"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Tuğçe Kazaz'ın doğrusu

Tuğçe Kazaz için doğru olan herkes için doğru mudur?

Söylemeden edemeyeceğim...

Tuğçe Kazaz kadın hareketinden bihaber, erkeklerin sınırlarını çizdiği bir özgürlük alanını kadınlara reva görüyor. Bu, yaptığı açıklamanın hemen her cümlesinden akıyor.

En acıklısı, bu 'fırsatı', kendi geçmişine dair günah çıkarma aracı olarak kullanıyor.
Kadın meselesinde bilgisiz; bilgisiz olduğunun farkında değil.
Hayatı boyunca savrulmuş; belli ki daha da savrulacak.
Lakin kalkıp dünyaya huzur getirmekten bahsediyor.
Ve evet, kadınlara en az erkekler kadar, erkekleşmiş bakış açısına sahip hemcinsleri zarar veriyor.

Burada mesele Bülent Arınç'a destek çıkması değil. Hatta onun konumuzla hiç ilgisi yok.

Mesele Kazaz'ın, hele de bir kadın olarak kullandığı dilde; mesele kendi buhranlarından yola çıkarak kadın 'sorununu' çözme iddiasında.

"Kadınlar kendilerini kirletmemeli" gibi laflar, geçmişe dair pişmanlık içeren cümleler, kendiyle yaşadığı ve içinde bolca suçluluk duygusu barındıran hesaplaşmaya işaret ediyor.

Ama n'olur o sağlıksız denkleme tüm kadınları oturtmaya kalkmasın.

Bize hayat dersi vermesin.

Kadınlık dersi hiç vermesin.

İnsan kendiyle barışmaya çalışırken kitleleri araç olarak kullanmamalı.

Herkesin hikayesi ayrı. Ama kadına şiddetin tavan yaptığı ülkemizde kadınların genelinin hikayesi Kazaz'ınkinden epey farklı.

Kazaz özgürlükten geliyor, bizim kadınlarımızın pek çoğu esaretten.

Kazaz ortalara atılıp açıklamalar yapmadan evvel keşke biraz toplumsal cinsiyet konusunda okuma yapsaydı.

O zaman belki kendini de, diğer kadınları da erkek diliyle tarif etmez, ‘kirlenmek’ ya da ‘kirlenmemek’ gibi sözcükleri, 'kendini basitleştiren kadın' gibi ifadeleri bu tarifte kullanmazdı.

Kazaz "Doğruyu doğru olarak göremediğimiz takdirde bir adım ilerleyemeyeceğimizi düşünüyorum" demiş.

Ben katılmıyorum.

Çünkü herkesin doğrusu kendine. Mesela Yozgat'ta kocasından boşanmak isteyen Zeynep öğretmenin doğrusu Tuğçe Kazaz'ın doğrusuyla hiç örtüşmüyor.

Neden hayatını onun doğrusuna göre yaşasın ki?

Neden hayatını herhangi birinin doğrusuna göre yaşasın ki?

Hayatta asla tek bir doğru yoktur.

Kazaz önce bunu görüp kişisel gelişimine oradan devam etmeli.

Yoksa -hadi onun gibi diyeyim- bir adım ilerleyemez.

X