« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Tünellerde hava direnci neden az?

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
<ı>SORU : Motosikletimle tünele girdiğimde hareket doğrultusunda açık bölgelere göre çok daha az hava direnci hissediyorum. Halbuki yol eğimi, sıcaklık ve rüzgar şartları tamamen aynı. Bu duruma bir açıklama getirebilir misiniz?

YANIT: Tünellerde hava direnci diğer yerlerden daha azdır çünkü trafik akışı tünelde bir pompa işlevi görür ve araçların arkalarında kuyruk akımı olarak da adlandırabileceğimiz bir hava akımı rejimi oluşur, siz motosikletinizle giderken trafiğin yarattığı bu şiddetli akımın içine girersiniz. Bahsettiğimiz bu etki, büyük bir tırın hemen arkasında ilerlerken karşılaşılan durumla aynıdır, fakat tünellerde bu etki eçık hava alanlarından daha uzun ömürlüdür.

Şeker nasıl oluyor da reçeldeki gibi koruyucu olarak kullanılabiliyor?

<ı>SORU: Bu bence garip bir durum, çünkü şeker fruktozun ve glükozun bir disakkarididir ve metabolizma için enerji kaynağıdır. Şekerin koruyucu olarak kullanılması benim bilmediğim bir biyolojik özelliğinden mi kaynaklanıyor? Şeker, bu koruyucu özelliği nedeniyle, steril ortamların hazırlanmasında antibakteriyal bir madde olarak kullanılabilir mi?


YANIT 1: Şekerin antimikrobiyal bazı ajanlar içerdiği söylenebilir. Bir arkadaşımın babası İkinci Dünya Savaşı öncesinde Venezuela'da petrol mühendisi olarak çalışıyordu. Bana anlattığına göre orada yaralanmalarda en sık uygulanan tedavi yarayı temizleyip üzerine kahverengi şeker döktükten sonra tentürdiyota batırılmış bir bezle yarayı sarmakmış. Tabii bu kahverengi şeker nedeniyle yaralar oldukça kötü görünürmüş ama bu tedavi işe yararmış.

YANIT 2: Şekerin koruyucu özelliği, neden olduğu su transferinden kaynaklanır. Şeker, yüksek konsantrasyonda bulunduğu reçel ortamında bakterilerin içindeki suyu çekerek dehidrasyondan ölmelerine neden olur. Gerçi kaynakma sırasında reçeldeki bakterilerin çoğu ölür ama şeker, ek bir güvenlik sağlar. Glukoz o denli su çekici bir maddedir ki, bir insana birkaç gram %70 glukoz içeren bir eriyik yutturursanız susuzluktan ölmesine neden olabilirsiniz.

YANIT 3: Aslında şekerin soruda belirtilen türde doğrudan biyolojik özellikleri yoktur, hatta biraya ve ekmek hamuruna fermantasyona yardımcı olsun diye şeker eklenir. Fakat buna karşın şeker o kadar güçlü bir su emicidir ki, konsantre eriyikler söz konusu olduğunda şeker, bakteri ve mantarların gelişmeleri için gereken suyu emerek bunların büyümesini engeller.

Reçellerde genel olarak %60 oranında şeker bulunur, bu da yukarıda belirttiğimiz yolla bakteri gelişiminin engellenmesi için yeterli bir orandır. Fakat bu işte asit oranı da önemli rol oynar, asit oranının az olduğu besinler için (örneğin lokum) şekerin daha çok eklenmesi gerekir. Az şekerli reçeller diğerlerinden daha çok su içerirler ve bunların kapaklarını bir kez açtıktan sonra bitene kadar buzdolabında saklamanız gerekir.

CD’den neden garip sesler geliyor?

<ı>SORU: CD dinlerken telefon çalarsa CD cihazından çok garip bir gürültü geliyor ve ardından bütünüyle sessizliğe gömülüyor, ben telefonu açtıktan birkaç saniye sonra herşey normale dönüyor. Bazen bu sessizliğin telefonun çalmaya başlamasından önce başladığı da oluyor. Neden?


