir pazarlığa girmeyiz’’ diyor.






    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı