"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Türban değil, kafa değişmeli

<b>SAYIN Reyhan Gürtuna’</B>nın <B>‘türbana karşı şapkalı tesettür’ </B>girişimini gazetenizde okuyoruz.<br><br><B>Reyhan </B>Hanımefendi, başörtüsünün üstüne şapka giymektedir.

1926 yılında Kastamonu’da Mustafa Kemal Paşa elinde tuttuğu fötr şapkayı, halk kalabalığına doğru sallayarak ‘Beyler buna şapka derler’ dedi ve şapkayı başına geçirdi. Etrafındaki yurtseverlerin hepsi fötr şapkalarını başlarına geçirdi. Böylece ‘Şapka Devrimi’ gerçekleşmiş oldu. Paşa’nın yanında rahmetli Kılıç Ali Bey de vardı.

Bu olaydan sonra yobaz takımı ne yaptı? Başlarına evvela fes geçirdiler ve onu örtecek şekilde şapkalarını uyguladılar. Fes-şapka uygulamasının altındaki kafa değişmedi. Biz bu zihniyetten çok çektik, son yayına bakılırsa hálá çekmekteyiz.

Neşe DERİŞ-Yüksek Mühendis-İSTANBUL

Darüşşafaka'ya yazık ettiler

DARÜŞAFAKA
gibi saygın bir müessededeki son tele-kumar skandalı üzerine bu hayır kurumunun bir çok üyesinden, yöneticilere dönük tepkiler aldık. Özetle şöylenenler şu:

"Yıllardır övünülecek hibe yardımları ile birçok genci eğiterek topluma kazandıran Darüşşafakamız bu hallere mi düşürülecekti? Bu kurum sosyal tesisini 'kumarhaneye' dönüştürmesi inanılmaz bir gaflettir. <ı>(TV'lerde izlediğimiz bazı 'kumarcı' sanatçıların da uğrak yeri olduğunu biliyoruz.)

Bu olay kurum adına 'kira' toplama adına açgözlülük değil midir? Biz Darüşafakalılar bu tesislere üye olmak için zamanında iyi sayılabilecek bağışlar yaptık. Basketbol dışında tenis, squash, fitness ve yüzme tesislerinden yararlanıyorduk. Ne yazık ki, üst düzey yöneticilerimiz burasını kiraya vermeyi tercih ettiler. Bize pahalı hizmet verdirttiler. Hem de bu kişilerin kim olduklarına bakılmaksızın... Artık ilkelerimiz gözardı edilmiş, onurumuz çiğnenmiştir. Dilerim böyle bir yanlış bir daha yapılmaz."

Başbakan’ı dinlememek

ÜSKÜDAR'da Müsahipzade Celal Tiyatrosu'nun bulunduğu sokak bir binanın üst katına kaşla göz arasında kaçak kat çıkıldı. Üsküdar Belediyesi'ne, mahalleli sayısız şikayette bulunulmasına rağmen hiç oralı olunmadı, sadece ceza keseceğiz, denildi. Oyun ortada; Encümen marifetiyle ceza kesiliyor, sonra yıkım için ihale açılacak ancak yıkıma kimse katıl(a)mayacak ve yapanın yanına kar kalacak. Burası Kaymakamlığa, Belediye ve polis karakoluna en fazla 300-500 metre mesafede.

Üsküdar'da oturan Başbakan Erdoğan'ın "Kaçaklar yıkılacak" lafı havada kalıyor bu durumda. Üsküdar Belediye Başkanı Mehmet Çakır, partidaşı Pendik Belediye Başkanı Erol Kaya'nın sahildeki kaçak binayı denizden dozer göndererek yıkmasından hiç ders alması gerekmiyor mu?

Sahte rakı

SAHTE
rakıları yapanlar kadar satanlar da suçlu değil midir? Bakkal ve lokanta gibi işyerleri hakkında ne yapılıyor? Ayrıca zehirli olmayan sahte rakılar da var. Bunlar tespit edildi mi? Bu konu Maliye’yi hiç ilgilendirmiyor mu? 1 YTL borcu olan vatandaşa yurtdışına çıkma yasağı koyan zihniyet burada niye böyle çekingen davranıyor?

