Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tüketicinin Erkan abisi

Erkan ÇELEBİ

Takografcılara 15 trilyonluk okul servisi pazarı yarattılar

Özellikle otobüs, kamyon gibi uzun yol araçlarının sürücülerini denetim altında tutmaya yarayan takograf, şimdi de şehir içindeki okul servisleri için zorunlu hale geldi. Şehir içinde sürat yapmaları pek mümkün görünmeyen okul servislerine takograf zorunluluğu, tartışma yarattı. Bu zorunluluk, altı takograf üreticisi firmaya 15 trilyon liralık yeni pazar kapısı açtı.

KARAYOLLARI Trafik Kanunu'na göre şehiriçi ve şehirlerarası yük veya yolcu taşımacılığı yapan otobüs, kamyon ve çekicilerde takograf bulundurulması zorunlu. Sürücülerin çalışma ve dinlenme süreleri ile bu süreler içinde aracın aşırı sürat yapıp yapmadığını kaydeden takograflarla ilgili yeni bir tartışma gündeme geldi.

Bu da, otobüs ve kamyonlarda olduğu gibi 18'den fazla koltuğu bulunan midibüslere de takograf takılma zorunluluğunun getirilmesi... Artık bundan böyle, otobüs statüsü kazanan midibüs şoförlerinin hareketleri de kayıt altına alınabilecek.

Yeni düzenleme, midibüslerin yanı sıra tüm okul servis araçlarına da takograf takılmasını zorunlu kılıyor. Yani, artık çocuklarımızı teslim ettiğimiz servis şoförleri de kayıt altına alınabilecek. Böylece, çocukları taşırken şoförün aşırı sürat yapıp yapmadığı kolayca tespit edilebilecek.

Ancak, takografla ilgili geçmişteki örnekler göz önüne alındığında, bu yeni uygulamanın altından da pis kokuların gelmesine neden oluyor. Akıllara, ‘‘Yine birileri mi zengin ediliyor? sorusu geliyor.

Çünkü, takograf uygulamasının ilk başlatıldığı dönemlerde sadece bir kaç firmaya pazar yaratılmış, bu yolla zor durumdaki bazı şirketler kurtarılmaya çalışılmıştı. Bu tartışmalar da kamuoyunu oldukça meşgul etmişti.

ALTI ÜRETİCİ VAR

Acaba şimdi aynı senaryo yeniden mi tekrarlanıyor?

Amaç, sadece çocukların güvenliğini mi sağlamak, yoksa 6 firmaya yeni pazar kapıları mı açmak?

‘‘Şimdi bunu da nerden çıkarıyorsunuz?’’ diye bir soru aklınıza gelebilir. Ne var ki, Türkiye'de sadece Testaş, Hema, Bestaş, Endiksan, Vestaş ve Rota adlı firmalar bu cihazı üretiyor. Yeni uygulama bu altı firmaya yaklaşık 15 trilyon liralık ek bir pazar yaratıyor. Bu da son dönemlerde iyice daralan takograf pazarında bu altı firmaya iyi bir soluk aldırma anlamına geliyor.

Arkadaşımız Zeliha Aslan, yeni uygulamayla ilgili bir araştırma yaptı. İlk önce, Servis Aracı İşletmeciler Odası Başkan Yardımcısı Taylan Nebioğlu'yla görüştü. Nebioğlu, ‘‘Takograf direksiyon başındaki şoförü takibe alan bir cihaz. Bu cihazla, şehirlerarası yollarda şoförün çalışma süresiyle, aşırı hız yapıp yapmadığını kontrol altına alınabiliyor. Ancak şehir içinde taşıma yapan servis araçları için gerekli olup olmadığı tartışılır. Servis şoförleri zaten günde birkaç saat çalışıyor ve şehir içinde de 50 kilometrelik hız sınırı var. Ayrıca, yoğun trafikte istese de aşırı sürat yapması mümkün değil’’ dedi.

SIK SIK BOZULUYOR

Ulusoy'un Otobüs Grubu yetkililerinden Mustafa Yıldırım da, takograf uygulamasının anlamsız olduğu görüşünü savunuyor. Yıldırım, takografların en küçük sarsıntı ve elektrik akımından etkilenerek bozulduğunu ileri sürüyor. Arızanın giderilmesinin de 10-15 gün sürdüğünü, bunun içinde mutlaka yedek bir takograf almak zorunda kalındığını savunuyor. Yeni yönetmelikle takograf fiyatlarının bir anda iki kat arttığına değinen Yıldırım, ‘‘Takografın sürekli aracın içinde bulundurulması zorunlu. Herhangi bir kontrolde takograftaki bilgilere bakılmayıp sadece takograf var mı yok mu diye bakılıyor. Takograf arızaları nedeniyle de her bir taşımacı en az iki takograf almak zorunda. Bu uygulamadan 70-80 bin taşımacı etkilenecek’’ dedi.

Takograflardaki bilgilerin de sağlıksız olduğunu iddia eden Yıldırım, ‘‘Sözde takograflar aracın yaptığı hızı gösteriyor, ama bunlar asla sağlıklı değil. 10 ayrı aracı aynı sabit hızda giderken kontrol edelim hepsinin sonucu farklı çıkıyor. Bunu bizim kadar herkes biliyor. Çünkü cihazlar Avrupa standartlarında değil’’dedi.

Alkışlanacak ‘utanç panosu’

MARLBORO ve Parliament sigaralarının üretildiği Torbalı'daki Philsa tesislerinde tüketicilerin gönderdiği üretim hatalı sigaraların teşhir edildiği bir ‘‘utanç panosu’’ bulunuyor. Bu panoda tüketicilerden gelen şikayetler üzerine toplanan hatalı ürünler sergileniyor. Sergilenen bu sigaraların üzerinde de birer etiket bulunuyor. Bu etiketlerde sigaranın hangi ta-

rihte, hangi makinede üretildiği, üretim sırasında makinenin başında hangi sorumlunun bulunduğu yer alıyor. Böylece, hatalı sigaraları üreten personel de, teşhir edilerek cezalandırılmış oluyor. Utanç panosunda yer almak istemeyen personel de daha dikkatli olmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla tüketicinin şikayeti, doğrudan adresini buluyor.

Kaporayı emlakçıya kaptırmayın

Ev almadan önce hem ev sahibini, hem de emlakçıyı çok iyi seçmeniz gerekiyor. Aksi takdirde siz de okuyucularımızdan Korhan Balımtaş gibi mağdur olabilirsiniz. Balımtaş, almak için anlaşıp kapora verdiği evin borcu olduğunu öğrenince emlakçıdan ödediği kaporayı geri vermesini istemiş. Ancak emlakçı kaporayı vermeye bir türlü yanaşmamış.

Korhan Balımtaş, geçen yıl 950 milyon lira olan bir daireyi almak istemiş. Daire için Oto Emlak'ın sahibi Mehmet Aslan'a 700 dolar kapora vermiş. Satış ve devir işlemleri yapılırken dairenin 120 milyon lira yakıt ve geri ödeme borcu çıkmış. Bunun üzerine daireyi almaktan vazgeçen Korhan Balımtaş, emlakçıdan ödediği kaporayı geri istemiş. Emlakçı Aslan, önce 300 dolar, daha sonra da 14 milyon 500 bin lira vermiş. Ancak geri kalan 248 doları aradan 10 ay geçmesine rağmen bir türlü ödememiş. Konuyla ilgili olarak arkadaşımız Fadime Çobanúın görüştüğü Emlak Oto'nun sahibi Mehmet Aslan, kaporadan kalan 248 doları masraflar için kestiğini söyledi.

POSTA KUTUSU

İSTANBUL'dan Hasret Genç'in İstikbal kanepelerinin kumaşı yenisiyle değiştirildi.

İSTANBUL'dan Celal Turhan'ın AEG marka soğutucusu Bosch NF soğutucuyla değiştirildi.

İSTANBUL'dan Gülkis Suzidil Yeşilyurt'un General Elektrik buzdolabı onarıldı.

İSTANBUL'dan Ali Rıza Yenigün'ün Nokia cep telefonu yenisiyle değiştirildi.

İSTANBUL'dan Nuray Bayçelebi'nin Arçelik çamaşır makinası yenisiyle değiştirildi.

GEBZE'den M. Yılmaz Emre'nin Arçelik buzdolabının kompresörü yenisiyle değiştirildi.

İSTANBUL'dan Salih Kırkıç'ın AEG marka çamaşır makinası onarıldı.

SİNOP'dan Hasan Altın'ın AEG marka çamaşır makinası yenisiyle değiştirildi.

HATAY'dan Saadet Yılmaz'ın Beko dikiş makinası onarıldı.

İZMİR'den Alkom Alüminyum'un Beko Kliması rezistans kokusu yaptığından dolayı yenisiyle değiştirildi.

İSTANBUL'dan Nuran Tamam'ın Beko elektrik süpürgesinin toz göstergesi onarıldı.

ANKARA'dan Cemalettin Akın'ın İstakbal marka kanepeleri İstikbal Mobilya tarafından onarıldı.

İSTANBUL'dan Serap Arslanbaş'a ETS Turizm tarafından para iadesi yapıldı.

İSTANBUL Kadıköy'den Yasemin Karageyim'in Arçelik marka buzdolabı yenisiyle değiştirildi

X