YANIT: Anlattığınız olaya CD-çalarınızın telsiz telefonun radyo frekanslı radyasyonundan etkilenmesi neden oluyor. Bu etkilenme sonucunda CD-çalarınızın otomatik ses kesme sistemi devreye giriyor, bu sistem normalde diskinizde veri eksikliği varsa çalışır.

Standartlara göre CD-çalarların bir metre için 2 volta kadar olan alan şiddetleri için radyo frekans radyasyonundan etkilenmeyecek şekilde üretilmeleri gerekir. Eğer telsiz telefonunuz da elektronik standartlara uygunsa 7 metre uzaklıktan etkili olacak şiddette bir frekans alanı yaratmaması gerekir. Bence standart uyumsuzluğu büyük olasılıkla CD-çalarda. Bu konuyu tamamen açıklığa kavuşturmanız çok kolay; telsiz telefonunuzu devreden çıkarın ve etkinin ortadan kalkıp kalkmadığını test edin.

Buz içinde hava kabarcıkları neden merkezde?

<ı>SORU: Küp şeklindeki buz kalıplarının içindeki hava kabarcıkları beni küçüklüğümden beri etkilemiştir. Neden en çok kabarcık kübün merkezinde oluyor ve dış yüzeylere doğru kabarcık sayısı çatallaşmalarla azalıyor?



YANIT:Bu soruyu yanıtlamak için, buz oluşumu sırasında, madde katı ve sıvı fazların arasındayken neler olup bittiğini incelemek gerekir.

Musluk suyu yaklaşık %0.003 oranında çözünmüş hava içerir fakat havanın buzdaki çözünebilirliği oldukça azdır. Siz buz kalıbınızı suyla doldurup buzdolabınızın buzluğuna koyduğunuzda su, bütün yüzeylerden ısı kaybetmeye başlar ve bu yüzeylerde hemen hemen hiç hava içermeyen ilk buz kristalleri oluşmaya başlar. Bu kristaller kalıpların iç bölgelerine doğru kolon şeklinde uzarlar.

Kristallerin arasında ve kübün merkezinde kalan su da daha önceden oluşmuş olan buz kristallerinin ittiği havayla iyice doymaya başlar. Bu sudaki hava konsantrasyonu %0.0038 oranına ulaştığında "ötektik kompozisyon" adı verilen yapı oluşur. İşte bu evrede bütün sistem donar (zira artık mümkün olan en düşük donma noktasına sahip olan karışım kompozisyonunun donma noktasına ulaşılmıştır) ve %2.29 oranındaki hava ile su bir karışım olarak öylece kalırlar. Kübün dışına yakın olan kabarcıklar ötektik yapının kolon şeklindeki kristaller tarafından yakalanan elemanlarıdır.

Televizyondaki gürültünün nedeni ne?

<ı>SORU: Eski bir televizyonum var. Açma düğmesine bastıktan sonra bir süre boyunca rahatsız edici, yüksek sesli bir gürültü yayıyor. Televizyonun tepesine vurduğumda bu gürültü kesiliyor ama bir süre sonra yeniden başlıyor. Neler oluyor?


YANIT: Sorun büyük olasılıkla görüntü tübündeki elektron demetini saptırmaya yarıyan bobinlerdeki yüksek frekanslı titreşimden kaynaklanıyor. Bobindeki hafif bir çözülme , söz konusu titreşimin insan kulağıyla duyulabilmesini sağlayan rezonansa neden oluyor. Söz konusu rezonans televizyonun iç aksamındaki çeşitli birimlerle olabilir, dolayısıyla siz televizyonun tepesine vurduğunuz zaman rezonans için kurulmuş olan hassas dengeyi bozmuş olursunuz, titreşimler duyulamaz bir hale gelir. Küçük bir tavsiye: televizyonunuza çok fazla şiddet uygulamayın!

Bunları da Beğenebilirsiniz