Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Sabah satılarak kurtuldu

Tufan TÜRENÇ

BABIÁLİ'nin sert fırtınaları bir aileyi daha sürükleyip götürdü. Hem de dededen gazeteci bir aileyi... Bilgin ailesi, borçlarının altından kalkamayınca sahibi olduğu dev medya grubunu satmak zorunda kaldı.

Dinç Bilgin'in borç alarak başladığı ve büyük emeklerle büyüttüğü gazeteleri, televizyonları, dergileri ve bağlı şirketleri gitti.

29 Kasım tarihi Babıáli için de çok önemli bir gündür.

Çünkü 29 Kasım, dededen gazeteci bir ailenin Babıáli macerasının dramatik bir şekilde sona erme tarihidir.

Bu ibret dolu acı öyküyü bazı arkadaşlarımız dakika dakika yaşadı.

Dinç Bilgin'in çok yakınında bulunanlar, onunla kader birliği edenler olayların tümüne tanık oldular.

Sanırım bu arkadaşlarımızdan birisi, yaşananları yakın bir zamanda yazacaktır.

Yazmalıdır da.

Çünkü Sabah olayı, basın tarihinin önemli sayfalarını oluşturacak.

Bilgin ailesinin yaşadıkları, Babıáli'den ekmek yiyen, yiyecek olan herkes için derslerle dolu olacak.

* * *

Dinç Bilgin, dedesinin Selanik'te kurduğu, babasının 1924 yılında İzmir'e taşıdığı Yeni Asır Gazetesi'nin yönetimini ele aldıktan sonra büyük bir atak yaptı.

Onun yönetiminde Yeni Asır, İzmir merkezli olmak üzere Ege'nin en büyük ve en etkin gazetesi haline geldi.

1985 yılında Yeni Asır'ın artık bölge gazetesinden ulusal gazeteye tırmanması gerektiğine karar veren Bilgin, İstanbul'a çıkarma yaptı.

Ve Sabah'ı yayınladı.

Sonra da Yeni Asır'ı İstanbul'da çıkarıp ulusal bir gazeteye dönüştürmeye çabaladı, ancak bu tutmadı.

İnatçı bir karaktere sahip olan Dinç Bilgin, pes etmedi.

Borç alarak bu serüvene atılan Bilgin, başarılı olmak için Babıáli kurallarının hiçbirine uymadı.

Sonunda da Sabah'ı tutturdu ve Türkiye'nin üç büyük gazetesinden biri haline getirdi.

Ancak borçla başladığı serüvenden bir türlü sıyrılamadı.

Büyüdükçe, Sabah'a yeni kardeş kuruluşlar geldikçe borçları katlandı ve sonunda ödenemez duruma geldi.

Yıllardan beri Sabah'ın büyük bir parasal sıkıntı içinde olduğu biliniyordu.

Ama Dinç Bilgin inatla büyüyerek borçlanma stratejisi sürdürdü.

Parasal kaynak için banka sahibi olmaya karar verdi. Oldu da...

Ama bu işi yürütemedi ve bu onun çöküşünü getirdi.

* * *

1985 yılında basın yaşamına giren Sabah'ı gazeteci olarak çok yakından izledim.

Dinç Bilgin, ‘‘Haksızlıklarla korkmadan savaşan kahraman gazete’’ imajı yaratmanın peşinde koştu yıllarca.

Onun için de gazeteler başta olmak üzere önüne çıkan herkesle kavgaya tutuştu.

Bu kavgalar Sabah'ın ilgi odağı olmasını sağladı, ama yıpranmasını da beraberinde getirdi.

İlk büyük kavgayı Güneş Gazetesi'yle yaptı.

Sonra Milliyet'le, daha çok da Hürriyet'le kavgaya girişti ve bunu her fırsatta tekrarladı.

Çünkü bu kavgaların Sabah'ı büyüttüğüne, rakipleri gerilettiğine inanıyordu.

Bu arada güçlü görünme imajının devamı için hesaptan kitaptan uzak bir borçlanma stratejisi sürdürdü.

Bu serüvenin sonunda grup 29 Kasım günü 1 milyar dolarlık borcu karşılığında satıldı.

Dededen gazeteci Dinç Bilgin, varını yoğunu borçlarını üstlenenlere bırakarak sadece ceketini alıp çıktı gazetesinden.

İşin tek olumlu yanı, bu dramatik çöküşten Sabah Gazetesi'nin satılarak kurtulması oldu.

X