Tüp kuzular mezbahada

Hürriyet Haber
18.12.2001 - 12:01 | Son Güncelleme:

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Döllenme ve Suni Tohumlama Anabilim Dalı‘nca, elde edilen ilk ‘‘tüp kuzulardan‘‘ 6‘sı, kaynak yetersizliği nedeniyle kesildi.

Fakültenin Döllenme ve Suni Tohumlama Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kamuran İleri, mezbahada kesilen koyunlardan alınan yumurta hücrelerinin laboratuvarda olgunlaştırılması ve döllenmesi sonucu 2`si dişi olmak üzere toplam 8 kuzunun elde edildiğini hatırlattı.

Prof. Dr. İleri, bu kuzuların tamamının sağlıklı doğduğunu ve büyüdüğünü belirterek, şöyle konuştu:

``Bu çalışma diğer bir araştırmaya temel oluşturdu. Esas amacımız, bunu sığırlarda da başarmaktı. Mezbahaya giderek kesilen kıymetli, sütverimi yüksek hayvanlardan son bir daha yavru alma çalışmaları yapmak istiyoruz. Buna da başladık, ancak henüz kuzularda olduğu gibi başarılı olamadık.

Laboratuvar ortamında çalışmalar devam ediyor. Şu ana kadar sperm transferini gerçekleştiremedik. 1-2 yıl içinde bunu da gerçekleştireceğimize inanıyorum. Bu sayede halen ortalama 4-5 olan yavru ortalamasını 10-15`e çıkartma imkanı doğacak.``

"KLONLAMA" KAYNAĞA TAKILDI

Çalışmalarının bir diğer aşamasının ise ``koyunlarda klonlama`` çalışması olduğunu belirten Prof. Dr. İleri, bununla ilgili İÜ Araştırma Fonu`ndan daha önce destekleme kararı çıktığını hatırlattı.

Prof. Dr. İleri, 80 milyar lira civarında olan projenin toplam maliyetinin ikiye katlandığını, dolayısıyla da laboratuvar için gereken malzemenin alınamadığını bildirdi.

``Masraflı olduğu için proje şimdi rafa kaldırıldı`` diyen Prof. Dr. İleri, bu çalışmayı yapacak bilgi birikimine sahip olduklarını ve gerekli kaynak bulunması durumunda 2002`de bu çalışmaya başlayacaklarını belirtti.

KUZULAR NİÇİN YAŞATILAMADI?

Prof. Dr. Kamuran İleri, tüp kuzuların ne kadar yaşayacağının araştırma konusu olmadığını belirterek, şöyle devam etti:

``Normal doğan kuzularla bir farkları yoktu. Faydalı hayvanlar dediğimiz koyun, keçi ve sığırların ömürleri uzun olur, ancak ekonomik hayvancılıkta bunların belli bir değeri var. Örneğin bir inek 4`üncü buzağıdan sonra verimi maksimuma çıkar, 5`ten sonra ise ekonomik değildir. Verimli olduğu sürece hayvan tutulur, verim düştüğü an kesilir.

Kural, bu kuzular için de uygulandı. Tüp kuzular uzun süre yaşatılabilirdi, ancak bizim böyle bir amacımız yoktu.``

"ARAŞTIRMAM YARIDA KALDI"

İÜ Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Şebnem Gündal Çörekçi de projeye göre, kuzuların doğumundan itibaren 6 ay süreyle takibinin öngörüldüğünü kaydetti.

Depremde, fakültelerinin bazı bölümlerinin hasar görmesi sonucu, kuzuları, çiftlikte meraya bırakmak zorunda kaldarını anlatan Yrd. Doç. Dr. Çörekçi, şöyle devam etti:

``Çiftliğe gönderildikten sonra kuzuların sadece 3.5 aylık verilerini alabildik. Bu süreçte kuzuların sağlıkları çok iyiydi ve normal yolla doğanlardan hiçbir farkı yoktu. Ancak bir takım eksiklikler nedeniyle daha sonra kuzuları takip edemedik. Kuzulara bakacak işçi bulamadık. Parasızlık nedeniyle yem sorunları yaşandı. Dolayısıyla kuzular merada kaderine terkedildi.

Proje kapsamında kuzuların kesim ve karkas özelliklerinin incelenmesi de düşünülüyordu. Bu sayede etinin kalitesi, iç organlarının büyüklüğü, yağ miktarı ile kemik büyüklükleri incelenecekti.``

Yrd. Doç. Dr. Çörekçi, bu durumu bir yazıyla İÜ Araştırma Fonu`na ilettiğini ve araştırmayı yarıda kestiğini söyledi.

Bu tür çalışmalarda maddi desteğin önemine dikkati çeken Yrd. Doç.Dr. Çörekçi, ``Kuzuların kesilmesinde ekonomik sıkıntılar etkili oldu. Benim projemin kalan kısmı tamamlanamadı`` diye konuştu.

TÜP KUZULAR 10 AY YAŞADI

Kuzularla ilgili proje, 1993 yılında Doç. Dr. Sema Birler ile Doç. Dr. Serhat Papuçoğlu tarafından başlatıldı. Yaklaşık 7 yıl süren bir çalışmanın ardından geçen Aralık ayı sonlarına doğru 7 koyundan 6`sı erkek toplam 8 tüp kuzu elde edildi.

Kendileri için uğraş veren hocaların adını alan kuzulardan erkek olanların yaşamı sadece 10 ay sürdü.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı