Rauf TAMER

Tuhaf şeyler

17 Eylül 2013
Hava sahasını ihlâl.

Deniz sınırını ihlâl.
Bunlara hep sıfır tolerans’la yaklaşıyoruz. Alâ.
Fakat kara sınırımız delik deşik...?Girip çıkan belli değil.
***
Helikopteri düşürerek misilleme yapmışız.
Hayır efendim.
Misillemeyle alâkası yok.
Bu, müstakil bir olay.
Bağımsız, bağlantısız bir olay.
Bir ihlâl bu.
Hava sahamızı ihlâl.
Yarın bir ihlâl daha olsa, bir helikopter daha düşürürüz. Ona da mı misilleme diyeceğiz?
***
Herşey bir yana.
Şu sığınmacılar beni çok düşündürüyor.
Anladık. Misafirperveriz ama 500 bin kişi, 600 bin kişi, nasıl ağarlanır? İçlerinde her tip insan vardır. Bunları nasıl kontrol edeceğiz? Orada burada olay çıkaranlar var zaten... Durup dururken başımıza bir dert daha.
***
Neyse ki savaş rüzgarları biraz uzaklaşmış, içimiz rahatlamıştır.
Ama Suriye’ye hergün laf yetiştirmeye mecbur muyuz?
-Esad diktatördür... Kabul.
-Esad zalimdir... Kabul.
-Esad şudur budur... Kabul.
Kabul de, hergün temcit pilavı gibi terarlanır mı bu??Bir kere söyler geçersin...
Mısır meselesinde de ölçüyü kaçırmadık mı?
***
Mahalleye rüştümü ispat edeceğim derken, herkesle yüzgöz olmaktan korkuyorum.
Haa... Neden rüştümü ispat zorundayım??Onu da bilmiyorum.

Yazarlar Ana Sayfa
HaberlerGalatasaraybinali yıldırımFenerbahçeburçniobeak partiAlmanya