Coşkun ERDEMİR İSTANBUL

ÇEVRE
Mühendisleri İstanbul Şubesi Yazmanı Orgen Uğurlu; dünkü ‘Tahlil yapılsın’ yazısı üzerine ‘Gıdaların insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde üretilmesi, denetlenmesi ve tüketime sunulması, gıda mühendislerinin görev ve yetki alanlarındadır. Çevre mühendislerinin meslek alanlarıyla ilgili geniş bilgi www.cmo.org.trden temin edilebilir’’ diyor.

Maliye’nin 60 bin personeli mağdur

TÜRKİYE’nin çeşitli yerlerinden tepki gösteren ‘vergi dairesi müdürleri’nden gelen ortak açıklama şöyle:

TBMM’ye sunulan Gelir İdaresi Yasa Tasarısı’nda Gelir İdaresi’nin yükünü çeken, deyim yerindeyse hamallığını yapan şef ve müdür yardımcıları unutuldu! Tasarıda bu unvanda bulunan kişilerin kazanılmış hakları ellerinden alınarak yok edildi. Görevde yükselmede müdürlerin önüne engeller konularak mutlu azınlık tahakkümü yaratıldı.

Malum kişilerin rant kavgasından çalışanların payına, mevcut haklarının ellerinden alınması düştü. Oysa vergi dairesi personeli bütün olarak verginin toplanmasında her türlü özveriyi gösteren, bunu sağlayan 60 bin kişilik kesimdir ve huzursuzdur. Sır olarak saklanan yasa tasarısında vergi dairesi zayıflatılarak mükellefin bölge başkanlığı olan 21 ile git gel yapılması sağlanmıştır. Vergi dairesi çalışanlarını son derece huzursuz eden birçok maddesi olan bu tasarının geçmesi halinde vergi daireleri iş yapamaz duruma gelecektir.

Kötü polis iyi polis

TARİH
27 Şubat Pazar... Adana’dan Antakya’ya giden Alman vatandaş Richard Huns’un kullandığı N 670 G plakalı otobüsün mazotu İskenderun yakınlarında otobanda bitiyor. Yabancı turistlerin yolda kaldığını gören otobandan gelip geçen duyarlı sürücüler, hemen 155 Polis İmdat telefonunu arayarak durumu bildiriyorlar. Haber merkezindeki nöbetçi polis hemen telsiz anonsuyla şehir içinde devriye görevi yapan trafik ekibini otobana yönlendiriyor. Trafik ekip otosunda görevli trafik polisi Mehmet Baki ile Mehmet Evcil kısa bir süre sonra turistlerin yanına geliyorlar. Turistlerden birini yanlarına alarak en yakın akaryakıt istasyonuna gidiyorlar. Alınan 1 teneke mazot sonrası tekrar otobüsün yanına dönüyorlar. Yakıt ikmali sonrası turistlerimiz minnet ve şükran duygularını ifade ederek yollarına devam ediyorlar.

Alman turiste 1 teneke mazot temin edildikten sonra polisimiz istese, elini yağa, mazota, ise, pasa ve kire vurmaz, elleri ceplerinde yakıt ikmalinin gerçekleşmesini izleyebilirdi. Ancak trafik polisi Mehmet Baki, huni vazifesi gören pet şişeyi iki eliyle tutuyor, mazotun tam manasıyla boşaltılmasına yardımcı oluyor. Anlayacağınız trafik polisi Baki işini, işin ucundan tutarak değil layıkıyla yapıyor, iş olsun diye değil, gerçekten hizmet olsun diye çabalıyor... Kısaca, iki Mehmet kutlanacak iş yapıyorlar...

Türkiye’yi kötü tanıtan İngiliz turiste İskenderun’dan cevap! İşte size ‘parayla’ bile yapılamayacak tanıtım fırsatı, işte size ülke tanıtımı... Son günlerde Türk Polisi’ni ve ülkemizi dünyaya olumsuz tanıtan kötü örnekler yanında, görüldüğü gibi olumlu örnekler de var.

