Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Sadece sevinerek dünya kulübü olunmaz

Tufan TÜRENÇ

GALATASARAY'ın Türkiye'ye kazandırdığı onur, parayla pulla ölçülemeyecek kadar gurur vericidir.

Dünyanın en güçlü takımları elenerek kazanılan Avrupa Kupası, ülkemiz için inanılmaz bir propaganda oldu.

Milyarlarca dolar harcansaydı böyle olumlu bir tanıtım yapılamazdı.

Galatasaray'ın bu olağanüstü başarısı nedeniyle dünyanın en büyük gazeteleri ile televizyon kanallarında Türkiye başköşede yer aldı.

Günlerce bedava Türkiye'nin tanıtımı yapıldı.

Bunun değerini en iyi bizim turizmciler bilir.

Ama bu mucizeyi yaratan Galatasaray takımı büyük bir parasal sıkıntı çekiyor.

Fatih Terim, daha önce yaptığımız konuşmalarda hep bu sıkıntıyı dile getirmiş, uzun uzun dert yanmıştı.

Bu takım ağustos ayında ‘‘Süper Kupa’’ için Valencia-Real Madrid galibiyle karşılaşacak.

Şampiyonlar Ligi'nin birincisiyle yapacağı maçı kazanıp ‘‘Süper Kupa’’yı alırsa yine yer yerinden oynayacak.

Yine bütün dünya günlerce Türkiye'yi konuşacak.

Ama Türk futbolunu buralara kadar çıkaran Galatasaray'ın sıkıntısı bitmeyecek, belki daha da büyüyecek.

* * *

Fatih Terim bunun çaresini söylemişti. Önerdiği reçete şöyle:

‘‘Dünyanın büyük kulüplerinin hepsi birer şirket. Her birinin en az kırk bin üyesi var. Haziran ayında gelecek sezonun biletlerini 1000 dolardan satışa çıkarıyorlar. En az 40 bin kombine bilet satıyorlar. Yani bilet gelirlerinden yılda 40 milyon dolar gelir elde ediyorlar.

Kulüp ayrıca bu üyelerden 1000'er dolar da aidat topluyor. Bu da eder 40 milyon dolar. Yani adamlar sezona kasalarında 80 milyon dolarla giriyorlar.

Biz ise futbolculara borçlu olarak sezona başlıyoruz. Bu koşullar içinde onlarla mücadele ediyoruz. Bu iş böyle gitmez. Mutlaka onlar gibi şirketleşmeliyiz. Başka çaremiz yok.’’

Fatih Terim haklı.

Çünkü Galatasaray yönetimi bu sıkıntıyı aşacak bir beceri gösteremedi.

Kulübün uçan kuşa borcu var.

Devletin yapacağı yardımdan söz ediliyor. Çok sayıda insan haklı olarak buna karşı çıkıyor.

Galatasaray gibi bir kulübün devlet yardımına muhtaç duruma düşürülmemesi gerekirdi.

Koskoca bir camia bunu kendi içinde halletmeliydi.

Galatasaraylıyım diye ortalarda gezinen ve takımlarıyla övünen bir sürü varlıklı insan var.

Bu saygın kişiler, artık böbürlenmeyi bir tarafa bırakıp biraz ellerini ceplerine atsınlar.

Takımlarını ona buna avuç açtırtmasınlar.

* * *

Ama sağlıklı çözüm hiç kuşkusuz ki Fatih Terim'in önerdiği yol.

Galatasaray hemen şirketleşmeli ve başarılarını, kazandığı zaferleri paraya dönüştürme yollarını bulmalı.

Leeds'e gittiğimizde gördük. Stadyumun hemen yanında dev bir mağaza açmışlar.

Burada Leeds takımıyla ilgili akla ne gelirse satılıyor.

Öteki Avrupa takımları da öyle. Her başarıyı paraya dönüştürme yollarını buluyorlar.

Devletten alınacak yardımlar Galatasaray'ı kurtaramaz.

Belki biraz soluk aldırır ama bir süre sonra yine aynı noktaya gelinir.

Avrupa Kupası'nı kazanmayı başaran bu köklü ve büyük camia, takımlarını yaşatma yollarını bulmalıdır.

Başarılara sevinmek, sokaklarda bağırıp çağırmak veya takımıyla övünmek dünya kulübü olmaya yetmiyor.

X