Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Yasalar, ölçü ve Ecevit'in uyarısı

Tufan TÜRENÇ

YAŞADIĞIMIZ ekonomik kasırganın çıkmasında, ‘‘Bankalar Operasyonu’’nda ölçünün kaçırılması da rol oynadı.

Bu gerçeği Başbakan Ecevit de vurgulamak gereğini duydu:

‘‘Kullanılan bazı yöntemler piyasada bir irkilmeye yol açtı. Gereksiz yere insanlar kelepçeli vaziyette bir yerden bir yere taşındılar.’’

Başbakan bu yönteme gerek olmadan da sonuç alınabileceğine inandığını söyledi ve şu ilginç saptamayı yaptı.

‘‘Bu tutum, banka ve finans kesiminden pek çok kişide gereksiz bir ‘Benim de başıma gelebilir mi?' endişesi yarattı. Özde hiç taviz verilmeden, yapılması gereken her şey sertliklerden kaçınılarak da yapılabilirdi.’’

Ecevit’i de rahatsız eden bu davranış, Türkiye'de güvenlik güçlerinin uyguladığı değişmez bir yöntemdir.

Bu nedenle de pek çok zaman kaş yapayım derken göz çıkarılır.

Yasalar uygulanırken kaçırılan ölçü zaman zaman yasaların çiğnenmesine neden olur.

Suçluların yanında suçsuz insanların da canı yakılır.

Üzerimizden silindir gibi gelip geçen ekonomik krizin kuşkusuz birçok nedeni vardı.

Ama Başbakan'ın da vurguladığı bu noktayı hiç de yabana atmamak gerekir.

Bu tip büyük operasyonda bazı güvenlik görevlilerin haşinliği, yaptıkları haksızlıklar ve yanlışlıklar mutlaka önlenmelidir.

Bin kez yazdık; demokratik bir ülkede savcılar ve polisler bu konularda çok daha dikkatli olmak, çok daha insancıl hareket etmek zorundadırlar.

* * *

Geçenlerde televizyonda beni çok etkileyen bir film izledim.

Filmde New York'ta uyuşturucu kaçakçılarına karşı yürütülen operasyonların içyüzü anlatılıyordu.

Uyuşturucu çetelerinin maaşa bağladıkları bazı ‘‘kirli’’ polislerle ‘‘temiz’’ polislerin mücadelesi, savcılığın bu pislikleri önlemek için verdiği uğraş, çarpıcı bir biçimde vurgulanıyordu.

Olaylar öylesine dramatikti ki, yasaların nasıl yetersiz kaldığına, bazı güvenlik güçlerinin suçsuz insanlara nasıl haksızlık ettiğine dehşet içinde tanık oldum.

Filmin en çarpıcı bölümü de sonuydu.

Operasyonu yöneten genç başsavcı, polis olan babasının da kirliler arasında adının geçmesiyle başta yıkılır.

Ama sonunda babasının temiz olduğu ortaya çıkar ve meslek yaşamının sona ermesinden kıl payı kurtulur.

Suçlu ile suçsuzu ayırmanın bazı koşullarda büyük bir deneyim ve hüner istediğini, babasının da karıştığı olaylar zincirinde en çarpıcı bir şekilde yaşar.

Film, başsavcının göreve yeni başlayan savcı adaylarına girecekleri yeni dünya hakkında verdiği şu dersle sona erer:

‘‘Görevinizi yaparken şunu unutmayın: Karşılaşacağınız bazı koşullar size yasaların uygulanmamasının uygulanmasından daha adil olduğunu gösterecektir.’’

* * *

Evet, yaşamın gerçekleri her zaman kitaplardan öğrenilenlere uymaz.

Yaşamın koşulları başkadır ve kendine göre işleyen yasaları vardır.

Güvenlik güçleri, işte bu ayrımı iyi yapabilecek yetenekte ve donanımda olmalı ve böyle yetiştirilmelidir.

Başsavcının genç adaylara söylediği gibi, bazı koşullarda yasaları en katı şekilde uygulamak adil olmayabilir.

‘‘Bankalar Operasyonu’’nda kaçırılan ölçü de Başbakan'ın vurguladığı gibi bazı yanlışlıklara, hatta adaletsizliklere neden olmuştur.

Operasyon yürütülürken televizyon ekranlarına yansıyan görüntüler, gazetelere sızdırılan yanlış, abartılı bilgiler tedirginlik yaratmıştır.

Bazı suçsuz insanlar gereksiz yere gözaltına alınmış ve günlerce boş yere sorgulanmıştır.

Sonra da yanlışlık oldu diye bırakılmıştır.

Şu unutulmamalı; yasalar en iyi şekilde ancak tam yetişmiş, donanımlı görevlilerin elinde uygulanır.

X