Doğan SÜSLÜ

GÜNÜN SÖZÜ

‘Yalancı bir bahar yaşıyoruz. Türkiye siyasi veya ekonomik bir şok yaşarsa sıcak paranın ülkeyi terk etmesiyle dengeler altüst olabilir, bunun olmasını hiçbir zaman istemiyoruz.’

(‘Siyasette Merkezi Yeniden Kurmak’ adlı kitabın yazarı, eski Bakan Ufuk Söylemez)

Biliyor musunuz?

ANKARA Numune Hastanesi 2. Psikiyatri Kliniği ve Anksiyete Bozuklukları Araştırma ve Eğitim Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen ‘4. Anksiyete (bunaltı) Kongresi’nin Tunus’ta yapıldığını, kongrede tüm katılımcı ve konuşmacıların Türk doktorlar olduğunu bildiren Tıp Kurumu’nun, ‘Bu büyüleyici tatil köylerinde katılımcılara ilaç şirketlerinin sağladığı konukseverlik kongreyi gölgelemiyor mu?’ diye sorduğunu...İZMİR’de Uğur Oral’ın genel yayın yönetmenliğinde ‘Ege’de Sekizinci Gün’ adlı haftalık gazetenin yayımlandığını (0232-446 21 11)...

Mesaj panosu

119
yıllık geçmişiyle eğitim sektörüne hizmet veren Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Okulları, Nişantaşı ve Ayazağa'dan sonra Erenköy Güneş Kampusü'ne 2005-2006 döneminde lise ve fen lisesini de dahil ederek İstanbul'da okul sayısını 10'a çıkartıyor. Bu arada Rotary Kulübü'nün 100. kuruluş yılında Türkiye'ye bir Anadolu Lisesi kazandırmak üzere bu akşam 'Batı Yakasının Öyküsü' müzikalini konuklarına sunuyor.

LEVENT'teki Tekir ailesinden mesaj: 4. Levent'teki eski İETT Garajı'nın olduğu yer bir mezbelelikti; çirkin bir görüntü arzediyordu. Burasını bir kültür ve gösteri merkezi haline getirmesi için ilgili projeyi uygulatan İETT Genel Müdürü Muammer Kantarcı'ya Çeliktepe ve Levent'liler olarak teşekkür ederiz.

MERTER'deki Tuncay Azaphan Ticaret Lisesi'ndeki bazı öğrencilere Kadir Ercüment Sayın imzalı 'Sonsuzluk Kıyılarında' adlı ve içindeki şiirlerde "Ciddi lideriniz Şeytan geliyor" sözcükleri bulunan kitap, satanist bir kitap mıdır? Okul müdürü ve Güngören Milli Eğitim Müdürü'nün bundan haberleri var mıdır? Bir grup veli

AKP’li Akşehir (Konya) Belediyesi bundan bir ay kadar önce şehrin en işlek, en büyük iki ana caddesini ihaleye(!) çıkardı. Caddelerde birden değnekçiler peyda oldu. Karayolları Trafik Kanunu’na aykırı olarak durmak ve duraklamak-park etmek arasındaki farkı dahi bilmeyen bu yasal değnekçiler, arabanızın kontağını kapattığınız anda başınıza üşüşüyorlar. Nerede kanuni haklara olan saygı.

Hasan TÜRKOĞLU AKŞEHİR

ANKARA
100. Yıl ve Çukurambar mahallelerine yıllardır hizmet veren sağlık ocağının, binada çatlamalar olduğu için yıkılmasına karar verildi ve ocak 100. Yıl Mahallesi’nde başka bir yere değil de, Sağlık Müdürlüğü’nün Çiğdem Mahallesi’ndeki bir yerine taşındı. Sağlık Müdürlüğü’nden kararın düzeltilmesini ve ocağın 100. Yıl’a taşınmasını bekliyoruz.

Uğur YALÇIN-ANKARA
X