Turban, Çillerler’in yat dosyasını yeniden açıyor

Kamuran ZEREN / ANKARA
13.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme:

Tansu Çiller ile Özer Çiller'in TURBAN'ın olanaklarını özel işleri için kullandıklarını ortaya çıkaran, ancak Refahyol döneminde kapatılan ‘‘Yat Dosyası’’ yeniden açılıyor. TURBAN Genel Müdürlüğü ilk olarak, Çiller ailesine ait ‘President’ ve ‘Denge’ isimli yatlar için yapılan ödemelerde, ‘Sahte evrak düzenlendiği’ iddiası ile eski yönetim hakkında suç duyurusunda bulunacak.

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ile eşi Özer Uçuran Çiller'in, TURBAN Genel Müdürlüğü'nün milyarlarca liralık olanaklarını özel işleri için kullandıklarını belgelerle ortaya koyan, ancak Refahyol döneminde kapatılan ‘Yat Dosyası’ yeniden açılıyor. Çiller ailesinin yatlarına yapılan usulsüz harcamaların hesabını sorduğu için görevden uzaklaştırılan, ancak ANASOL-D ile tekrar Genel Müdürlüğe getirilen Hilmi Seçilmiş'in talimatıyla dosyanın yeniden gündeme getirildiği öğrenildi.

TURBAN Genel Müdürlüğü ilk olarak, Çiller ailesine ait ‘President’ ve ‘Denge’ isimli yatlar için yapılan ödemelerde, ‘Sahte evrak düzenlendiği’ iddiası ile eski yönetim hakkında suç duyurusunda bulunacak. Suç duyurusunun, bugün TURBAN'ın vekili Avukat Erdal Merdol tarafından, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı'na verileceği bildirildi.

BİLGİN'E SUÇLAMA

TURBAN eski Genel Müdürü ve DYP Isparta Milletvekili Ömer Bilgin ile dönemin Kuşadası İşletme Müdürü Haydar Mengi hakkında, ‘Sahte evrak düzenlemek, suça iştirak, nitelikli zimmet’ suçlamasında bulunulan suç duyurusunda, Özer Çiller için de üstü kapalı ‘suça teşvik’ ihbarı yapılıyor. Suç tarihi olarak ‘16 Eylül 1994’ün gösterildiği duyurunun ‘olaylar’ bölümünde, Çiller ailesine ait Marsan Holding AŞ üzerine kayıtlı yatların, büyük indirimlerle Kuşadası Marina'da yeniletildiğini ortaya çıkaran TURBAN Teftiş Kurulu'nun, 10.06.1996 tarih ve 61-1 No'lu soruşturma ve inceleme raporu kanıt gösteriliyor. Buna göre, halen Fransa'da olduğu öne sürülen TURBAN Kuşadası Marina İşletmesi Müdürü Haydar Mengi'nin, sahte evrak düzenlediğinin saptandığı bildiriliyor.

Suç duyurusunda, TBMM Araştırma Komisyonu Başkanlığı'nın 24 Mayıs 1996 tarihli bilgi istemi üzerine, 70 bin 693 Mark'ı President yatına ait olmak üzere, her iki yat için toplam 84 bin 566 Mark ‘ödenmemiş borç’ saptandığı, borç miktarının alınmayan işçilik ücretleri ile tahakkuk ettirilmeyen komisyonlarla birlikte 114 bin 66 Mark'a ulaştığı belirtiliyor.

SAHTE FİŞ

Buna karşın Kuşadası Marina Müdürlüğü'nün, 16 Eylül 1994 tarih ve 94/933 sayıyla, President isimli yatın hiçbir borcununun bulunmadığına dair bir yazı yazdığı, bunun dönem müdürü Haydar Mengi'nin isteğiyle hazırlandığının ortaya çıktığı savunuluyor. President'a ait borçların ödendiğini göstermek için toplam miktarı 70 bin 97 Mark karşılığı 1 milyar 355 milyon lira olan dört adet fişin ‘sahte’ olarak düzenlendiği bildiriliyor. Ömer Bilgin'in, DYP Milletvekili olarak 13 Haziran 1996'da yaptığı basın toplantısında, President yatının borcunun bulunmadığı, Denge hakkındaki iddiaların ise soyut olduğunu öne sürdüğü bilgisine de yer verilen dosyada, gelişmeler şöyle özetleniyor:

14 Haziran 1996'da dönemin TURBAN Genel Müdürü Hilmi Seçilmiş, Özer Çiller'in belgelerinin sahte olduğunu basın açıklamasıyla duyurdu.

TBMM Genel Kurulu'nda yapılan görüşmelerde DYP milletvekili Kemal Aykurt, yatların borcunun bulunmadığını savundu.

Her iki yata ait 84 bin 566 Mark borcun ödenmesi için Marsan Holding'e yapılan uyarıların sonuç vermemesi üzerine, icra takibine girişildi.

Bunun üzerine, Borçlu vekilinin 13 Ağustos 1996 tarihli dilekçeyle, borç için itirazda bulunduğu anımsatılan suç duyurusunda, ‘Soruşturmada adı geçen Özer Uçuran Çiller, borçlu olduklarını bildikleri halde, yatlardan ötürü hiçbir borcu bulunmadığını, ödemeye ilişkin tüm belgelerin ellerinde bulunduğunu, basın bildirisiyle açıklamıştır’ bilgisine yer veriliyor. Ardından da, Marsan Holding'in, 17 Ekim 1996 ve 11 Kasım 1996'da yapılan ödemelerle, tüm borcu kapattığı belgeleri sunuluyor. Duyurunun sonuç bölümünde, tahsil fişleri ve 94/933 sayılı İşletme yazısının ‘sahte olarak düzenlendiği’ ve ‘bilerek, isteyerek kullanıldığı’ iddiasıyla, ‘sanıkların irade birliği içinde, iştiraken nitelikli zimmet ve evrakta sahtacilik suçlarını işlemiş oldukları’ ifadesiyle, gereğinin yapılması isteniyor.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı