TÜPRAŞ'ta gerekçe belli oldu

ANKA
17.02.2006 - 17:17 | Son Güncelleme: 17.02.2006 - 17:29

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun TÜPRAŞ'ın özelleştirme şartnamesine ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi belli oldu.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu TÜPRAŞ’ın yüzde 51’inin özelleştirilmesine yönelik ihaleyle ilgili olarak aldığı yürürlüğü durdurma kararına, TÜPRAŞ’ın yüzde 51’inin blok satışına karşı açılan davada  ÖİB tarafından yapılan savunmayı gerekçe gösterdi.
  
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun TÜPRAŞ’ın    özelleştirme ihalesinin yürürlüğünü durduran kararının gerekçesi açıklandı. Kararda Türkiye’nin toplam ham petrol işleme kapasitesinin yüzde 86’sına sahip olan TÜPRAŞ  gibi büyük bir kuruluşun, özelleştirme yoluyla satışında esas alınacak şartların belirlenmesinde kamu yararının ön planda tutulması gerektiği ve idari yargıda bu konunun değerlendirilmesinin doğal olduğu belirtildi.
  
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun, TÜPRAŞ’ın yüzde 51  hissesinin satışına ilişkin kararının iptali istemiyle açılan davada,  ÖİB’in  kararı "sektörün özelleştirme sonucunda, özel müteşebbisin  teknoloji, kapasite artırma ve  çevre konularında yatırım yapmak zorunda kalacağı"   ifadesiyle savunduğu hatırlatılarak, "Aynı kuruluşun satışına dair ihale şartnamesinin 18’inci maddesinde sadece Batman Rafinerisi’nin üç yıl süreyle işletmeye devam edileceğinin taahhüt altına alınması, devir sonrasında mevcut üretimin sürekliliği ve değişecek, gelişecek yeni şartlara bağlı olarak gerekli olacak yatırımların gerçekleştirilmesi yönünde bir belirleme olmaması ve bu konuda ihaleyi kazanan teklif sahiplerine yönelik herhangi bir taahhüde  yer verilmemesi, denetim mekanizmalarının da getirilmemiş olmasının kamu yararı yönünden değerlendirildiğinde eksiklik olduğu açıktır" denildi.

TÜPRAŞ’ın yüzde 51 kontrol hissesinin üç yıl sonra hiç bir onaya gerek kalmadan el değiştirmesine olanak sağlanmasının da  önemli bir eksiklik olduğu  vurgulanan  kararda şöyle denildi: "Öte yandan davalı idarenin  TÜPRAŞ’ın ’özelleştirme sonunda üretimin devam ettirileceğinden kuşku yoktur’ şeklindeki savunmasına gerekçe olarak ileri sürdüğü   Petrol Piyasası Kanunu ve EPDK yasalarının gerekli yatırım yapılmaması halinde yapılabilecek denetime ilişkin hükümler taşımaması nedeniyle  gerekçe olamayacağı açıktır.  Sonuçta ihale şartnamesinde sadece Batman Rafinerisi yönünden  rafinaj sektörü ve ülke ekonomisi için kısa sayılabilecek bir süreyle sınırlı işletme garantisi verilmesi, yine TÜPRAŞ’ın  yüzde 51 kontrol hissesinin  devrinin sadece  üç yıllık bir süre için  idare onayına tabi kılınmış olması ve üretimin sürekliliği için teknoloji, kapasite artırma ve çevre konularında yapılması zorunlu yatırımlara yönelik hiç bir taahhüdün yer almaması nedeniyle sayılan bu hususların  özelleştirme sonrası süreçte şirketin mevcut kapasitesinin altında üretim yapması halinde ülkenin işlenmiş petrol ihtiyacının büyük bir kısmını üretim yoluyla değil ithalat yoluyla karşılanmasına yol açabileceği de göz ardı edilmemelidir."

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı